Nottingham Forest'tan taraftarlara 'alkol almayın' uyarısı
Nottingham Forest'tan taraftarlara 'alkol almayın' uyarısı
İçeriği Görüntüle

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Artık kürsüler sadece camilerde değil; televizyonlarda, cep telefonlarında, tabletlerde ve sosyal medya mecralarındadır." dedi.

İl müftüleri ile istişare toplantısında konuşan Safi Arpaguş, "Eğer biz hakikati o mecralarda en güçlü şekilde dile getiremezsek, batıl o boşluğu yalan ve iftiralarla dolduruyor. Bilgi kirliliğinin zihinleri işgal ettiği bu çağda, ‘Sözün en güzelini söylemek’ ve doğru dini bilginin dijital dünyadaki temsilcisi olmak zorundayız.” ifadelerini kullandı.

“Gençlerimizin sorunlarını geçiştiremeyiz”

Kur’an kurslarından gençlik merkezlerine kadar her alanda, Hz. Peygamber’in (s.a.s) kuşatıcı üslubunun hakim kılınması gerektiğini anlatan Başkan Arpaguş, “Gençlerimizin sorularını geçiştiremeyiz; onların dünyasına girmeli, dertleriyle dertlenmeli ve onlara güvenilir bir liman olduğumuzu hissettirmeliyiz: Hikmetle, güzel öğütle, en güzel yöntemlerle.” şeklinde konuştu.

“Sahih dini bilgi üretimimiz günümüz inanç problemlerine ışık tutmalı”

Toplantının en hayati başlıklarından bir tanesinin şüphesiz fetva hizmetleri olduğunu aktaran Başkan Arpaguş, “Bugünün insanı, sadece ‘haram’ veya ‘helal’ denilmesini değil, bunun hikmetini ve gerekçesini de duymak istemekte. Fetva geleneğimiz ve sahih dini bilgi üretimimiz, vatandaşımızın zihnindeki sorulara, ‘Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız; müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.’ nebevi düsturuyla, hikmetli ve ikna edici cevaplar sunmalı, günümüz inanç problemlerine ışık tutmalı ve dini konulardaki bilgi dezenformasyonu karşısında zamanında ve yerinde toplumu aydınlatmalıdır.” diye konuştu.

“Sanal kumar bataklığı, gençlerimizi ve aile yapımızı tehdit ediyor”

Toplumda derin kırılmalar yaşandığına dikkati çeken Başkan Arpaguş, konuşmasına şöyle devam etti:

“Uyuşturucu illeti, sanal kumar bataklığı, akran zorbalığı, alkol ve fuhuş gibi kötülükler, gençlerimizi ve aile yapımızı tehdit ediyor. Bununla birlikte, din sosuyla sunulan misyonerlik faaliyetleri ve sapkın akımlar, inancımıza ve değerlerimize saldırıyor. Bizler, bu tehlikeler karşısında sessiz kalamayız. Minberden sadece namazı anlatmak yetmez; kumarın yuvaları nasıl yıktığını, uyuşturucunun gençliği nasıl çürüttüğünü de haykırmak zorundayız. Sahada, sokakta, kahvehanede, okulda; kısacası hayatın her alanında aktif olmak, İslam’ın nurunu arayanlara rehberlik etmek, bizim asli vazifemizdir. Unutmayalım ki; İslam güneşinin dokunmadığı tek bir hane, Kur’an’ın rahmetinin ulaşmadığı tek bir gönül kalmayıncaya kadar durmak, dinlenmek bize haramdır.”

“Milletimizin kalbini kazanmada daha fazla gayret göstermeliyiz”

Düzenlenen bu toplantıların eksikliklerin görülmesi ve safların sıklaştırılması için yapıldığını belirten Başkan Arpaguş, şunları kaydetti:

“Toplumu bilinçlendirmek istiyorsan önce kalpleri kazan anlayışıyla, önce birbirimizin kalbini, sonra da milletimizin kalbini kazanmada daha fazla gayret göstermeliyiz. Sizlerin gayreti, samimiyeti ve fedakârlığı bu milletin manevi geleceğinin en büyük teminatıdır. Bizler bu ülkenin en ücra köşelerinde, dünyanın dört bir yanında görevlisi olan büyük bir teşkilatız. Bugün din hizmeti adına çok büyük imkânlara sahibiz. Eğer bu imkanları hakkıyla değerlendirir, aşkla, heyecanla çalışmaya devam edersek Yüce Allah bizlere daha fazla imkan ve fırsat bahşedecektir.”

“Müftü, çareler arayan kimsedir”

Müftülerin o şehrin manevi önderi, gönül doktoru ve kimsesizlerin sığınağı olduğunu belirten Başkan Arpaguş, “Müftü, şehrinde bir yetimin başı okşanmıyorsa, bir genç çaresizlik içinde kıvranıyorsa, bir aile dağılmanın eşiğindeyse bunun sızısını yüreğinin en derin yerinde hisseden ve bunlara çareler arayan kimsedir.” diye konuştu.

“Yayınladığımız eserler, bir yaraya merhem olmuyorsa sorunumuz var demektir”

“Hizmetlerin Etkinliği ve Sahaya Yansıması” başlığına dikkati çeken Başkan Arpaguş, şu ifadelere yer verdi:

“Neden bu başlığı seçtik? Çünkü hazırladığımız strateji ve projeler, yazdığımız raporlar, yayınladığımız eserler, gönderdiğimiz talimatlar; şayet sahada bir karşılık bulmuyorsa bir insanın hayatına dokunmuyorsa bir yaraya merhem olmuyorsa sorunumuz var demektir. Hülasa geçtiğimiz günlerde birim amirleri toplantımızda da ifade ettiğimiz üzere; ‘Ankara'daki strateji, Anadolu'da pratiğe dönüşmüyorsa Anadolu'daki sorun Ankara'da çözülmüyorsa eksik kalmışız demektir.’ Amacımız, evrak üzerinde mükemmellik aramak değildir, gönüller üzerinde ne kadar tesir edebiliyoruz onu hedeflemekteyiz.”

“İrşat faaliyetlerimiz çarşıya, pazara, sokağa, eve ışık tutabilmelidir”

Önümüzdeki 4 gün boyunca 12 farklı oturum düzenleneceğini kaydeden Başkan Arpaguş, minberlerin, kürsülerin ve kursların, sadece namaz ve ders vakitlerine sıkışmış mekanlar olamayacağını dile getirerek, “Hutbelerimiz, yaygın din eğitimi ve vaaz-irşat faaliyetlerimiz hayatın tam kalbine dokunmalı; çarşıya, pazara, sokağa, eve ışık tutabilmelidir. Gençlerimiz, bizim geleceğimiz, en büyük imkanımız ve en hassas emanetimizdir. Bugün gençlerimiz, modern çağın getirdiği kimlik bunalımları, inanç problemleri ve nihilizm, deizm gibi akımların kıskacındadır. Onlara yaklaşırken yargılayan değil anlayan, dışlayan değil kucaklayan, mahkum eden değil, ikna eden bir dil kullanmak mecburiyetindeyiz.” ifadelerini kullandı.

4 gün sürecek olan toplantının açılış programına, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Haçkalı, Diyanet İşleri Başkan Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet İshak Demir, Dr. Hüseyin Hazırlar, Dr. Hafiz Osman Şahin, Fatih Mehmet Karaca ile Başkanlığın üst düzey yöneticileri katıldı.