AHBAP'a 5. dalga operasyonda 53 yakalama kararı
AHBAP'a 5. dalga operasyonda 53 yakalama kararı
İçeriği Görüntüle

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından Slovakya'nın başkenti Bratislava'da düzenlenen "PISA 2025 Bölgesel Toplantısı"na katıldı. Tekin, OECD'nin uzun dönem analizlerine göre 2015'ten 2025'e uzanan 10 yıllık süreçte her üç alanda birden performansını anlamlı biçimde yükseltebilen tek OECD ülkesinin yine Türkiye olduğunu ifade etti.

"PISA 2025 Bölgesel Toplantısı"nda konuşan Bakan Tekin, toplantı kapsamında PISA 2025 döngüsüyle ilgili Türkiye'nin tecrübelerini paylaşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Slovakya Eğitim Bakanı Tomas Drucker'a da ev sahipliği için teşekkürlerini iletti.

Yaklaşık 15 gün önce OECD Eğitim Direktörü Andreas Schleicher ile toplantı yaptıklarını anımsatan Tekin, Schleicher'in kendisinden PISA 2025 döngüsünde Türkiye'nin son 10 yılda attığı adımlar ve hangi adımlar neticesinde bu başarının elde edildiğine dair bir konuşma yapmasını istediğini belirtti.

Türkiye'de eğitimde son 10 yılda atılan adımların ne tür sonuçlar doğurduğuna dair tecrübelerini paylaşmak istediğini aktaran Tekin, OECD Genel Sekreter Yardımcısı Frantisek Ruzicka ve Schleicher'in 2015'ten sonra Türkiye'nin PISA döngülerinde "olağanüstü bir performans sergilediğine" dair ifadeler kullandığını söyledi.

Bilhassa 2000'li yılların başında üzerinde odaklandıkları ana konulardan birinin, eğitim için genel bütçeden ayrılan payın sıralamadaki düşüklüğü olduğunu vurgulayan Tekin, bu anlamda eğitime ayrılan kaynağın söz konusu yıllarda gerilerde olduğunu dile getirdi.

Türkiye'de 2000'li yılların başında başta savunma ve güvenlik olmak üzere farklı sektörlere kaynak ayrıldığına işaret eden Tekin, "Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakan olarak göreve başladığı 2002'den itibaren Türkiye'de genel bütçeden en yüksek pay eğitime ayrılmaya başlandı. Bunun önemli problemlerimizin çözümü için çok ciddi bir adım olarak literatüre geçmesini isterim. Çünkü bu gerçekten hem siyasal önceleme anlamında hem de ekonomik kaynak ayırma anlamında çok önemli bir adımdı." dedi.

"Öğretmen başına düşen öğrenci sayısında OECD ortalamasından daha iyi"

Bakan Tekin, 2000'li yılların başında eğitimde fırsat eşitliğinin temini noktasında atılması gereken adımlar olduğunu belirterek, o yıllarda Türkiye'nin coğrafi koşulları itibarıyla etnik, dini, politik ya da benzeri sebeplerle dünyanın her tarafında olduğu gibi eğitime erişme konusunda da sorunlar yaşandığını, bunun sonucunda fırsat eşitsizliğinin beraberinde geldiğini söyledi.

Bu kapsamda birtakım adımlar attıklarını ifade eden Tekin, "Biz bu süreç içerisinde öğrencilerin kamu kaynaklarıyla merkezdeki okullara her gün taşınmasından öğretmenlerin eğitimde erişim sıkıntısı yaşanan okullara taşınmasına kadar, bölge yatılı okullar kurmaktan bilhassa özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklarımızın evinde, hastanede, ailesinin yanında eğitim imkânına erişmesine kadar sosyal eşitsizlikleri giderebilecek çok ciddi tedbirler aldık. Şu an ülke içerisinde özel servisler dışında her gün yaklaşık kamu kaynaklı beslenen 90 bin servis aracıyla çocuklarımızı eğitim öğretime eriştirmeye çaba sarf ediyoruz." dedi.

Son 20 yılda derslik sayısındaki artışa değinen Tekin, bu dersliklerin hem fiziki kapasiteyi rahatlatma hem de daha nitelikli ortamlarda eğitim öğretim imkânının sunulması anlamında önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Türkiye'de yaklaşık olarak 750 bin sınıfta 18 milyon öğrenciye eğitim öğretim hizmeti verdiklerinin altını çizen Tekin, şöyle devam etti:

"Bu anlamda attığımız önemli adımlardan bir tanesi öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla OECD ortalamasının çok gerisindeydik. Şu anda hem derslik başına düşen öğrenci sayısı hem de öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla OECD ortalamasının üzerine çıkmış durumdayız. Bu da bizim açımızdan önemli bir yenilik."

Bakan Tekin, 2013 sonrası başlatılan FATİH Projesi ile 750 bin dersliğin tamamına internet erişiminin sağlandığını ve milyonlarca eğitim içeriğinin bulunduğu bir eğitim içerik portalı oluşturduklarını belirtti.

"Eğitimlere katılmayı zorunlu hale getirdik"

Tekin, 2023'ün yaz aylarından itibaren okullarda telefon kullanımını yasakladıklarını anımsatarak, aynı şekilde bu yıl öğretmenlerin de ders ortamında telefonla zaman geçirmemeleri gerektiğini kendilerine hatırlattıklarını ifade etti.

Ailelerin çocuklarının eğitim öğretim süreçlerine pozitif katkı vereceklerini gördüklerini aktaran Tekin, 2023 yazından itibaren Türkiye'deki yaklaşık 18 milyon öğrencinin tamamının ailesine yönelik ebeveyn eğitimleri sürecini başlattıklarını dile getirerek, "Bu yıl itibarıyla da okul öncesine, ilkokula ve ortaokula yeni başlayan çocuklarımızın ailelerine bu eğitimlere katılmayı zorunlu hale getirdik." diye konuştu.

OECD ve PISA yöneticilerine teşekkürlerini ileten Tekin, "Türkiye'de bugün burada konuştuğumuz güzel atmosferin oluşmasına sebebiyet veren Sayın Cumhurbaşkanımıza ve bu anlamda bizim her daim destekçimiz olan öğretmen arkadaşlarıma teşekkür ediyorum." dedi.