Dünya

Kurtulmuş: Filistin'in BM'ye tam üyeliği ertelenemez

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Hilton İstanbul Bomonti Otel ve Konferans Merkezi’nde düzenlenen Filistin’i Destekleyen Parlamentolar Grubu İkinci Toplantısı’na katıldı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Hilton İstanbul Bomonti Otel ve Konferans Merkezi’nde düzenlenen Filistin’i Destekleyen Parlamentolar Grubu İkinci Toplantısı’na katıldı.

Kurtulmuş, Mısır’da her ne kadar bir anlaşma yapılmış görünse de Netanyahu ve hükümetinin saldırganlıklarına devam ettiğini, Filistinli masum kadın ve çocuğu öldürmeyi sürdürdüğünü ifade etti.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, neredeyse bir asırdır işgal, katliam ve türlü engellemelere rağmen haysiyetinden ve mücadelesinden taviz vermeden varlık mücadelesini sürdüren Filistin halkıyla dayanışmanın kalıcı bir zemine oturtulması, haklı mücadelelerinin parlamentolar eliyle de uluslararası alanda daha güçlü bir şekilde duyurulması amacıyla geçen yıl 14 parlamentonun katılımıyla gerçekleştirilen Filistin’i Destekleyen Parlamentolar Grubu’nun, planlandığı gibi genişleyerek yoluna devam ettiğini görmekten memnuniyet duyduklarını söyledi.

Filistin meselesinin herkesin kabul ettiği gibi sadece iki devlet arasında sınır ihtilafı olmadığının altını çizen Kurtulmuş, “Filistin meselesi bir coğrafi mesele hiç değildir. Filistin meselesi, bunun da çok ötesinde bugün artık insanlık, siyasal meşruiyet ve uluslararası hukuk sisteminin en temel meselesi haline gelmiştir. Orta Doğu’da kalıcı huzurun ve istikrarın yolu, iki devletli siyasi ufkun temenni metinlerinden çıkıp artık hayata geçirilmesini gerektirmektedir.” diye konuştu.

"Diplomatik tanımalar yeterli değil ama tarihi bir adımın başlangıcı"

Geçen yıl BM Genel Kurulu’nda, 11 yeni ülkenin Filistin’i tanıma kararlarının gündeme gelmesinin diplomatik alanda adaletin tümüyle susmadığının açık göstergesi olduğunu ifade eden Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

“Hiç şüphesiz ki diplomatik tanımalar tek başına kafi sayılamaz. Ama bu, önemli ve tarihi bir adımın başlangıcıdır. Asıl ihtiyacımız olan ise biriken siyasi iradeyi bağlayıcı girişimlere dönüştürebilme kararlılığı ve cesaretini ortaya koymaktır. İki devletli çözümün ilerletilmesi için Filistin Devleti’nin daha fazla ülke tarafından tanınması ve BM Teşkilatında tam üye olarak yer alması ertelenemez bir zorunluluktur."

“Adalet gecikse de soykırım ve zulüm düzeni asla ve asla uzun sürmeyecektir”

Filistin halkını tarihin dışına itmeye dönük her türlü meselenin ters yüz olacağını ve her türlü hesabın yarıda bırakılacağının altını çizerek, şunları kaydetti:

“Nehirden denize kadar özgür bir Filistin Devleti’nin kurulması için verilen bu mücadele mutlaka başarılı olacak ve sonunda özgür bir Filistin Devleti kurulacaktır. Adalet gecikse de soykırım ve zulüm düzeni asla ve asla uzun sürmeyecektir. Şunu açıklıkla ifade etmek istiyorum. Bugünler, Netanyahu ve çetesi için iyi günlerdir. Onları bekleyen daha nice hesap verecekleri günlerin yakın bir zamanda gerçekleşeceğine yürekten inanıyorum. Filistin’in kısa süre içinde tam anlamıyla istiklali, bölgesel huzurun anahtarlarından biridir belki de birincisidir.

İnsanlık tarihi bize öğretiyor ki dünya barışının kapısı Orta Doğu; Orta Doğu kapısının anahtarı ise Filistin meselesidir. İnsanlık ailesi, hukuk ile kuvvet arasındaki tercihini er ya da geç yapmak mecburiyetindir. Bizim tercihimiz açık ve nettir. Biz hukuktan, insanlıktan, insaftan, vicdandan ve bütün ülkelerin egemen eşitliğinden yanayız. Haktan, haysiyetten ve meşru siyasal düzenden yana bir çizgide yürümeye devam edeceğiz.”