Ramazan ayı etkinliklerine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Okul bahçelerinde neşeyle koşturan, ışıl ışıl gözleri ve gülen yüzleriyle camilerimizi birer gül bahçesine çeviren tüm çocuklarımızın tek tek alınlarından öpüyorum." dedi.
Kabine toplantısının ardından ulusa sesleniş konuşması yapan Erdoğan, "AFAD'ımız, Kızılay'ımız, Türkiye Diyanet Vakfımız ve diğer kurumlarımız hem ülkemizdeki ihtiyaç sahiplerine el uzatıyor hem de başta Gazze olmak üzere yurt dışındaki mazlumlara yardım ulaştırıyor. Deprem bölgesinde 'Yeni Evim İlk İftarım' programımızla yuvalarına yerleşen depremzede kardeşlerimizin iftar sevincini paylaşıyoruz." dedi.
Bakanlığın genelgesi doğrultusunda okullarda düzenlenen Ramazan etkinliklerinin 'gönüllülük esasına dayalı' olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Sevgili yavrularımızın, tüm kara kampanyalara rağmen bu ramazanı bir başka coşkuyla idrak ettiklerini memnuniyetle müşahede ediyoruz. Rabbim hepsini nazarlardan saklasın diyorum." ifadelerini kullandı.
Külliyedeki etkinliklere davet
AK Partili belediyelerin bu konuda liderliği kimseye bırakmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Partinin her biriminin görev alanı içinde çok anlamlı faaliyetlere imza attığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl başlatılan ve milletten büyük rağbet gören Külliyede Ramazan Programı'nı bu sene de devam ettirdiklerini belirtti.
Kitap stantlarından çocuk etkinliklerine, konferanslardan konserlere her yaştan insanın ilgisini çekecek, özellikle çocukların heyecanına heyecan katacak dolu dolu bir program hazırlandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, hafta sonları anne babaları, çocuklarının, torunlarının ellerinden tutup, Külliyedeki etkinliklere katılmaya davet etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan-ı Şerif'in hanelere huzur, memlekete birlik ve dirlik getirmesini diledi.
Yeni bakanları tebrik etti
Geçen hafta kabinede küçük çaplı bir revizyon gerçekleştirdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İçişleri ve Adalet bakanlıklarında devir teslimlerin yapıldığını ve yeni görevlere başlandığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adalet Bakanlığı görevini deruhte eden Akın Gürlek ile İçişleri Bakanlığı görevini yürütecek Mustafa Çiftçi'ye yeni vazifelerinde Allah'tan muvaffakiyetler diledi, görevlerinin hayırlı, uğurlu olmasını temenni etti.
Her iki bakanın da seleflerinden devraldıkları millete ve memlekete hizmet sancağını yeni bir enerjiyle, yeni bir heyecanla, tüm bunlarla birlikte omuzlarındaki ağır yükün şuuruyla taşıyacaklarına yürekten inandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2,5 yıl boyunca devlete ve millete hizmet eden Yılmaz Tunç ve Ali Yerlikaya'ya fedakârlıklarından dolayı teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Görevi devreden arkadaşlarımız biliyorum ki yeni atanan bakanlarımızın hep yanında olacak, deneyimlerini ve birikimlerini hükûmetimizin kolektif başarısını daha da artırmak için kullanacaklardır. Biz de kendileriyle farklı zeminlerde birlikte olmaya, birlikte çalışmaya, kardeşlik ve dostluk hukukumuzu her daim korumaya, gözetmeye devam edeceğiz." diye konuştu.
Üniversitelerde çetin mücadeleden sonra geri dönüş yok
Geçtiğimiz hafta Boğaziçi Üniversitesi'ne yaptığı ziyareti de hatırlatan Erdoğan, şunları söyledi:
"Burada şunu önemle ifade etmek isterim ki, milletin kaynaklarıyla kurulan üniversiteler hiçbir marjinal ideolojinin kurtarılmış bölgesi değildir. Üniversiteler 86 milyonun evlatlarınındır, halkındır, aziz milletimizindir. Üniversiteler zenginlerin, elitlerin olduğu kadar gariban çobanın, çiftçinin, kapıcının, esnafın, işçinin, inşaat ustasınındır, onların çocuklarınındır. Giriş kapısına ikna odalarının kurulduğu, kılık kıyafetlerinden dolayı genç kızların içeri alınmadığı, katsayı zulmüyle meslek liselerinin önünün kesildiği, klan dayanışmasıyla unvanların ona buna peşkeş çekildiği, tek sesliliğin, tek tipçi dayatmaların hâkim olduğu karanlık dönemler artık üniversitelerde tamamen geride kalmış, üniversitelerimiz özgürleşmiştir.
Çetin mücadeleler sonucunda üniversiteler birilerinin özel mülkü olmaktan çıkmış, asli sahibine iade edilmiş, halka aidiyeti teyit ve tescil edilmiştir. Allah'ın izniyle bundan geriye dönüş olmayacaktır. Üniversitelerimizi babalarının malı gibi gören, arka bahçeleri gibi gören müstebit ve mütekebbir zihniyetin dayatmalarına boyun eğmeyeceğiz. Üniversitelerimizin eylemlerle, kavgalarla, baskılarla değil, ilime ve bilime yaptığı nitelikli katkılarla anılması için çalışmaya devam edeceğiz."