Dünya

CAATSA'yı kaldırma sözüne karşı Kongre üyelerinden hamle

Mektupta, Türkiye’ye gelişmiş savaş uçaklarının transfer edilmesinin ABD yasalarını ihlal edeceği ve Doğu Akdeniz’deki stratejik istikrarı zayıflatacağı uyarısı yapılıyor.

ABD Kongresi’nin 18 üyesi, Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programına yeniden kabul edilmesine yönelik herhangi bir girişimin engellenmesi için resmî talepte bulundu.

Milletvekilleri, Türkiye’nin Rus yapımı S-400 sistemlerini satın almasının ardından yürürlüğe giren CAATSA ve Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) kapsamındaki mevcut yasal kısıtlamalara dikkat çekiyor.

Mektupta, Türkiye’ye gelişmiş savaş uçaklarının transfer edilmesinin ABD yasalarını ihlal edeceği ve Doğu Akdeniz’deki stratejik istikrarı zayıflatacağı uyarısı yapılıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Erdoğan ile Ankara'da yaptığı görüşmede CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını söyledi ve F-35 uçaklarının satışı konusunda da yeşil ışıl yaktı.

Ancak böyle bir "hediyeye" karşı çıkan imzacı vekiller, Ankara’nın Rus yapımı S-400 hava savunma sistemini satın almasının ardından yürürlükte kalmaya devam eden yasal kısıtlamaları gerekçe gösterdi.

Demokrat milletvekilleri, Temsilciler Meclisi Çoğunluk Lideri Steve Scalise ve Azınlık Lideri Hakeem Jeffries’e hitaben yazdıkları mektupta, Trump yönetiminin Türkiye’ye Amerikan savaş uçaklarının satışı veya transferi yönünde bir adım atması hâlinde Kongre liderliğinin ABD yasalarının verdiği yetkileri kullanmaya hazır olması gerektiğini belirtti.

Mektubu Dina Titus, Chris Pappas, Maggie Goodlander, Grace Meng, Frank Pallone Jr., Brad Schneider, Josh Gottheimer, Jared Moskowitz, Ted Lieu, Brad Sherman, Mike Quigley, Dan Goldman, James McGovern, Stephen Lynch, Jim Costa, George Latimer, Gabe Amo ve Robert Menendez imzaladı.

Mektupta, ABD’nin Türkiye’yi 2019 yılında F-35 programından çıkardığı hatırlatılıyor. Bunun nedeni, Ankara’nın Rus yapımı S-400 füze savunma sistemini satın almasıydı. Washington, Rus sisteminin ABD yapımı F-35 savaş uçaklarıyla birlikte kullanılmasının, F-35’in kabiliyetlerine ilişkin son derece hassas bilgilerin açığa çıkmasına yol açabileceği sonucuna varmıştı.

Milletvekilleri ayrıca, Trump yönetiminin Aralık 2020’de Türkiye’nin Savunma Sanayii Başkanlığı’na, S-400 alımı nedeniyle ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) kapsamında yaptırım uyguladığını da hatırlatıyor. Bu yaptırımların hiçbir zaman kaldırılmadığı ve hukuken yürürlükte kalmaya devam ettiği vurgulanıyor.

Hukuki açıdan bakıldığında imzacılar, hem CAATSA’ya hem de 2020 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’na atıfta bulunuyor. Söz konusu yasa, Ankara S-400 sistemine sahip olmaya devam ettiği ve bu sistemi yeniden edinmeyeceğine dair gerekli güvenceleri vermediği sürece Türkiye’ye F-35 transferini yasaklıyor.

Mektuba göre, Türkiye’nin Rus hava savunma sistemini kaldırdığına, operasyonel hizmetten çıkardığına ya da yaptırımların uygulanmasına yol açan koşulları ortadan kaldırdığına dair kamuya açık herhangi bir kanıt bulunmuyor.

Milletvekilleri, bu şartlar altında Türkiye’nin F-35 programına yeniden kabul edilmesine yönelik herhangi bir girişimin ABD yönetimini kendi yasal yükümlülüklerini ihlal eden bir konuma düşüreceğini savunuyor.

Mektupta ayrıca, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun 3 Haziran 2026’da Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi önünde verdiği ifadeye de atıf yapılıyor. Buna göre Rubio, mevcut koşullar altında yönetimin Türkiye’ye yönelik yaptırımları sürdürmek zorunda olduğunu ve Ankara’yı F-35 programına yeniden dâhil edemeyeceğini kabul etti.

Hukuki meselelerin ötesinde, imzacılar böyle bir adımın Doğu Akdeniz’deki ABD ortaklarına yanlış bir stratejik mesaj vereceği uyarısında bulunuyor. Türkiye’nin Yunanistan ve Kıbrıs’a yönelik politikaları, Azerbaycan’ın Ermenistan’a karşı askerî operasyonları sırasında Bakü’ye verdiği destek ve Ankara’nın İsrail’e yönelik tutumu buna gerekçe olarak gösteriliyor.

Milletvekillerine göre, Türkiye’nin programdan çıkarılma nedenleri giderilmeden ABD’nin en gelişmiş silah sistemlerinden birinin Ankara’ya verilmesi, daha fazla istikrarsızlaştırıcı davranışı teşvik edebilir ve kurallara uyan müttefiklerin güvenini sarsabilir.

Milletvekilleri ayrıca, CAATSA’nın, ABD’nin hasımlarıyla önemli savunma anlaşmaları yapan ülkelere ileri düzey Amerikan askerî teknolojisinin transferine ilişkin kararlarda Kongre’nin anlamlı denetim yetkisini korumasını sağlamak amacıyla her iki partinin ezici desteğiyle kabul edildiğini vurguluyor.

Mektupta, “Bu çerçevenin bütünlüğü ve Rus silahları satın almayı düşünen herhangi bir ülkeye verdiği mesaj, Kongre’nin bunu uygulama konusundaki kararlılığına bağlıdır.” deniliyor.