Kabine toplantısının ardından açıklama yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Savaşı ile ilgili olarak, "Hedefimiz, öncelikle ülkemizi bu yangından uzakta tutmaktır." dedi.
İran'dan yapılan füze saldırısına da tepki gösteren Erdoğan, "Milletimizin kalbinde ve zihninde derin yaralar açacak, bin yıllık komşuluk ve kardeşlik hukukumuza gölge düşürecek bir hesabın içine girilmemelidir." şeklinde konuştu.
Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bölgemizin içinden geçtiği sıkıntılı günlerde ülkemiz için kritik önemi haiz konuları istişare ettiğimiz bir Kabine Toplantımızı daha tamamladık. Toplantımızda özellikle İran krizi ve bölgemizdeki yansımalarını ele aldık. Ekonomiden ticarete, savunmadan sınır güvenliğine, turizmden tarıma ve enerjiye uzanan bir yelpazede bu krizin olası etkilerini değerlendirdik. Çatışmaların uzaması, yayılması ya da Allah korusun kontrolden çıkması dâhil muhtemel senaryoları çok boyutlu bir şekilde analiz ettik."
Hükûmet olarak 28 Şubat’tan beri tüm birimlerile teyakkuz hâlinde olduklarını belirten Erdoğan, "Devletimizin tüm kurumlarını seferber etmiş durumdayız. Kriz yönetiminde deneyim sahibi kadrolarımızla bütün gelişmeleri anbean takip ediyor, hiçbir ihtimali göz ardı etmiyoruz. Tedbiri ve temkini bir an olsun elden bırakmıyoruz. Hedefimiz, öncelikle ülkemizi bu yangından uzakta tutmaktır. Türkiye'nin güvenliğini, 86 milyonun huzurunu temin etmek bu süreçte en büyük hassasiyetimizdir. Tek bir insanımızın dahi kılına zarar gelmesini istemiyoruz. Bölgemizin istikrarsızlığa sürüklenmesi amacıyla ateşe benzin dökenlere rağmen biz ateşe su taşıyor, yangını daha fazla büyümeden kontrol altına almanın ve mümkünse söndürmenin samimi mücadelesini veriyoruz." ifadelerini kullandı.
Pek çok ülke Türkiye'den övgüyle bahsediyor
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in söylemlerini eleştiren Erdoğan, "Etrafımızın ateş çemberiyle kuşatıldığı, füzelerin gökyüzünde uçuştuğu, en küçük bir hatanın büyük sorunlara yol açabileceği böyle bir dönemde hâlen polemik peşinde koşan, bize sataşarak prim kazanma hesabı yapan bu şahsı ben bir kez daha aziz milletime, ferasetine havale ediyorum." dedi.
Avrupa'dan Asya'ya pek çok ülke Türkiye'nin izlediği dengeli, mutedil ve diplomasiyi önceleyen politikasından övgüyle bahsettiğini belirten Erdoğan, "Milletimiz bize oy versin veya vermesin Kabinemizin nasıl ince bir siyaset izlediğini anlıyor ve bunun için bizlere dua ediyor. Fakat ana muhalefetin başındaki zat çıkıyor, gün aşırı yaptığı açıklamalarla Türkiye Cumhuriyeti hükûmetini içler acısı bir durumda olmakla suçluyor. Açık söylüyorum, böyle sorumsuzluk, böyle şuursuzluk olamaz." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin her türlü saldırıyı püskürtecek, bekasına uzanan kirli elleri kıracak kapasiteye ve kudrete sahip olduğunu vurguladı.
Ekonomik etkileri asgari düzeyde tutmak için tedbirler alıyoruz
Bu süreçte ilk günden itibaren yoğun bir diplomasi trafiği içinde olduklarını hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Daha fazla büyümeden krize bir çıkış yolu bulabilmek amacıyla şimdiye kadar 16 liderle görüşmemiz oldu. Dışişleri Bakanımız aynı şekilde 50'nin üzerinde telefon görüşmesi yaptı. Millî Savunma Bakanımız, Genelkurmay Başkanımız, Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanımız ve diğer arkadaşlarımız muhataplarıyla sürekli temas hâlindeler. Başta Hazine ve Maliye, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Ulaştırma ve Altyapı, Tarım ve Orman olmak üzere bakanlarımız kendi görev alanlarıyla ilgili konuları hassasiyetle takip ediyor. Konuşmamın başında da ifade ettiğim gibi, hiçbir şeyi şansa bırakmıyoruz. Krizin özellikle ekonomik etkilerini asgari düzeyde tutmak için dinamik bir süreç yönetimiyle gerekli tedbirleri alıyoruz.
Şimdi burada 28 Şubat'tan beri tedbirler kapsamında neler yaptığımızı kısaca hatırlatmak istiyorum. Bölgemizde yaşanan çatışmalar enerji ve emtia fırsatlarından ticarete, turizmden tedarik zincirlerine birçok başlıkta belirsizlikler oluşturuyor. Hiç şüphesiz bu tür kaotik durumlar hazırlıksız yakalanan ekonomiler için birer tehdit, hazırlıklı olanlar için ise yönetilebilir süreçlerdir."
Erdoğan, nâlihazırda günlük net ithalatın 90 günlük kısmına tekabül eden miktarda ulusal petrol stoku tuttuklarını; BOTAŞ'ın geçtiğimiz dönemde aynı şekilde uluslararası enerji şirketleri ile çok sayıda doğal gaz ve LNG anlaşması imzaladığını da hatırlatarak, "Muhtemel arz kesintilerine karşı enerji terminallerimiz ve doğal gaz depolama tesislerimizin mukavemet kabiliyetini ciddi oranda güçlendirdik. Yükselen talep trafiğine rağmen kullanıcıların akaryakıta erişiminde de herhangi bir aksamaya mahal vermiyoruz. Yani enerji boyutunda hamdolsun her şey kontrolümüz altında." dedi.
Türkiye'nin dostluğunu zora sokacak provokatif adımlar
İran'dan Türkiye'ye yönelik füze saldırılarına tepki gösteren Erdoğan, "Samimi uyarılarımıza rağmen Türkiye'nin dostluğunu zora sokacak son derece yanlış ve provokatif adımlar atılmaya devam ediliyor. Milletimizin kalbinde ve zihninde derin yaralar açacak, bin yıllık komşuluk ve kardeşlik hukukumuza gölge düşürecek bir hesabın içine girilmemelidir. Türkiye'nin yeri de tavrı da bellidir. Ateşin daha fazla yayılmaması, daha fazla kan dökülmemesi için gösterdiği olağanüstü çabalar da ortadadır. Bugünkü hadise bağlamında yanlışta ısrar ve inat edilmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyorum. Gelişmeleri NATO ve diğer müttefiklerimizle eş güdüm içinde takip edecek, güvenliğimizi tahkim edecek ilave önlemleri almayı sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin savunmasının arttırılmasına yönelik 6 adet F-16 savaş uçağı ile hava savunma sistemlerini adaya konuşlandırdıklarını belirten Erdoğan, ‘İki devlet, tek millet’ şiarıyla hareket ettikleri Azerbaycan başta olmak üzere bölgedeki kardeş ülkelerle de dayanışma hâlinde olduklarını ve aynı şekilde bölgedeki terör unsurlarının faaliyetlerini de anbean izlediklerini kaydetti.