Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Külliyede Ramazan" etkinlikleri kapsamında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu'nda açılan kitap stantlarını ve atölyeleri ziyaret etti.
Geçen yıl da "Külliyede Ramazan" etkinlikleri kapsamında çok yoğun katılımla bu coşkunun yaşandığını dile getiren Tekin, şunları kaydetti: "Bu yıl bu coşku katlanarak arttı. Bu yıl biz de Millî Eğitim Bakanlığı olarak çocuklarımızın bu duygularla, bu birliktelik, beraberlik arzusunun, ihtiyaç duyulduğunda arkasına bakmadan ülkesi, milleti, vatanı için fedakârlık yapabilme hissinin yaygınlaştırılması için okullarımızda bir dizi etkinlik başlattık, bir genelge ile bunu duyurduk. Şu an okullarımız cıvıl cıvıl. Ben bu etkinliklere katılan velilerimize, öğrencilerimize ve bu etkinlikleri organize eden, hazırlayan bütün öğretmen arkadaşlarımıza, idareci arkadaşlarımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Bu duygular, bu hisler yaşatıldığı sürece millî birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimiz daha da güçlenecektir."
Tekin, "Türk toplumunu tanımayan, Türk toplumunun değerlerini bilmeyen, Türk toplumundan uzak, sırça köşklerinde yaşayan bir grup insan, ramazan etkinliğinin Türk toplumunun kültürel yapısıyla uyumlu olmadığını düşünüyor herhalde. Şuraya gelsinler, baksınlar, Anadolu'da herhangi bir ile gitsinler, baksınlar. Anadolu'da ramazan demek; millî birliğin, kardeşliğin, yardımlaşmanın, dayanışmanın maksimum düzeyde yaşandığı bir dönem demektir. Bunun Anadolu'nun, Türk toplumunun değerleriyle uyumlu olmadığını düşünenler varsa otursunlar, kendilerini analiz etsinler. Kendileri nerede yaşıyorlar, Türk toplumunu ne kadar tanıyorlar? Bizim yazımızı mahkemeye, yargıya taşımayla ilgili olarak da baksınlar, hukuki olarak ne problem varsa onu taşısınlar. Benim yazımda, bizim Genelge'mizde hukuka aykırı hiçbir şey yok çünkü biz anayasamıza referansta bulunduk, 1739'a referansta bulunduk ancak 168 kişi olduğu iddia edilen kişilerin açıkladığı bildiride, çok ciddi şekilde hukuki problemler var."
Bu bildiri hakkında suç duyurusunda bulunacağını da yineleyen Tekin, şöyle devam etti: "Şimdi bu kadar insana, yüzde 99'u Müslüman olan bir ülkede, ramazan konusunda hassasiyeti bu kadar yoğun yaşayan kişilere 'gerici azınlık' deme cesaretini gösteriyorsa ben de bir Türkiye Cumhuriyeti devleti vatandaşı olarak bunu yargıya taşımakla mükellefim. Bir tek katıldığım cümleleri var 'Laikliği savunmak suç değildir', evet laikliği savunmak suç değildir ama topluma dinî inançlarından uzaklaşmayı, dinî değerlerinden uzaklaşmayı zorla tepeden inmeci bir mantıkla tanımlamaya çalışmak suçtur. Bu suçun cezasını da çekmeleri gerekir."





