Almanya’da Müslüman mahkûmlara yönelik İslami cezaevi manevi rehberliği birçok eyalette hâlâ kalıcı ve güvence altına alınmış bir yapıya kavuşmuş değil. Müslüman çatı kuruluşu KRM, din özgürlüğünün eyaletlere göre değişmemesi gerektiğini vurgulayarak hukuki eşitlik ve kurumsal yapı çağrısında bulundu.
Almanya’da Müslüman mahkûmlara yönelik manevi rehberlik hizmetleri konusunda yeni bir araştırma önemli eksikliklere işaret etti. Camiahaber'in aktardığına göre; Akademie für Islam in Wissenschaft und Gesellschaft (AIWG) tarafından hazırlanan çalışma, ülkede son yıllarda İslami cezaevi manevi rehberliği alanında bazı ilerlemeler kaydedildiğini ancak mevcut yapıların hâlâ birçok yerde geçici ve yetersiz olduğunu ortaya koydu.
Araştırmaya göre Almanya’daki uygulamalar eyaletler arasında büyük farklılıklar gösteriyor. Bazı eyaletlerde düzenli ve kurumsal yapılar oluşmaya başlarken, bazı bölgelerde ise hâlâ gönüllüler, dernekler veya geçici projeler üzerinden hizmet veriliyor.
KRM: Din Özgürlüğü Eyalete Göre Değişmemeli
Almanya’daki Müslüman çatı kuruluşlarından Almanya Müslümanları Koordinasyon Konseyi (KRM) sözcüsü Ali Mete, konuya ilişkin yaptığı açıklamada din özgürlüğünün cezaevlerinde de eşit şekilde uygulanması gerektiğini vurguladı.
Mete, Müslüman mahkûmların da dini rehberlik ve manevi destek alma hakkına sahip olduğunu belirterek, “Bu hak, bir kişinin hangi eyalette tutuklu olduğuna bağlı olmamalıdır.” dedi.
KRM’ye göre, Hristiyan cezaevi manevi rehberliğinin uzun yıllardır kurumsal ve hukuki olarak güvence altına alınmış olmasına rağmen, İslami manevi rehberlik hâlâ birçok yerde ikincil veya geçici bir hizmet olarak görülüyor.
Manevi Rehberlik İnsan Onurunun Bir Parçası
KRM açıklamasında cezaevlerinde manevi rehberliğin lüks bir hizmet olmadığına dikkat çekildi. KRM, mahkûmların özgürlüklerini kaybetmiş olsalar da insan onurlarını ve dini inançlarını koruma hakkına sahip olduğunu söyledi.
Manevi rehberlik hizmetlerinin özellikle kriz dönemlerinde destek sağlayabildiği, mahkûmların yeniden topluma kazandırılması sürecine de katkı sunabileceği ifade edildi.
Araştırmanın sonuçlarına göre Almanya’da cezaevlerinde dini eşitliğin tam anlamıyla sağlanabilmesi için İslami manevi rehberliğin de hukuki olarak güvence altına alınması gerekiyor.
KRM, tüm eyaletlerde geçerli olacak kurumsal yapıların oluşturulması, eğitim ve finansman modellerinin geliştirilmesi ve gizlilik haklarının net şekilde tanımlanması çağrısında bulundu.