Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Bu toplumun İslam ahlakı üzere, Kur’an ahkamı üzere bir sosyal hayatı yaşaması, bir ibadet hayatını yerine getirmesi için çaba ve gayret sarf eden bir kurumuz.” dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Gümüşhane’de düzenlenen “Yedisi Bir Yerleşkede Toplu Açılış Programı”na katıldı.
Başkan Arpaguş, yaptığı konuşmada, Başkanlığın toplumumuzda iki ayrı görevi olduğunu belirterek, “Toplumumuzda sahih dini bilgiyi insanlarımıza yaymak ve ulaştırmak. İkincisi de toplumumuzun dini hayatına rehberlik etmek. Bu İslam diyarında, Müslümanların yaşadığı bu toplumun İslam ahlakı üzere, Kur’an ahkamı üzere bir sosyal hayatı yaşaması, bir ibadet hayatını yerine getirmesi için çaba ve gayret sarf eden bir kurumuz.” ifadelerini kullandı.
Her karışını kanlarıyla sulayan ecdadın kıyamete kadar Allah’ın kitabını ve Efendimiz (s.a.s)’in sünnetinin yaşandığı ve yaşatılacağı bu toprakları emanet olarak bıraktığını aktaran Başkan Arpaguş, “Bu emanet hepimizin boynundaki en ağır yüktür. Yerine getirilmesi asla hiçbir bahaneye sığınılmaksızın gerçekleştirilmesi hepimiz için bir vazifedir. Bu bilinci taşımamız gerekiyor. Bu toplumu Kur’an ahkamıyla, Efendimiz (s.a.s)’in ahlakıyla inşa edeceksek, 7’den 70’e bütün toplum kesimlerimize, her kuşağımıza bu ilahi hakikati öğretmek ve yaşatmak zorundayız.” diye konuştu.
Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Nesillerimizi bu toprakların manevi ruhuyla yetiştirmek zorundayız. Bu topraklarda kalıcı olmak istiyorsak, modern dünyanın çok farklı mecralara ve yönlere savrulduğu dünyada toplumumuzu, geleneksel yapımızı, yüce dinimizin bize kazandırdıkları güzellikleri, bu topluma hakim kılmak istiyorsak, bu toplumun her katmanına; eskiler ‘eşiktekinden beşiktekine’ der. Bunu ulaştırmakla mükellefiz. Bunu oluştururken Cenabı Hak bizlere Kur’an-ı Kerim’de ‘Bu dini hikmetle anlatacaksınız’ buyuruyor. ‘Güzel örneklerle anlatacaksınız’ buyuruyor. Bu dini ayakta tutmak ve yaşatmak adına ne tür bir mücadele vermemiz gerekiyorsa onu en güzel şekilde yerine getirmemiz lazım.”