<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>El Muhabir - Türkiye ve Dünya'dan Güncel Haberler</title>
    <link>https://elmuhabir.com</link>
    <description>Türkiye ve Dünya'dan gündeme dair alanlarda doğru, kaliteli ve güvenilir haberlere ulaşmak için sitemizi ziyaret edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://elmuhabir.com/rss/kultur" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 06 Sep 2026 14:07:22 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://elmuhabir.com/rss/kultur"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Erdoğan, Kitaba Vefa programına katıldı]]></title>
      <link>https://elmuhabir.com/erdogan-kitaba-vefa-programina-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://elmuhabir.com/erdogan-kitaba-vefa-programina-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen, “Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi” programına katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen, “Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi” programına katıldı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programda bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hepimiz biliyoruz ki mazisi olmayanın atisi de olamaz. Geçmişine bigâne olanın, geçmişiyle bağı kopanın, hele hele geçmişini inkâr edenin inşa edebileceği bir istikbal asla yoktur. Bizler millet olarak gerçekten büyük bir medeniyetin, köklü bir tarihin, zengin bir kültürel mirasın sahipleriyiz. Tarihimizin, medeniyetimizin, kültürümüzün arkasında bir kısmı burada sergilenen eserlerden neşet eden eşsiz bir bilgi birikimi yatıyor. Bizi asırlardır ayakta tutan bu güçlü birikim kitapla, kütüphaneyle birlikte asıl anlamını kazanıyor.” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür</category>
      <guid>https://elmuhabir.com/erdogan-kitaba-vefa-programina-katildi</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 16:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elmuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/elmuhabir-com/uploads/2026/09/erdogankitabavefa.jpg" type="image/jpeg" length="96464"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Coşkun Yılmaz bakan yardımcılığına atandı]]></title>
      <link>https://elmuhabir.com/coskun-yilmaz-bakan-yardimciligina-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://elmuhabir.com/coskun-yilmaz-bakan-yardimciligina-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı olarak atandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı olarak atandı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Atama kararı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla resmi gazetede yayımlandı.</p>

<p>Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığına ise Kurul Üyesi Mehmet Koçyiğit getirildi.</p>

<p>Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü'ne ise aynı kurumun Müdür Yardımcısı Fatih Çakmak atandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür</category>
      <guid>https://elmuhabir.com/coskun-yilmaz-bakan-yardimciligina-atandi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 08:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elmuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/elmuhabir-com/uploads/2026/08/coskunyilmaz.jpg" type="image/jpeg" length="18165"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Dünyası Kültür Atlası kitabı öğrencilere dağıtılacak]]></title>
      <link>https://elmuhabir.com/turk-dunyasi-kultur-atlasi-kitabi-ogrencilere-dagitilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://elmuhabir.com/turk-dunyasi-kultur-atlasi-kitabi-ogrencilere-dagitilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Türk Dünyası Kültür Atlası: Bilge ve Hakan'ın Zamanı Aşan Yolculuğu", gençleri Altaylardan Adriyatik'e uzanan Türk dünyasının ortak hafızasını keşfetmeye davet ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Millî Eğitim Bakanlığınca temel eğitim ve ortaöğretim kademelerine yönelik <strong>"Hakan ve Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu" ve "Türk Dünyası Kültür Atlası: Bilge ve Hakan'ın Zamanı Aşan Yolculuğu" materyalleri hazırlandı.</strong></p>

<p>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin "köklerden geleceğe" uzanan eğitim anlayışı doğrultusunda geliştirilen materyallerle öğrencilerin millî, manevi ve kültürel değerleri tanımaları, tarihî ve kültürel miraslarıyla güçlü bağlar kurmaları ve Türk dünyasına ilişkin ortaklık bilinci geliştirmeleri amaçlanıyor.</p>

<p>Bu doğrultuda Temel Eğitim Genel Müdürlüğü ile Ortaöğretim Genel Müdürlüğü tarafından, ilgili yaş gruplarının gelişim özellikleri dikkate alınarak ayrı ayrı hazırlanan çalışmalar, 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrencilerin istifadesine sunulacak.</p>

<h2><strong>Bakan Tekin: "Haritalarda çizilmiş sınırlar, kalplerdeki kadim bağları koparmaya yetmez"</strong></h2>

<p>Yeni eğitim öğretim yılı başında ücretsiz dağıtılan ders kitaplarıyla birlikte sıralarda yerini alacak materyallerin takdim yazısını kaleme alan Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türk dünyasının ortak bir tarihin, zengin bir kültürün ve yüzyıllardır yaşatılan değerlerin buluşturduğu büyük bir aile olduğunu vurguladı. Anadolu'dan Türkistan'ın geniş bozkırlarına uzanan bu coğrafyada yaşayan Türk topluluklarının dilleri, destanları, gelenekleri, sanatları ve yaşam biçimleriyle köklü bir medeniyet mirası oluşturduğunu ifade eden Tekin, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bugün farklı ülkelerde ve şehirlerde yaşıyor olsak da bizi birbirimize yakınlaştıran pek çok ortak değer bulunmaktadır. Dillerimizdeki ortak ve benzer sözcükler, türkülerimizdeki ortak ezgiler, oyunlarımız, yemeklerimiz, geleneklerimiz ve destanlarımız Türk dünyasını birbirine bağlayan ortak kültürün ve kadim mirasın güçlü izlerini günümüze taşımaktadır."</p>

<p>Takdim yazısında gençlere seslenen Bakan Tekin, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Unutmayınız ki haritalarda çizilmiş sınırlar, kalplerdeki kadim bağları koparmaya yetmez. Kırgız bozkırında yankılanan bir kopuz sesiyle Anadolu'daki bir türkü, Özbek pilavının sıcaklığıyla soframızdaki bereket, Orhun Anıtları'ndaki kutlu öğüt ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'ndeki kararlılık, aynı kökten ve aynı ruhtan beslenmektedir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tekin, hazırlanan eserlerin öğrencilerin zihin dünyasında yeni ufuklar açması, Türk dünyası ortaklık bilincini diri tutması ve "köklü geçmişten ortak geleceğe" uzanan bu kutlu yürüyüşe ışık tutması temennisinde bulundu.</p>

<h2>Hakan ve Bilge ile Türk dünyasında kültür ve tarih yolculuğu</h2>

<p>Temel Eğitim Genel Müdürlüğünce hazırlanan "Hakan ve Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu", Türk dünyasının tarihî, kültürel ve coğrafi zenginliğini temel eğitim kademesindeki öğrencilerin yaş ve gelişim özelliklerine uygun bir anlatımla çocuklarla buluşturuyor. Hikâye temelli yapısıyla dikkat çeken eser, basılı kitabın yanı sıra animasyon ve oyun gibi dijital içeriklerle desteklenen bütüncül bir öğrenme deneyimi sunuyor.</p>

<p>Hakan ve Bilge adlı iki kardeşin merkezinde olduğu eserde macera; dedelerinin onlara verdiği, sayfaları henüz boş olan gizemli bir atlasla başlıyor. Atlasın içinden çıkan alageyik figürlü ayraç, kardeşleri Türk dünyasının farklı coğrafyalarına uzanan sıra dışı bir yolculuğa çıkarıyor. Her yeni durakta atlasın boş sayfaları; öğrenilen bilgiler, keşfedilen kültürel değerler ve yaşanan hatıralarla adım adım anlam kazanıyor.</p>

<h2>Türk dünyası çocukların gözünden keşfediliyor</h2>

<p>Eserde Hakan ve Bilge; Türk dünyasının farklı ülkelerini ziyaret ederek tarihî şehirleri, önemli şahsiyetleri, mimari eserleri, geleneksel yaşam biçimlerini, ortak kültürel değerleri ve doğal güzellikleri yakından tanıyor. Çocukların yolculuk sırasında karşılaştıkları yaşıtları ise farklı coğrafyalardaki günlük yaşamı ve kültürel özellikleri, hikâyenin doğal akışı içerisinde aktarıyor.</p>

<p>Böylece öğrencilerin Türk dünyasını yalnızca harita üzerinde birbirinden uzak ülkeler ve bölgeler olarak değil; ortak tarih, dil, kültür, gelenek ve değerlerle birbirine bağlanan geniş bir medeniyet coğrafyası olarak kavramaları amaçlanıyor.</p>

<p>Hikâyede bilgi doğrudan aktarılmak yerine karakterlerin merakı, soruları, gözlemleri ve yaşadıkları olaylarla bütünleştiriliyor. Tarihî mekânlardan geleneksel oyunlara, destanlardan müziğe, bilim ve sanattan mimariye kadar pek çok unsur çocukların keşfetme duygusunu destekleyen bir anlatımla ele alınıyor.</p>

<h2>Her yolculuk atlasın yeni bir parçasını tamamlıyor</h2>

<p>Kitabın dikkat çeken unsurlarından birini de Hakan ve Bilge'nin yolculukları boyunca topladıkları altın yıldızlar ve giderek tamamlanan atlas oluşturuyor. Kardeşlerin her seyahatten sonra evlerine dönmeleriyle atlasın ilgili bölümü renkleniyor ve ziyaret edilen coğrafyanın sembolleri görünür hâle geliyor. Bu kurgu sayesinde atlas, yalnızca ülkeleri gösteren bir araç olmaktan çıkarak çocukların öğrendikleriyle tamamladıkları ortak kültürel hafızanın sembolüne dönüşüyor.</p>

<h2>Ortak miras, ortak gelecek</h2>

<p>Zengin görsel anlatımla desteklenen "Hakan ve Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu" ile öğrencilerin Türk dünyasının ortak mirasını tanımaları, farklı Türk coğrafyalarının kendine özgü özelliklerini keşfetmeleri ve kültürel yakınlıkların farkına varmaları hedefleniyor.</p>

<p>Eser, çocuklara geçmişten bugüne ulaşan ortak değerlerin yalnızca öğrenilecek bilgiler olmadığını; aynı zamanda korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması gereken ortak bir miras olduğunu hissettirmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Hakan ve Bilge'nin her yeni sayfada genişleyen yolculuğu, genç okurları da atlasın izinden Türk dünyasını keşfetmeye davet ediyor.</p>

<h2>Sayfaların arasındaki harita ve mektupla başlayan yolculuk</h2>

<p>Ortaöğretim Genel Müdürlüğünce lise öğrencileri için hazırlanan <strong>"Türk Dünyası Kültür Atlası: Bilge ve Hakan'ın Zamanı Aşan Yolculuğu", gençleri Altaylardan Adriyatik'e uzanan Türk dünyasının ortak hafızasını keşfetmeye davet ediyor.</strong></p>

<p>Atlasın kurgusu, Bilge ve Hakan'ın Turan dedelerinin kütüphanesinde buldukları Kâşgarlı Mahmud'a ait "Dîvânu Lugâti't-Türk" adlı eserde yer alan Türk dünyası haritasını incelemeleri ve dedelerinden kalan mektubu okumalarıyla başlıyor.</p>

<p>Mektuptaki çağrıdan yola çıkan Bilge ve Hakan'ın Malazgirt'te başlayan yolculuğu; Ahlat, Bakü, Aşkabat, Semerkant, Bişkek, Ötüken ve Mostar'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda tarihî ve kültürel merkezden geçerek Ankara'da tamamlanıyor.</p>

<p>Yolculuk boyunca Bilge ve Hakan; ziyaret ettikleri şehirlerin tarihî mekânlarını, mimari eserlerini, önemli şahsiyetlerini, geleneklerini ve kültürel değerlerini keşfe çıkıyor. Bu sayede öğrenciler de iki kahramana eşlik ederek Türk medeniyetinin farklı dönem ve coğrafyalarda bıraktığı izleri takip etme imkânı bulacak.</p>

<h2>Türk dünyası 15 ana rotada ele alındı</h2>

<p>Atlas; Anadolu ve Kafkasya'dan Türkistan ve Sibirya'ya, Balkanlar'dan Akdeniz'e uzanan 15 ana rota üzerinden Türk dünyasının geniş coğrafyasını ele alıyor.</p>

<p>Her rota, ait olduğu bölgenin doğal ve kültürel mirasını gösteren özgün paftalarla başlıyor. Tarihî şehirler, mimari eserler, önemli şahsiyetler, destanlar, gelenekler, müzikler, yemekler, el sanatları ve ortak yaşam değerleri; haritalar, fotoğraflar ve özgün çizimlerle öğrencilere tanıtılıyor.</p>

<p>Rota haritaları, öğrencilerin Bilge ve Hakan'ın yolculuğunu adım adım takip etmelerini sağlarken "Bilgi Molası" bölümleri de karşılaşılan tarihî ve kültürel unsurlara ilişkin ayrıntılı bilgiler içeriyor.</p>

<p>Her rotanın sonunda yer alan "Bilge ve Hakan'ın Kadrajından" bölümü ise yolculuk boyunca ziyaret edilen yerleri fotoğraflar, kısa notlar ve hatıralarla bir seyahat albümü hâline getiriyor.</p>

<p>Atlasın ek bölümlerinde Türk dünyasının ortak kuruluşlarına, kültür başkentlerine, bayramlarına, festivallerine, kültürel motiflerine ve söz varlığından seçmelere de yer veriliyor.</p>

<h2>Yolculuk belgesi niteliğinde sembolik "Turkuaz Kimlik"</h2>

<p>Öğrenciler, atlasın farklı bölümlerinde yer verilen karekodlar aracılığıyla Bilge ve Hakan'ın yolculuklarını anlatan animasyonlara, dijital videolara, etkileşimli haritalara, sanal turlara ve zenginleştirilmiş eğitim içeriklerine erişebilecek. Bu sayede atlas üzerinde inceledikleri rotaları dijital ortamda takip edebilecek; şehirleri, tarihî yapıları ve kültürel miras unsurlarını görsel ve işitsel içeriklerle yakından tanıyabilecek.</p>

<p>Türk dünyası ile ilgili atlas kapsamında tasarlanan sembolik "Turkuaz Kimlik" ise öğrencilerin tamamladıkları görevleri kaydedebilecekleri bir yolculuk belgesi niteliği taşıyor. Türk dünyasının ortak hafızasını ve kültürel bağlarını temsil eden uygulamayla öğrencilerin keşif sürecine etkin biçimde katılmaları amaçlanıyor.</p>

<p>"Hakan ve Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu" ve "Türk Dünyası Kültür Atlası: Bilge ve Hakan'ın Zamanı Aşan Yolculuğu" adlı çalışmalar, basılı materyal hâlinde öğrencilere ulaştırılacak; ilgili çalışmaların dijital sürümleri ve zenginleştirilmiş içerikleri ise EBA ile Bakanlığın dijital platformları üzerinden öğretmen, öğrenci ve velilerin erişimine açılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür</category>
      <guid>https://elmuhabir.com/turk-dunyasi-kultur-atlasi-kitabi-ogrencilere-dagitilacak</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 13:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elmuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/elmuhabir-com/uploads/2026/08/turkdunyasi-1.jpg" type="image/jpeg" length="76178"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Malazgirt Zaferi” kitabı yayımlandı]]></title>
      <link>https://elmuhabir.com/malazgirt-zaferi-kitabi-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://elmuhabir.com/malazgirt-zaferi-kitabi-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk-İslam medeniyetinin siyasi, mimari ve sanatsal unsurlarıyla birlikte ele alan "Malazgirt Zaferi: Türklerin Savaş Hüneri ve Sanat Estetiği" adlı eser yayımlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malazgirt Zaferi’ni, Sultan Alp Arslan ve Büyük Selçuklu Devleti’nin tarihinden başlayarak Anadolu’da ortaya çıkan <strong>Türk-İslam medeniyetinin siyasi, mimari ve sanatsal unsurlarıyla birlikte ele alan "Malazgirt Zaferi: Türklerin Savaş Hüneri ve Sanat Estetiği" adlı eser yayımlandı.</strong></p>

<p>İletişim Başkanlığı'nın yayımladığı kitapta tarihî kaynaklardan aktarılan metinler, Selçuklu devlet yapısına ilişkin değerlendirmeler, kervansaraylar, medreseler, türbeler, resim ve minyatür sanatı üzerine çalışmalara yer veriliyor.</p>

<p>“Malazgirt Zaferi: Türklerin Savaş Hüneri ve Sanat Estetiği”, Anadolu’nun kapılarını açan tarihî dönüm noktasını askerî strateji, devlet aklı, mimari estetik, arkeolojik bulgular ve edebî miras boyutlarıyla belgeleyen 5 ana bölümden oluşan kapsamlı bir eser olarak okurla buluşuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kitap, 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi’nin askerî bir zafer olmasının ötesinde Selçuklu devlet yapısını, kervansaraylardan medreselere uzanan mimari zarafeti ve zaferin günümüze ulaşan basın ve edebiyat yansımalarını ele alıyor.</p>

<h2>Beş bölümde Malazgirt ve Selçuklu Medeniyeti</h2>

<p>Eserin ilk bölümünde Sultan Alparslan’ın tarihî Malazgirt Hutbesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Malazgirt Ruhu nutku ve Prof. Dr. Cihan Piyadeoğlu’nun Türk ordusunun kahramanlığı ile Sultan Alparslan’ı ele alan başmakalesi yer alıyor.</p>

<p>İkinci bölümde Bugyetü’t-Taleb fî Târih-i Haleb kaynağındaki tarihî anlatılar Prof. Dr. Ali Sevim’in tercümesiyle sunulurken, Prof. Dr. Mehmet Altay Köymen’in Selçuklu devlet yapısı analizi ve İsmail Hami Danişmend’in İstanbul’un fethine uzanan dört asırlık hazırlık sürecini ele alan incelemesi aktarılıyor.</p>

<p>Üçüncü bölümde Osman Turan’ın Selçuk kervansarayları, Prof. Dr. Nermin Şaman Doğan’ın medrese ve darüşşifaları ile İsmet Binark’ın resim ve minyatür sanatını inceleyen yazılarının yanı sıra Türk üçgeni ve Ahlat mezar taşlarının dijital tasarım ve modern üretim teknikleriyle yeniden değerlendirildiği yenilikçi araştırmalar yer alıyor.</p>

<p>Dördüncü bölümde zaferin yıl dönümü kutlamalarını, Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesini, Malazgirt’teki arkeolojik kazı çalışmalarını, basın yansımalarını ve zafer anısına basılan hatıra pulu ve paraları belgeleniyor.</p>

<p>Beşinci bölümde ise, Abbasî Halifesi Kâim-Biemrillâh’ın duası, Yahya Kemal Beyatlı’nın “Alparslan’ın Ruhuna Gazel” şiiri ve Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun “Malazgirt Marşı” ile zaferin manevi ve edebi boyutu taçlandırılıyor.</p>

<h2>Savaş hünerinden medeniyet estetiğine bir köprü</h2>

<p>“Malazgirt Zaferi: Türklerin Savaş Hüneri ve Sanat Estetiği”, Türklerin savaş meydanındaki üstün taktik disiplinini, adaletli sevk ve idare anlayışıyla birleştirdiğini gösteriyor.</p>

<p>Kervansaraylar, darüşşifalar ve mimari dokulardan minyatür ve taş işçiliğine kadar uzanan geniş bir estetik anlayışın zaferle nasıl taçlandığı kitapta ayrıntılarıyla detaylandırılıyor.</p>

<p>Malazgirt Zaferi’nin Anadolu topraklarında asırlar boyu sürecek olan köklü bir medeniyetin estetik harcını karma potansiyeline dikkati çeken eser, bu tarihsel mirasın askerî boyutunu sanatsal zarafetle birlikte inceleyerek Malazgirt Zaferi’nin tüm ihtişamını gözler önüne seriyor.</p>

<p>“Malazgirt Zaferi: Türklerin Savaş Hüneri ve Sanat Estetiği” kitabı İletişim Başkanlığı'nın internet sitesi üzerinden ücretsiz olarak okunabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür</category>
      <guid>https://elmuhabir.com/malazgirt-zaferi-kitabi-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elmuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/elmuhabir-com/uploads/2026/08/malazgirtkitabi.jpg" type="image/jpeg" length="88177"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sultan Hüseyin Baykara'nın kabri koruma altına alındı]]></title>
      <link>https://elmuhabir.com/sultan-huseyin-baykaranin-kabri-koruma-altina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://elmuhabir.com/sultan-huseyin-baykaranin-kabri-koruma-altina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Herat’ta 15. yüzyıla ait Musalla Külliyesi içerisinde yer alan Sultan Hüseyin Baykara ve aile fertlerinin kabirleri, uzun süre dış etkilere açık şekilde kaldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Afganistan’da bulunan Timurlu hükümdarı ve şair Sultan Hüseyin Baykara ile aile fertlerine ait kabirlerin korunmasına yönelik çalışma gerçekleştirdi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TİKA ve Herat Enformasyon ve Kültür Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirilen proje kapsamında, üzerindeki taş oyma işlemeleri nedeniyle 16. yüzyıla ait bir sanat eseri niteliği taşıyan Sultan Hüseyin Baykara’nın kabri ile annesi ve iki oğlunun kabirleri kırılmaz camdan mahfazalarla koruma altına alındı. Hazırlanan mahfazaların, kabirlerin dış etkenlerden korunmasına yönelik olarak hava sirkülasyonunu sağlayacak bir sistemle tamamen kapalı şekilde tasarlandığı belirtildi.</p>

<p><strong>Herat’ta 15. yüzyıla ait Musalla Külliyesi içerisinde yer alan Sultan Hüseyin Baykara ve aile fertlerinin kabirleri, uzun süre dış etkilere açık şekilde kaldı.</strong> Daha sonra koruma altına alınan kabirler, yeterli koruma imkânlarının bulunmaması nedeniyle yağmur ve kum fırtınası gibi doğal etkenlerden zarar gördü.</p>

<p>Musalla Külliyesi; 55 metre yüksekliğindeki beş büyük Musalla Minaresi, Gevher Şad Begüm, Mir Ali Şîr Nevaî ve Sultan Hüseyin Mirza Baykara türbeleri ile cami ve medrese kalıntılarından oluşuyor.</p>

<p>TİKA Herat Koordinatörü Kürşat Özdemir, gerçekleştirilen çalışma kapsamında hazırlanan kırılmaz cam mahfazaların hava sirkülasyonunu sağlayacak bir sistemle tamamen kapalı şekilde yapıldığını ifade etti. Proje ile tarihi ve kültürel açıdan önemli bir değere sahip olan kabirlerin doğal ve dış etkenlere karşı daha güvenli şekilde muhafaza edilmesine katkı sağlanması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür</category>
      <guid>https://elmuhabir.com/sultan-huseyin-baykaranin-kabri-koruma-altina-alindi</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elmuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/elmuhabir-com/uploads/2026/08/huseyinbaykara.jpg" type="image/jpeg" length="77441"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Haluk Selvi, Türk Tarih Kurumu başkanı oldu]]></title>
      <link>https://elmuhabir.com/haluk-selvi-turk-tarih-kurumu-baskani-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://elmuhabir.com/haluk-selvi-turk-tarih-kurumu-baskani-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Selvi, akademik çalışmalarını uzun yıllardır Millî Mücadele tarihi, Türkiye Cumhuriyeti tarihi ve Türk-Ermeni İlişkileri Müdürlüğünü yürüttü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Tarih Kurumu Başkanlığına Sakarya Üniversitesi Tarih Bölümü Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Anabilim Dalı öğretim üyesi ve Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Haluk Selvi atandı. Pazartesi günü yeni görevine başlayacak olan<strong> Prof. Dr. Selvi, akademik çalışmalarını uzun yıllardır Millî Mücadele tarihi, Türkiye Cumhuriyeti tarihi ve Türk-Ermeni İlişkileri Müdürlüğünü yürüttü.</strong><strong> </strong></p>

<p>Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, Türk Tarih Kurumu Başkanlığı görevine atanan Prof. Dr. Haluk Selvi’yi tebrik ederek, “Sakarya Üniversitesi ailesi adına, kıymetli bilim insanımızı bu üst düzey ve onurlu devlet görevi vesilesiyle gönülden tebrik ediyor; akademik birikimiyle ülkemizin tarih bilincine çok değerli katkılar sunmaya devam edeceğine yürekten inanıyorum. Değerli hocamıza yeni görevinde muvaffakiyetler diler, bu önemli vazifenin şahsı ve üniversitemiz adına hayırlı olmasını temenni ederim” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Haluk Selvi kimdir?</h2>

<p>1971 yılında Yozgat’ın Sorgun ilçesinde doğan Prof. Dr. Haluk Selvi, lisans eğitimini Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde aldı. Aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Anabilim Dalında yüksek lisans ve doktora eğitimini sürdüren Selvi, “Millî Mücadelede Erzurum (1918-1923)” başlıklı doktora tezini 1998 yılında tamamladı. Çalışma, 2000 yılında Atatürk Araştırma Merkezi tarafından kitap olarak yayımlandı.</p>

<p>Akademik hayatına 1994 yılında Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tarih Bölümünde başlayan Prof. Dr. Selvi, 1999 yılından bu yana Sakarya Üniversitesinde akademik çalışmalarını sürdürüyor. 2005 yılında doçent, 2010 yılında profesör olan Selvi, üniversitede çeşitli akademik ve idari görevler üstlendi.</p>

<p>Prof. Dr. Selvi, 2001-2018 yılları arasında Sakarya Üniversitesi Türk-Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi Müdürlüğünü yürüttü. 2020-2023 yılları arasında Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi Bilim Kurulu Üyesi olarak görev yapan Selvi, Kasım 2023’te Türk Tarih Kurumu Asli Bilim Kurulu Üyeliğine seçildi.</p>

<h2>Ermeni sorunu üzerinde yoğunlaştı</h2>

<p>Prof. Dr. Haluk Selvi, akademik kariyeri boyunca özellikle Millî Mücadele tarihi ve Türk-Ermeni ilişkileri üzerine çok sayıda kitap, makale, kitap bölümü ve bilimsel çalışma yayımladı.</p>

<p>“Millî Mücadelede Erzurum”, “Millî Mücadelede İlk İşgaller İlk Direnişler”, “Sorularla Türkiye Cumhuriyeti Tarihi”, “Birinci Dünya Savaşı’ndan Lozan’a Ermeni Sorunu”, “İşgal ve Protesto: İzmir’in İşgali ile İlgili Protesto Telgrafları”, “Bir Ermeni Komitecinin İtirafları”, “Millet-i Sadıkada İsyan: Ermeni Komitelerinin Gizli Mektupları” ve “Sultan’a Suikast” Selvi’nin tarih alanındaki eserleri arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür</category>
      <guid>https://elmuhabir.com/haluk-selvi-turk-tarih-kurumu-baskani-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 16:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elmuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/elmuhabir-com/uploads/2026/08/halukselvi.jpg" type="image/jpeg" length="53021"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazar Ali Haydar Haksal için cenaze namazı kılındı]]></title>
      <link>https://elmuhabir.com/yazar-ali-haydar-haksal-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://elmuhabir.com/yazar-ali-haydar-haksal-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yedi İklim dergisi Genel Yayın Yönetmeni ve Milli Gazete Yazarı Ali Haydar Haksal 75 yaşında vefat etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yedi İklim dergisi Genel Yayın Yönetmeni ve Milli Gazete Yazarı Ali Haydar Haksal 75 yaşında vefat etti.</strong></p>

<p>Edebiyat hayatı boyunca çok sayıda esere imza atan Ali Haydar Haksal, öykü kitaplarının yanı sıra beş roman kaleme aldı. Haksal; deneme, hatıra, biyografi ve inceleme türlerinde verdiği eserlerle de Türk edebiyatına ve fikir dünyasına uzun yıllar katkı sundu.</p>

<p>Yazarlığının yanı sıra yayıncılık faaliyetleriyle de edebiyat dünyasında önemli bir iz bırakan Haksal, özellikle Yedi İklim Dergisi çatısı altında pek çok yazar ve şairin yetişmesine katkı sağladı.</p>

<p>Ali Haydar Haksal, Üsküdar Şakirin Camii'nde kılınan öğle namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi.</p>

<p>Cenaze törenine İstanbul Valisi Davut Gül ve eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez de katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><img alt="Haksalcenaze" class="detail-photo img-fluid" height="1366" src="https://elmuhabircom.teimg.com/elmuhabir-com/uploads/2026/08/haksalcenaze.jpg" width="2048" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür</category>
      <guid>https://elmuhabir.com/yazar-ali-haydar-haksal-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elmuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/elmuhabir-com/uploads/2026/08/alihaydarhaksal.jpg" type="image/jpeg" length="67526"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ani'de Selçuklu döneminden 'Muhammed' yazılı taş bulundu]]></title>
      <link>https://elmuhabir.com/anide-selcuklu-doneminden-muhammed-yazili-tas-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://elmuhabir.com/anide-selcuklu-doneminden-muhammed-yazili-tas-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ani bölgesindeki bir Selçuklu Mezarlığı’nda, üzerinde kûfi hatla ‘Hz. Muhammed’ isminin altı kez tekrarlandığı bezemeli bir taş bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ani bölgesindeki bir Selçuklu Mezarlığı’nda, üzerinde kûfi hatla ‘Hz. Muhammed’ isminin altı kez tekrarlandığı bezemeli bir taş bulundu.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2021 yılından bu yana kazı çalışmalarını sürdürülen bölgede sekiz köşeli yıldız biçimindeki bir motifin etrafındaki yazı kuşağında da ‘Hz. Muhammed’ isminin üç kez görüldüğünü belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ersoy, "Bir Selçuklu kümbetine ait olduğu değerlendirilen bu eser, ecdadımızın Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’e (s.a.s.) duyduğu derin muhabbetin asırlardır taşta yaşayan nişanesidir. Bu vesileyle aziz milletimizin ve İslam âleminin Mevlid Kandili’ni tebrik ediyor; bu mübarek gecenin tüm insanlığa barış, huzur ve rahmet getirmesini diliyorum." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür</category>
      <guid>https://elmuhabir.com/anide-selcuklu-doneminden-muhammed-yazili-tas-bulundu</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 20:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elmuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/elmuhabir-com/uploads/2026/08/kufihatmuhammed.jpg" type="image/jpeg" length="27948"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gökküre sergisi ilgi görmedi, TÜYEK başkanı sitem etti]]></title>
      <link>https://elmuhabir.com/osmanlilarda-matematik-bilimleri-sergisi-rami-kutuphanesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://elmuhabir.com/osmanlilarda-matematik-bilimleri-sergisi-rami-kutuphanesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sergide yer alan eserler, Osmanlı ilim hayatının matematik, astronomi, optik, mekanik ve coğrafya sahalarında ulaştığı seviyeyi temsil edecek şekilde titizlikle seçildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Yazma Eserler Kurumu (TÜYEK) tarafından hazırlanan "<strong>Gökküre: Değişimler Çağı Şafağında Osmanlılarda Matematik Bilimleri" </strong>sergisi İstanbul'daki Rami Kütüphanesi'nde sergileniyor.</p>

<p>Sergiyi iki ayda yalnızca 10 bin kişinin ziyaret etmiş olmasını anlamakta zorlandığını belirten TÜYEK Başkanı Coşkun Yılmaz, "Anlamakta zorlanıyorum. Şu sergi 26 Haziran’da açıldı? Kaçımız merak etti, kaçımız gitti, gördü?" diye yazdı.</p>

<p>İslam tarihinin en büyük astronomi ve matematikçilerinden, büyük Osmanlı alimlerinden İstanbul Rasadhanesi’nin kurucusu Takıyyüddin Râsid’in doğumunun 500. yılı hatırasına hazırlanan sergide sadece yazma eserler değil, devrin en gelişmiş teknolojik aletlerinin de sergilendiğini vurgulayan Yılmaz, şu paylaşımda bulundu: "<strong>Dünyada ikincisi yok, olamaz da. Çünkü eserleri yok, Takıyyüddinleri yok, TÜYEK’leri yok. Ama bizde de merak yok, ilgi yok, heyecan yok, aidiyet yok. Yok da yok. Ama lafa gelince…"</strong></p>

<p>Sergiyi ziyaret eden TÜYEK Başkanı Coşkun Yılmaz, "Bu sergiyi klasik İslâm astronomisinin son büyük mümessili Takiyyuddin Râsıd’ın (ö.1585) doğumunun 500. yılı münasebetiyle alanında dünyanın önde gelen ilim adamlarından İhsan Fazlıoğlu’nun danışmanlığında hazırladık." dedi. Yılmaz, seriyle ilgili şu bilgileri verdi:</p>

<p>Sergi, büyük Osmanlı alimi Takıyyüddin’in doğumunun 500. senesi münasebetiyle düzenlenen, en kapsamlı ve kalıcı büyük ilk program ve Takıyyüddin’in ilmî mirasını ve içinde yer aldığı 16. yüzyıl Osmanlı bilim dünyasını bütüncül bir bakışla ele alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sergide yer alan eserler, Osmanlı ilim hayatının matematik, astronomi, optik, mekanik ve coğrafya sahalarında ulaştığı seviyeyi temsil edecek şekilde titizlikle seçildi.</strong></p>

<p>Takiyyuddin Râsıd’ın ondalık kesirleri ilk defa astronomi hesaplarında kullandığı Cerîdetü’d-Dürer ve Harîdetü’l-Fiker’in, Hind ve müneccim hesabına dair Buğyetü’t-Tullâb’ın ve İbnü’l-Heysem ile Kemâleddin el-Fârisî’nin çalışmalarını geliştirmek üzere kaleme aldığı Nevru Hadîkati’l-Ebsâr adlı optik kitabının müellif nüshaları; hiyel ilmine dair mekanik ve robotik aletlerin yapımını anlatan et-Turuku’s-Seniyye gibi eserler, seçkiye müstesna bir zenginlik katıyor.</p>

<p>Matrakçı Nasuh, Mustafa b. Ali el-Muvakkit ve Seydi Ali Reis gibi müelliflerin eserleriyle Türkçe bilim dilinin teşekkülüne şahitlik eden bu seçki, İslâm-Türk bilim geleneğinin durağan değil, yeni teori, yöntem ve araçlar geliştiren dinamik bir yapı olduğunu somut örnekler üzerinden gözler önüne seriyor.</p>

<p>Çalışmada her bir nüsha, yalnızca metni aktaran bir taşıyıcı olarak değil; hat, tezhip ve cilt sanatlarının izlerini taşıyan bütünlüklü bir eser olarak, teknik, sanatsal ve tarihî özellikleriyle ele alınıyor.</p>

<p>Yazma eserlerin oluşturduğu ana bölümün yanı sıra, teorilerin icraya yansımasını gösteren tarihî bilim aletlerine ayrılan bölüm, düşünce ile pratiği bir arada izleme ve okuma imkânı sunuyor.</p>

<p>Gökküre Sergisi, aynı zamanda matematikçi ve astronom Takiyyuddin Râsıd’ın şahsında “Türk Asrı” olarak da anılan 16. yüzyılın yalnızca savaşlar ve fetihlerle değil, tabiatı anlama yöntemlerinde meydana gelen köklü dönüşümlerle de okunması gerektiğini ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür</category>
      <guid>https://elmuhabir.com/osmanlilarda-matematik-bilimleri-sergisi-rami-kutuphanesinde</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 08:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elmuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/elmuhabir-com/uploads/2026/08/coskunyilmaz.jpg" type="image/jpeg" length="40200"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HÜDA PAR: Siyonistlerin fonladığı müzik grupları denetlensin]]></title>
      <link>https://elmuhabir.com/huda-par-siyonistlerin-fonladigi-muzik-gruplari-denetlensin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://elmuhabir.com/huda-par-siyonistlerin-fonladigi-muzik-gruplari-denetlensin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gençlerin dijital ortamda çeşitli tehlikelerle karşılaştığını kaydeden Mersin Milletvekili Faruk Dinç, gençleri ve aile yapısını korumanın devletin, siyasetin öncelikli görevleri arasında yer aldığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, <strong>"Siyonist odaklar tarafından fonlanan müzik gruplarının ve gençlere yönelik zararlı dijital içeriklerin sıkı bir şekilde denetlenmesi şarttır. Bu amaçla yerli ve güçlü dijital etik kurulları oluşturularak aile kurumunu ve gençliği tehdit eden yayınların önüne geçilmelidir."</strong> dedi.</p>

<p>Gençlerin dijital ortamda çeşitli tehlikelerle karşılaştığını kaydeden Dinç, gençleri ve aile yapısını korumanın devletin, siyasetin öncelikli görevleri arasında yer aldığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dinç, dijital platformlardaki toplumun ahlaki ve kültürel değerlerini hedef alan içeriklerin önemli bir gündem başlığı haline geldiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Gençleri müstehcen içeriklere maruz bırakabilecek yayın ve etkinliklerin kamu yararı ile çocukların üstün yararı ilkeleri çerçevesinde denetlenmesi büyük bir önem taşımaktadır. Siyonist odaklar tarafından fonlanan müzik gruplarının ve gençlere yönelik zararlı dijital içeriklerin sıkı bir şekilde denetlenmesi şarttır. Bu amaçla yerli ve güçlü dijital etik kurulları oluşturularak aile kurumunu ve gençliği tehdit eden yayınların önüne geçilmelidir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür</category>
      <guid>https://elmuhabir.com/huda-par-siyonistlerin-fonladigi-muzik-gruplari-denetlensin</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 18:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elmuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/elmuhabir-com/uploads/2026/08/farukdinc-1.jpg" type="image/jpeg" length="19961"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Lazca yazılmış ilk Laz tarihi kitabı yayımlandı]]></title>
      <link>https://elmuhabir.com/lazca-yazilmis-ilk-laz-tarihi-kitabi-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://elmuhabir.com/lazca-yazilmis-ilk-laz-tarihi-kitabi-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osman Şafak Büyüklü’nün (Buyuklişi) Lazca kaleme aldığı Lazepeşi Tarixi (Lazların Tarihi), Laz Enstitüsü tarafından yayımlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Laz dili ve kültürü üzerine uzun yıllar çalışan yazar <strong>Osman Şafak Büyüklü’nün (Buyuklişi) Lazca kaleme aldığı Lazepeşi Tarixi (Lazların Tarihi), Laz Enstitüsü tarafından yayımlandı.</strong></p>

<p>Lazların tarihini baştan sona Lazca anlatan eser, bu yönüyle Lazca yayıncılık tarihinde önemli bir yere sahip. Lazepeşi Tarixi, Lazların tarihini Lazca olarak ele alan ilk kitap olmasının yanı sıra, Lazcanın yalnızca gündelik iletişim ve edebiyat dili değil; tarih, araştırma ve düşünce dili olarak da kullanılabileceğini gösteren önemli bir çalışma niteliğinde.</p>

<p>Kitabın yazarı Osman Şafak Büyüklü, Lazcanın yazılı kültürünün gelişmesine uzun yıllar emek veren isimlerdendi. Lazca makaleler, öyküler ve denemeler kaleme aldı; dünya edebiyatından eserleri Lazcaya çevirdi ve çok sayıda Lazca yayının hazırlanmasına katkıda bulundu. <strong>Si Giçkin</strong>, <strong>Ucoxe</strong> ve Jack London’ın Beyaz Diş romanının Lazca çevirisi olan <strong>K̆ibir Kçe</strong>, Lazca yayımlanan eserleri arasında yer aldı. Ayrıca, Carlo Collodi’nin Pinokyo adlı eserini de Lazcaya kazandırdı.</p>

<p>İstanbul merkezli Laz Enstitüsünün kurucu üyelerinden Büyüklü, Arhavi’de kurulan Laz Kültür ve Turizm Derneği'nin de kurucuları arasında yer aldı ve bir dönem derneğin başkanlığını yürüttü. Hayatı boyunca Lazcanın yazılı kullanım alanlarının genişlemesi için çalıştı.</p>

<p>Son yıllarını büyük ölçüde Lazepeşi Tarixi üzerinde çalışarak geçiren Osman Şafak Büyüklü, kitabının yayımlanmış hâlini göremeden 26 Haziran 2025’te vefat etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lazepeşi Tarixi, Osman Şafak Büyüklü’nün Lazcaya bıraktığı son ve en kapsamlı eserlerden biri olma özelliğini de taşıyor.</p>

<p>Lazcanın kuşaktan kuşağa aktarılabilmesi için dilin yalnızca konuşulmasının değil, farklı alanlarda yazılı eserler üretebilecek bir dil olarak geliştirilmesinin de büyük önem taşıdığı düşüncesi, Osman Şafak Büyüklü’nün çalışmalarının temelini oluşturuyordu. Lazepeşi Tarixi bu çabanın en güçlü örneklerinden biri olarak Lazca literatürde yerini aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür</category>
      <guid>https://elmuhabir.com/lazca-yazilmis-ilk-laz-tarihi-kitabi-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 17:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elmuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/elmuhabir-com/uploads/2026/08/osmansafakbuyuklisi-1.jpg" type="image/jpeg" length="14859"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazar Mustafa Kutlu taburcu edildi]]></title>
      <link>https://elmuhabir.com/erzincan-valisi-tedavi-goren-mustafa-kutluyu-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://elmuhabir.com/erzincan-valisi-tedavi-goren-mustafa-kutluyu-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye hikayeciliğinin önde gelen isimlerinden Mustafa Kutlu'nun Erzincan'da tedavi gördüğü ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye hikayeciliğinin önde gelen isimlerinden Mustafa Kutlu'nun Erzincan'da tedavi gördüğü ortaya çıktı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erzincan Valisi Hamza Aydoğu, Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gören Mustafa Kutlu’yu ziyaret etti.</p>

<p>Mustafa Kutlu'ya şifa dilediğini belirten Aydoğdu, "İnsan bazen bir hastane ziyaretine şifa dilemeye gidiyor; dönerken kendisi de şifa bulmuş oluyor. Çünkü insan insana iyi geliyor. Daha anlatılacak hikâyeler, kurulacak cümleler, edilecek nice güzel sohbetler var. Allah sağlıkla, afiyetle nasip etsin." ifadelerini kullandı.</p>

<p>İletişim Başkanlığı, taburcu edilen Mustafa Kutlu'nun evinde istirahat ettiğini duyurdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür</category>
      <guid>https://elmuhabir.com/erzincan-valisi-tedavi-goren-mustafa-kutluyu-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elmuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/elmuhabir-com/uploads/2026/08/mustafakutlu-2.jpg" type="image/jpeg" length="72752"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Takı sanatının 12 bin yıllık öyküsü Ankara'da sergileniyor]]></title>
      <link>https://elmuhabir.com/taki-sanatinin-12-bin-yillik-oykusu-ankarada-sergileniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://elmuhabir.com/taki-sanatinin-12-bin-yillik-oykusu-ankarada-sergileniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[60 farklı müze müdürlüğünün koleksiyonlarından seçilen toplam 550 eserin sergilendiği, bu eserlerin 276’sının ise ilk kez ziyaretçilerin beğenisine sunulduğu bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Etnografya Müzesi, Epipaleolitik Dönem’den Osmanlı Dönemi’ne uzanan 550 eseri bir araya getiren ve 60 farklı müzenin koleksiyonlarından 276 eseri ilk kez ziyaretçilerle buluşturan “Elde Vefa, Gözde Zarafet: Takı Sanatının 12.000 Yıllık Öyküsü” sergisine ev sahipliği yapıyor.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ICOM tarafından 2026 yılı Uluslararası Müzeler Günü teması olarak belirlenen “Müzeler Bölünmüş Bir Dünya’yı Birleştiriyor” başlığı kapsamında hazırlanan sergiyi ziyaret ederek değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Serginin insanlığın 12 bin yıllık takı serüvenini gözler önüne serdiğini belirten Ersoy, takıların yalnızca birer süs eşyası olmadığını; ait oldukları dönemin kültürünü, inançlarını, estetik anlayışını ve toplumsal hayatını yansıtan güçlü birer tarihî belge niteliği taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Uygarlıklar arasındaki kültürel, sosyal ve coğrafi benzerlikler ile farklılıkların takıların dili üzerinden ziyaretçilere aktarıldığını belirten Bakan Ersoy, serginin Epipaleolitik Dönem’den Osmanlı Dönemi’ne kadar uzanan kronolojik bir kurgu içerisinde hazırlandığını kaydetti.</p>

<p><strong>Ersoy, 60 farklı müze müdürlüğünün koleksiyonlarından seçilen toplam 550 eserin sergilendiğini, bu eserlerin 276’sının ise ilk kez ziyaretçilerin beğenisine sunulduğunu bildirdi.</strong></p>

<p>Binlerce yıl önce büyük bir ustalıkla şekillendirilen eserlerin, insanın güzellik ve zarafet arayışının, kendini ifade etme biçiminin ve kültürel birikiminin çağlar boyunca nasıl geliştiğini ortaya koyduğunu ifade eden Bakan Ersoy, her bir takının ait olduğu dönemin izlerini bugüne taşıyan ayrı bir hikâye anlattığını belirtti.</p>

<p>Bakan Ersoy, sergiyi görmek üzere tüm vatandaşları Ankara Etnografya Müzesine davet etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Taş ve Kemikten Modern Mücevhere Uzanan Yolculuk</h2>

<p>Sergideki bilgi panoları, takının insanlık tarihindeki gelişimini kullanılan malzemeler, üretim teknikleri ve taşıdığı anlamlar üzerinden de ortaya koyuyor. Anadolu’da takı kullanımının Paleolitik Dönem’in sonlarına kadar uzandığı; Çatalhöyük, Aşıklı Höyük ve Boncuklu Höyük gibi yerleşimlerde bulunan hayvan dişleri, deniz kabukları, kemik ve taş boncukların yalnızca süslenme amacıyla değil, statü, bereket ve korunma inançlarıyla da ilişkilendirildiği görülüyor.</p>

<p>Kemik ve dişin yanı sıra obsidyen, akik, kalsedon, kuvars ve kırmızı jasper gibi taşlar da farklı tekniklerle işlenerek kolye, bilezik ve saç süslerine dönüştürüldü. Tunç ve Demir çağlarında çeşitlenen taş boncuk kullanımı, Roma Dönemi’nde yarı değerli taşların kemik ve fildişinin yanı sıra altın, gümüş ve tunçla birlikte kullanılmasıyla yeni biçimler kazandı</p>

<p>Takı üretimindeki önemli dönüşümlerden biri de metalin kullanılmaya başlanmasıyla yaşandı. Neolitik Çağ’da bakır ve kurşundan yapılan ilk boncuklarla başlayan süreçte, Kalkolitik Dönem’de bakır kullanımı gelişti, Tunç Çağı’nda ise bakır ve kalayın alaşımı olan tunç yaygınlaştı; altın ve gümüş de takılarda giderek daha görünür hâle geldi. Döküm ve dövmeden tel ve levha şekillendirmeye uzanan üretim tekniklerine zamanla telkâri, granülasyon, kabartma ve kakma eklendi. Doğu Roma ve İslami dönemlerde mine, savat ve yaldızlama gibi yüzey süsleme yöntemlerinin kullanılmasıyla metal işçiliği daha da çeşitlendi.</p>

<p>Cam da takı sanatının gelişiminde önemli bir dönüm noktası oluşturdu. MÖ 3. binin sonlarında Mezopotamya’da keşfedilen cam, başlangıçta yarı değerli taşlara alternatif olarak boncuk ve küçük süs eşyalarının üretiminde kullanıldı. MÖ 2. binden itibaren gelişen cam sanatıyla Anadolu önemli üretim ve ticaret merkezlerinden biri hâline geldi. İlk dönemlerde adak, mezar hediyesi ve statü simgesi olarak kullanılan cam takılar, üretim tekniklerinin gelişmesiyle zaman içinde halk arasında da yaygınlaşarak kolye, bilezik ve yüzük gibi günlük kullanım eşyalarına dönüştü.</p>

<p>Sergide takının tarih boyunca yalnızca estetik bir unsur olmadığı; statü, kimlik, inanç, toplumsal hiyerarşi ve aidiyetin de görsel bir ifadesi olduğu vurgulanıyor. Paleolitik Dönem’den Neolitik, Kalkolitik, Tunç, Hitit, Demir, Helenistik, Roma, Doğu Roma ve Selçuklu dönemleri üzerinden Osmanlı’ya uzanan bu gelişim, modern mücevher anlayışına kadar takip ediliyor. 20. yüzyıldan itibaren cam, plastik ve geri dönüştürülmüş malzemelerin de kullanılmasıyla mücevher kavramsal bir ifade alanına dönüşürken granülasyon, telkâri, kakma ve mine gibi geçmişten gelen teknikler günümüz takı üretiminde varlığını sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür</category>
      <guid>https://elmuhabir.com/taki-sanatinin-12-bin-yillik-oykusu-ankarada-sergileniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elmuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/elmuhabir-com/uploads/2026/08/ankarataki.png" type="image/jpeg" length="95668"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul türbelerindeki yazma eserler erişime açıldı]]></title>
      <link>https://elmuhabir.com/istanbul-turbelerindeki-yazma-eserler-erisime-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://elmuhabir.com/istanbul-turbelerindeki-yazma-eserler-erisime-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kur’an-ı Kerîm ve cüzlerin dışında koleksiyonda 61 vakfiye, 26 Em‘ân-ı Şerîf, 28 Delâilü’l-Hayrât, 74 Câmi‘ü’s-Sahîh ve 106 tane de hadis, fıkıh, tasavvuf, siyer ve tefsire dair eserler ile Türkçe şiir mecmuası ve divanlar da yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Türbeleri Yazma Eser Koleksiyonu internet platformu üzerinden erişime açıldı.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı İstanbul türbelerinin yazma ve nadir matbu eser koleksiyonu 2.440 eserden oluşuyor. Bu eserlerin 1.238’i yazma, 1.202’si matbu. Koleksiyon, türbelerde bulunan kitapların yanı sıra bu eserlerin istinsahı, kullanımı, vakfedilmesi ve ciltlenmesine dair çeşitli kayıt ve örnekleri de ihtiva ediyor.</p>

<p>İstanbul Türbeleri Yazma Eser Koleksiyonu; Fatih Sultan Mehmed, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman, Sultan I. Ahmed, Sultan I. Abdülhamid, Sultan II. Mahmud gibi padişahların; Hz. Hâlid (Eyüp Sultan), Aziz Mahmud Hüdayi, Yahya Efendi, Sümbül Efendi, Nureddin Cerrahî gibi sahabe, büyük alim ve sufilerin, Hatice Turhan Sultan, Hürrem Sultan, Pertevniyal Valide Sultan, Mihrişah Sultan ve Gülbahar Hatun gibi padişah anaları, kızları ve hanımlarının türbeleri olmak üzere yirmi dokuz ayrı türbenin eserlerinden oluşuyor.</p>

<p>Bu türbelerde Sultan IV. Mehmet, II. Mustafa, III. Ahmet, I. Mahmud, III. Osman, V. Murad ve 82 hanedan mensubu medfun. Eserlerin dağılımında Hatice Turhan Sultan Türbesi 335 eserle ilk sırada yer alıyor, bunu Sultan II. Mahmud Türbesi 302, Sultan I. Ahmed Türbesi 257 ve Yahya Efendi Türbesi 214 eserle takip ediyor. Pertevniyal Valide Sultan Türbesi’nde 151, Hürrem Sultan Türbesi’nde 124 ve Hz. Hâlid (Eyüp Sultan) Türbesi’nden 106 eser bulunuyor.</p>

<p>Koleksiyondaki eserlerin önemli bir bölümü Kur’an-ı Kerîm ve cüzlerden oluşmuyor. 1.036 yazma ve 1.112 matbu olmak üzere toplam 2.148 eser bu grupta yer alıyor. Bunların önemli bir kısmını, camilerde günlük hatim, devir ve teravih vakiterinde okumak üzere otuz cüzlük takımlar hâlinde istinsah edilmiş veya basılmış cüzler oluşturuyor. Bu cüzlerin bir kısmı hicrî 1106 (1694-95) yılında Ahmed Bâlâzâde, bir kısmı da 19. yüzyılın çeşitli dönemlerinde Seyyid Mustafa ez-Zihnî, Hasan er-Râşid, es-Seyyid Hayreddin ve Mehmed Sâlih Ferdî ve diğer hattatlar tarafından istinsah edilmiş.</p>

<p><strong>Kur’an-ı Kerîm ve cüzlerin dışında koleksiyonda 61 vakfiye, 26 Em‘ân-ı Şerîf, 28 Delâilü’l-Hayrât, 74 Câmi‘ü’s-Sahîh ve 106 tane de hadis, fıkıh, tasavvuf, siyer ve tefsire dair eserler ile Türkçe şiir mecmuası ve divanlar da yer alıyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Koleksiyondaki 1.238 yazma nesihten başka sülüs, nestaʿlik, dîvânî, rıkʿa ve taʿlik yazılarına da rastlanıyor. Tek bir nüshada ise muhakkak hattı görülüyor. 647 nüshanın 1b-2a sayfalarında veya cüz başlangıçlarında tezhip bulunuyor.</p>

<p>Nüshaların 900’den fazlasında eserin vakfedildiği türbeye ait vakıf kaydı veya vakıf mührü bulunuyor. Vakıf sahipleri arasında Hatice Turhan Sultan, Pertevniyal Valide Sultan ve II. Abdülhamid gibi hanedan mensuplarının yanı sıra Râziye Hatun, Ümmülhayr Hanım, Mahmûd Ağa ve Türbedâr Osman Dede gibi farklı şahıslara da rastlanıyor. </p>

<p>Koleksiyondaki eserlerin tarihlendirilebilen nüshaları hicrî 934 (1527) ile 1363 (1944) yılları arasına uzanıyor. En eski tarihli nüsha, hicrî 934/1527 tarihli Kitâbü Fezâili’l-Aʿmâl. Kronolojik dağılımda 10. H. / 16. M. yüzyıla ait 3, 11. H. / 17. M. yüzyıla ait 7, 12. H. / 18. M. yüzyıla ait 74, 13. H. / 19. M. yüzyıla ait 280 ve 14. H. / 20. M. yüzyıla ait 257 kayıt bulunuyor. Eserlerde bulunan istinsah, tezhip, cilt, vakıf ve kullanım kayıtları, kitapların türbelerdeki geçmişine dair çeşitli bilgiler sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür</category>
      <guid>https://elmuhabir.com/istanbul-turbelerindeki-yazma-eserler-erisime-acildi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elmuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/elmuhabir-com/uploads/2026/08/yazmaeser.jpg" type="image/jpeg" length="41345"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TİKA ve TTB'den Yunus Emre Enstitüsü'ne ziyaret]]></title>
      <link>https://elmuhabir.com/tika-ve-ttbden-yunus-emre-enstitusune-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://elmuhabir.com/tika-ve-ttbden-yunus-emre-enstitusune-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunus Emre Enstitüsü Başkanlığı görevine başlayan Prof. Dr. Selim Argun, TİKA Başkanı Abdullah Eren ve YTB Başkanı Abdulhadi Turus’u makamında ağırladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yunus Emre Enstitüsü Başkanlığı görevine başlayan Prof. Dr. Selim Argun, TİKA Başkanı Abdullah Eren ve YTB Başkanı Abdulhadi Turus’u makamında ağırladı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enstitü'den yapılan açıklamada, "Kültürel diplomasi ve gönül coğrafyamızla olan bağlarımızı daha da güçlendirecek ortak çalışmalar üzerine istişarelerde bulunulan ziyaret kapsamında; Sayın Eren ve Sayın Turus, Başkanımız Sayın Argun’a yeni görevinin hayırlı olması dileklerini iletti. Nazik ziyaretleri ve destekleri için Sayın TİKA Başkanımıza ve Sayın YTB Başkanımıza teşekkür ederiz." denildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür</category>
      <guid>https://elmuhabir.com/tika-ve-ttbden-yunus-emre-enstitusune-ziyaret</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 16:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elmuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/elmuhabir-com/uploads/2026/08/tikayunusemreytb.jpg" type="image/jpeg" length="72646"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arapça Kitap Fuarı, Yenikapı'da kapılarını açtı]]></title>
      <link>https://elmuhabir.com/arapca-kitap-fuari-yenikapida-kapilarini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://elmuhabir.com/arapca-kitap-fuari-yenikapida-kapilarini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[11. Uluslararası İstanbul Arapça Kitap Fuarı, 15- 23 Ağustos 2026 tarihleri arasında, Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde ziyaretçilerini bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>11. Uluslararası İstanbul Arapça Kitap Fuarı ziyaretçilerine kapılarını açtı. </p>

<p>Basın Yayın Birliği, Uluslararası Arapça Kitap Yayıncıları Derneği ve Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği iş birliğinde düzenlenen fuar, 30’dan fazla ülkeden 300’ü aşkın yayınevinin katılımıyla Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yıl onur konuğu Suriye olan 11. Uluslararası İstanbul Arapça Kitap Fuarı’nı ziyaret eden İstanbul Vsalisi Davut Gül; Suriye, Umman ve Katar Konsolosluklarının yanı sıra yayınevi stantlarını ziyaret ederek vatandaşlarımız ve yayıncılarla bir araya geldi. Vali Gül’e ziyaretinde, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı ile Suriye Kültür Bakan Yardımcısı Saad Naasan da eşlik etti.</p>

<p><strong>11. Uluslararası İstanbul Arapça Kitap Fuarı, 15- 23 Ağustos 2026 tarihleri arasında, Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde ziyaretçilerini bekliyor.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür</category>
      <guid>https://elmuhabir.com/arapca-kitap-fuari-yenikapida-kapilarini-acti</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elmuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/elmuhabir-com/uploads/2026/08/arapcakitapfuari.jpg" type="image/jpeg" length="95628"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Devlet Türk Sanatları Yarışması başlıyor]]></title>
      <link>https://elmuhabir.com/devlet-turk-sanatlari-yarismasi-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://elmuhabir.com/devlet-turk-sanatlari-yarismasi-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yarışma Hüsn-i Hat, Tezhip, Minyatür, Ebru, Çini, Kalemişi ve Katı' olmak üzere yedi kategoride gerçekleştirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk sanatlarını desteklemek ve bu alanda eser verecek yeni yetenekleri keşfederek sanatçıları gelenekten yararlanıp özgün eserler üretmeye teşvik eden Devlet Türk Sanatları Yarışması’nın 23’üncüsü başlıyor.</strong><br />
<br />
Kültür ve Turizm Bakanlığınca, Yeni Türkiye Eğitim Vakfının (YETEV) katkılarıyla düzenlenen <strong>yarışma Hüsn-i Hat, Tezhip, Minyatür, Ebru, Çini, Kalemişi ve Katı' olmak üzere yedi kategoride gerçekleştirilecek. </strong>Yarışma sonucunda, seçici kurul tarafından belirlenen eserlerden oluşan bir de sergi düzenlenecek.<br />
<br />
Her kategoride başarı ödülüne layık görülen üç eserin sahibine ayrı ayrı 80 bin lira, sergilenmeye layık görülen toplam 42 eserin sahibine ise ayrı ayrı 25 bin lira olmak üzere toplam 2 milyon 730 bin lira para ödülü takdim edilecek.<br />
<br />
Yarışmanın başvuruları, 20 Ağustos-15 Ekim tarihleri arasında e-devlet doğrulamalı https://gorselsanat.ktb.gov.tr/ adresi üzerinden çevrim içi olarak yapılacak. Şartname ve ayrıntılı bilgiye aynı adres üzerinden erişilebilecek.<br />
<br />
Seçici kurulda ise Hikmet Barutçugil, Muammer Semih İrteş, Doç. Dr. Gülnihal Küpeli, Leyla Betül Küçük, Safiye Morçay, Doç. Dr. Yılmaz Özcan, Prof. Dr. Hüsrev Subaşı, Handan Nisrin Şahin, Doç. Kaya Üçer ile Bakanlık temsilcileri olarak Güzel Sanatlar Genel Müdürü Ömer Faruk Belviranlı, Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü Selim Terzi ve YETEV temsilcisi Yüce Gümüş yer alacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür</category>
      <guid>https://elmuhabir.com/devlet-turk-sanatlari-yarismasi-basliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 10:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elmuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/elmuhabir-com/uploads/2026/08/ebru.jpg" type="image/jpeg" length="46037"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yunus Emre Enstitüsü'nün yeni başkanı Diyanet'ten]]></title>
      <link>https://elmuhabir.com/yunus-emre-enstitusunun-yeni-baskani-diyanetten</link>
      <atom:link rel="self" href="https://elmuhabir.com/yunus-emre-enstitusunun-yeni-baskani-diyanetten" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunus Emre Vakfı Mütevelli Heyeti, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Selim Argun'u Yunus Emre Enstitüsü Başkanlığı'na getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yunus Emre Vakfı Mütevelli Heyeti, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Selim Argun'u Yunus Emre Enstitüsü Başkanlığı'na getirdi.</strong></p>

<p>Enstitü'den yapılan açıklamada, "Görev süresi boyunca Enstitümüze sunduğu değerli hizmetlerden dolayı Sayın Prof. Dr. Abdurrahman Aliy’e teşekkür ediyor, bundan sonraki akademik çalışmalarında başarılar diliyoruz. Enstitü Başkanımız Sayın Prof. Dr. Selim Argun’a yeni görevinde başarılar diliyoruz." denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür</category>
      <guid>https://elmuhabir.com/yunus-emre-enstitusunun-yeni-baskani-diyanetten</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elmuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/elmuhabir-com/uploads/2026/08/yunusemreenstitusu.jpg" type="image/jpeg" length="92664"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kerkük'teki Selçuklu eseri Gök Kümbet restore edilecek]]></title>
      <link>https://elmuhabir.com/kerkukteki-selcuklu-eseri-gok-kumbet-restore-edilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://elmuhabir.com/kerkukteki-selcuklu-eseri-gok-kumbet-restore-edilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kerkük’te, Türk-İslam tarihinin önemli miraslarından biri olan Gök Kümbet için restorasyon çalışmaları başlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kerkük’te, Türk-İslam tarihinin önemli miraslarından biri olan Gök Kümbet için restorasyon çalışmaları başlıyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Selçuklu döneminde inşa edilen ve Kerkük’teki en önemli mimari eserlerden biri olan Gök Kümbet TİKA tarafından restore edilecek.</p>

<p>TİKA Başkanı Abdullah Eren, "Bu kıymetli mirası gelecek nesillere taşımak amacıyla TİKA olarak, proje aşamasından bu yana büyük bir titizlik ve hassasiyetle yürüttüğümüz çalışmaların sonucunda Gök Kümbet’in restorasyonunu hayata geçiriyoruz." açıklamasını yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür</category>
      <guid>https://elmuhabir.com/kerkukteki-selcuklu-eseri-gok-kumbet-restore-edilecek</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elmuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/elmuhabir-com/uploads/2026/08/gok-kumbet.jpg" type="image/jpeg" length="93043"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Göbeklitepe'nin kuzeyinde ilk kazı]]></title>
      <link>https://elmuhabir.com/gobeklitepenin-kuzeyinde-ilk-kazi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://elmuhabir.com/gobeklitepenin-kuzeyinde-ilk-kazi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Göbeklitepe’nin kuzey kesimindeki yaklaşık 80’e 70 metrelik alanda ilk kez başlatılan kazı çalışmalarını sosyal medya hesabından duyurdu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Göbeklitepe’nin kuzey kesimindeki yaklaşık 80’e 70 metrelik alanda ilk kez başlatılan kazı çalışmalarını sosyal medya hesabından duyurdu. Ersoy, iki ayrı koruma çatısı altındaki GT1 ve GT2 alanlarında kazıların, A, C ve D yapılarında ise koruma ve sağlamlaştırma uygulamalarının eş zamanlı sürdürüldüğünü açıkladı.</strong></p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Göbeklitepe’de Geleceğe Miras Projesi kapsamında yürütülen 2026 yılı kazı, restorasyon ve koruma çalışmalarına ilişkin bilgileri sosyal medya hesabından paylaştı.</p>

<p>Bugüne kadar höyüğün güney ve batısında yoğunlaşan kazı alanları koruma çatılarıyla örtülürken bu yıl Göbeklitepe’nin kuzey kesiminde ilk kez kazı çalışmalarına başlandı.</p>

<p>Yaklaşık 80’e 70 metre büyüklüğündeki yeni kazı alanında yapılan yüzey taramaları ve jeomanyetik ölçümler, bölgede büyük boyutlarda kamusal yapılar ile kulübelerin bulunduğuna işaret ediyor.</p>

<p>Bakan Ersoy, yeni araştırma alanına ilişkin paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Göbeklitepe’de araştırmalarımızı yeni alanlara taşıyoruz.</p>

<p>Geleceğe Miras Projemiz kapsamında, höyüğün kuzey kesimindeki yaklaşık 80’e 70 metrelik alanda ilk kez kazı çalışmalarına başladık. Yüzey taramalarından elde edilen veriler ve jeomanyetik ölçümler, bu bölgede de büyük boyutlarda kamusal yapılar ile dörtgen planlı yapıların ve kulübelerin bulunduğuna işaret ediyor.”</p>

<h2>Çalışmalar Üç Alanda Eş Zamanlı Sürüyor</h2>

<p>Yeni kazı alanındaki çalışmaların yanı sıra GT1 ve GT2 alanlarındaki araştırmalar da eş zamanlı olarak devam ediyor. Geleceğe Miras Projesi kapsamında yürütülen kazılarda Göbeklitepe’nin 2. evresine, MÖ 8 binli yıllara tarihlenen dörtgen planlı yapılar açığa çıkarıldı.</p>

<p>Göbeklitepe’de hem yeni alanların araştırıldığını hem de daha önce kazılan bölgelerdeki çalışmaların sürdürüldüğünü belirten Bakan Ersoy, “Yeni kazı alanının yanı sıra GT1 ve GT2 alanlarında da çalışmalarımızı eş zamanlı olarak sürdürüyoruz. Şimdiye kadar açığa çıkardığımız yapılar, Göbeklitepe’nin bilinmeyenlerine ilişkin yeni veriler sunuyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>A, C Ve D Yapılarında Koruma Seferberliği</h2>

<p>Göbeklitepe’deki kazılara restorasyon ve koruma çalışmaları da eşlik ediyor. C Yapısı’nda 2025 yılında büyük ölçüde tamamlanan sağlamlaştırma uygulamaları 2026 sezonunda da devam ediyor. Ayağa kaldırılan dikilitaşlardan birinin yüzeyine ait son parçalar özgün yerlerine yerleştiriliyor.</p>

<p>D Yapısı’nda ise duvarların sağlamlaştırılmasının ardından yapının merkezinde karşılıklı duran iki dikilitaşın zemin bağlantıları güçlendirildi. Dikilitaşların sarsıntılara karşı daha güvenli hâle getirilmesi için çelik halatlarla koruma çalışmaları yürütülüyor.</p>

<p>Bakan Ersoy, Göbeklitepe’de kazı ve koruma çalışmalarının bütüncül bir yaklaşımla sürdürüldüğünü vurgulayarak şunları kaydetti:</p>

<p>“Kazılarla birlikte koruma çalışmalarına da büyük önem veriyoruz. C Yapısı’ndaki dikilitaşın yüzeyine ait son parçaları yerine yerleştirirken D Yapısı’nın duvarlarını ve merkezindeki iki dikilitaşın zemin bağlantılarını güçlendirdik. Dikilitaşları sarsıntılara karşı çelik halatlarla daha güvenli hâle getiriyoruz.</p>

<p>Ayrıca yeni kazı alanları dikkate alınarak yenilenen yürüyüş yolları yakında ziyaretçilerin erişimine açılacak.</p>

<p>Göbeklitepe’nin farklı noktalarında kazı, restorasyon ve koruma çalışmalarını eş zamanlı yürüterek bu eşsiz mirası bütüncül bir yaklaşımla geleceğe taşıyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüze, kazı heyetimize, bilim insanlarımıza ve sahada özveriyle çalışan tüm ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.”</p>

<p><img alt="Göbeklitepedikilitaş" class="detail-photo img-fluid" height="666" src="https://elmuhabircom.teimg.com/elmuhabir-com/uploads/2026/08/gobeklitepedikilitas.png" width="1000" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür</category>
      <guid>https://elmuhabir.com/gobeklitepenin-kuzeyinde-ilk-kazi</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elmuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/elmuhabir-com/uploads/2026/08/kuzeygobeklitepe.png" type="image/jpeg" length="21005"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
