Dünya

MSB: Rum-Fransız anlaşmasının tehlikeli sonuçları olabilir

Millî Savunma Bakanlığı, Kıbrıs’ta garantörlük sıfatı olmayan Fransa ile GKRY arasında imzalanan anlaşmaya tepki gösterdi.

Millî Savunma Bakanlığı, Kıbrıs’ta garantörlük sıfatı olmayan Fransa ile GKRY arasında imzalanan anlaşmaya tepki gösterdi.

Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, "Doğu Akdeniz’de istikrarı bozmaya ve gerginliği artırmaya yönelik provokasyonu yakından takip ediyoruz." dedi.

Ada’daki hassas dengeleri tek taraflı olarak değiştirmeyi amaçlayan, Kıbrıs Türklerinin iradesini ve egemen eşit haklarını yok sayan anlaşmanın 1960 Kıbrıs Antlaşmalarına ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulayan Aktürk, "Hiçbir meşruiyete sahip olmayan ve sonuçları üzerine dikkatle düşünülmeyen bu ve benzer adımlar, Ada’nın güneyi için tehlikeli sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Bölgedeki hassas dengeleri göz ardı eden ve Türkiye ile KKTC’nin hak ve menfaatlerini hedef alan herhangi bir askerî ittifakın, Türkiye’ye karşı başarı şansı bulunmadığı gerçeğini bir kez daha hatırlatıyoruz." dedi.

Sözcü, Garantör ülke olarak, dün olduğu gibi bugün de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve menfaatlerini korumaya ve güvenliğini sağlamaya devam edeceklerini belirterek, "Türk Silahlı Kuvvetleri Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehdit eden hasmane tutumlara karşı en sert cevabı verme güç ve kararlığındadır." ifadelerini kullandı.

7 Haziran 2026 tarihinde Yunanistan-Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) rotasında uçuş icra eden 6 hava trafiğinden 4’ünün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) hava sahasını ihlal ettiğini, bu nedenle KKTC’de konuşlu Alarm Reaksiyon nöbeti tutan iki adet F-16 uçağının derhâl tedbir amaçlı kaldırıldığını da belirten Zeki Aktürk, "Uçaklarımız, KKTC hava sahası üzerinde görev yapmış olup GKRY hava sahasını ihlal etmemiş, bahsi geçen trafiklere taciz yapılmamıştır. Bölgede gerginliği artıran ve provokatif nitelik taşıyan mağduriyet algısı oluşturmaya yönelik girişimler ve açıklamaların kabul edilmesi mümkün değildir." dedi.

Uzlaşma çabalarına en büyük engel İsrail

İran ile ABD arasında çatışmaların tekrar başlamasından endişe duyduklarını da vurgulayan Aktürk, "Mevcut hassas süreçte tüm tarafların itidalli davranması, bölgemizde kalıcı barış ve istikrarın tesisi için diplomatik çözüm yollarına öncelik vermesi büyük önem taşımaktadır." dedi.

Gazze’de aylardır devam eden katliamlar, Lübnan’a yönelik saldırılar ve bölgesel gerilimi tırmandıran eylemleriyle bölgedeki en büyük istikrarsızlık kaynağı hâline gelen İsrail'i "uzlaşma çabalarının önündeki en büyük engel" olarak nitelendiren Aktürk, Uluslararası hukuku ve insani değerleri hiçe sayan bu yaklaşım, yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel barış ve istikrarı da tehdit etmektedir. Diplomatik girişimlerin başarıya ulaşabilmesi için uluslararası toplumun İsrail’in saldırgan ve hukuk tanımaz politikalarına karşı daha kararlı bir tutum sergilemesi ve somut adımlar atması gerekmektedir." diye konuştu.