İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Öcalan'ın statüsü bellidir, bir terör hükümlüsüdür, Kürtlerin temsilcisi de lideri de değildir, siyasallaşma başlığı altında ona rol biçilemez, örgüt mensuplarına ulaşması, talimat iletmesi, temas etmesi kabul edilemez." dedi.
Partisinin TBMM Grup Toplantısında Terörsüz Türkiye sürecini eleştiren Dervişoğlu, PKK'nın bir terör örgütü, Abdullah Öcalan'ın ise 25 yıldır terörü İmralı'dan yöneten elebaşı olduğunu ifade etti. Terör örgütü PKK'nın zaten hukuk dışı olduğunu belirten Dervişoğlu, şunları söyledi:
"Terör örgütü PKK parti, dernek, şirket değildir. Eli kanlı canilerin, katillerin, katli vaciplerin, Türkiye'yi, Türk milletini hedef alan soysuzların bütünüdür. Kendini feshetmesi mümkün değildir. Bu katiller sürüsünü Türk askeri ve Türk polisi tasfiye eder. Türk Devleti de sebeplerini ve sonuçlarını bertaraf eder. Terörsüz Türkiye'nin yolu İmralı'dan geçmez. Terörsüz Türkiye'nin yolu Türk milletinin iradesinden, Türk devletinin kudretinden, hukukun üstünlüğünden, amasız fakatsız mutlak adaletten, yasaklardan arınmış Türkiye'den, tam ve kamil demokrasiden, Cumhuriyet'in üniter yapısından, şehitlerimizin aziz hatırasından, gazilerimizin onurundan geçer. Onların ne için neyi feda ettiğini anlamaktan geçer."
İstihbarat eskilerinin makalelerden kesilip yapıştırılan doktrinlerinin bölgesel ve tarihsel pratiklere rağmen hala bir tez gibi sunulmaya çalışıldığını iddia eden Dervişoğlu, "Öcalan'ın statüsü bellidir, bir terör hükümlüsüdür, Kürtlerin temsilcisi de lideri de değildir, siyasallaşma başlığı altında ona rol biçilemez, örgüt mensuplarına ulaşması, talimat iletmesi, temas etmesi kabul edilemez." diye konuştu.
Terörsüz Türkiye sürecinin bir de sınır ötesi boyutu bulunduğuna dile getiren Dervişoğlu, şu açıklamalarda bulundu:
"Süreç en başından beri yalnızca Türkiye içindeki PKK unsurlarından söz etmiyor, İran'dan, Irak'tan, Suriye'den farklı adlarla faaliyet gösteren yapılardan söz ediyor. PKK'dan, YPG'den, PJAK'tan, KCK'dan söz ediyor. Ardından da Öcalan'ın bu yapıların faaliyetlerini sonlandırmada etkili olabileceği varsayılıyor. Burada çok ağır bir stratejik risk vardır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, başka ülkelerdeki terör uzantılarını Öcalan eliyle yöneten devlet görüntüsüne düşemez. Türkiye, sınır ötesindeki bölücü terör ağlarını, yönlendiren ve siyasallaştıran bir aktör gibi gösterilemez. Biz yıllardır ne diyoruz? PKK/YPG terör örgütüdür. PJAK da KCK da aynı bölgesel vekalet ağının parçalarıdır. Bunlar bölgesel istikrarsızlık üreten terör ağlarıdır."
Dervişoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin terörle mücadele ile ilgili bir tek koordinasyon merkezinin bulunduğunu, bu merkezin de Mili Güvenlik Kurulu olduğunu söyledi.
Terörsüz Türkiye sürecinde Kuzey İrlanda IRA, İspanya ETA örneklerinin verildiğini anımsatan Dervişoğlu, "Türkiye'nin tarihini, devlet yapısını, terörle mücadelesini, başka ülkelerin şartlarıyla sulandıramazsınız. Kuzey İrlanda başka bir tarihtir. İRA başka bir örgüt yapısıdır. Oradaki mezhepsel, tarihsel ve siyasal zemin bambaşkadır. Kesindir ki Türkiye, bir sömürge imparatorluğunun ardılı değildir. Anadolu, bir ada değildir. Kürtler İrlandalı değildir." dedi.




