DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Bu ülkenin bütün toplumsal kesimleri çok acı çekti. Biz de geleceği inşa etmek için geçmişe saplanmayacağız." dedi. Bakırhan, çözüm sürecini enfekte edenlerin karşısında olacaklarını dile getirdi.
DEM Parti 5. Olağan Kongresi'nde konuşan Tuncer Bakırhan, "Artık hepimizi kapsayacak bir Türkiye'ye, bir cumhuriyete, bir demokrasiye ihtiyaç var; yeni bir toplumsal mutabakata ihtiyaç var." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin hep ekonomik, siyasi, toplumsal krizler girdabında debelenip durduğu tespitini yapan Bakırhan, şöyle devam etti:
"Enerjimizi birbirimize değil başka alanlara harcasaydık, şu anda bambaşka bir Türkiye’de yaşıyor olacaktık. Türkiye, içerideki dar korkular yüzünden sadece içeride değil, dışarıda da büyük bir maliyet ödedi. Ama hepimiz için artık hatadan dönme zamanıdır. Küresel planlara karşı birlik olma, bölgesel fırsatlar için ortak mücadele etme zamanıdır. Bu ülke, bu insanlar sonu gelmeyen krizleri hak etmiyor. Biz iddialıyız, bu ülkeyi krizlerin ülkesi olmaktan çıkarmaya kararlıyız. Cumhurbaşkanı da Cumhur İttifakı da bu sürece "Türkiye Yüzyılı" diyor. Emin olun ki süreç başarıya ulaşırsa gerçekten bu yüzyıl Türkiye’nin olacak; Kürtlerin, Alevilerin, ezilenlerin ve emekçilerin yüzyılı olacak. Gelin, rejimin parametresini demokrasi, hukuk, adalet ve eşitlik ilkeleri etrafında örelim ve Demokratik Türkiye Yüzyılına adım atalım. İşte bunu başarmak, siyaset kurumunun emek vermesine ve sürece cesaretle sahip çıkmasına bağlıdır. Bu inanç, bu cesaret DEM Parti'de var, bu salondadır. Önümüzdeki yüzyılı kurtarmaya kararlıyız. Bir daha Kürtlerin, Türklerin, Alevilerin, bu ülkede yaşayan emekçilerin zulüm, baskı ve yoksulluk içinde yaşamaması için kararlı bir şekilde bu yola revan olmaya hazırız. Herkes önyargılarını kırar, korkularını bitirir, çıkarını halkın çıkarının arkasına koyarsa sadece yüz yılı değil bin yılı da kurtarırız."
Yakın geçmişte partilerine yönelik baskıların yanında hatalar da yaptıklarını belirten Bakırhan, "Bir dönemi değerlendirirken sadece dışarıdan gelen baskıları gerekçe gösteremeyiz. Kendi eksiklerimizi görmekten, bunu söylemekten çekinmeyeceğiz. Zaman zaman toplumla aramızdaki bağı yeterince güçlü tutamadık. Kimi meselelerde sesimizi geç duyurduk. Örgütsel reflekslerimiz her zaman aynı hızla devreye giremedi. Kimi zaman haklı olduğumuz konularda bile toplumun geniş kesimlerini ikna edecek bir dil kuramadık. Kendi doğrularımızı tekrarlamakla yetindiğimiz anlar oldu." diye konuştu.
Türkiye’yi yönetmeye talip olduklarını vurgulayan Bakırhan, "Süreci enfekte eden kim olursa olsun, ilk bizi karşısında görecek. Yumruğumuz sıkılı değil, elimiz açıktır. Göz hizasından konuşuyoruz ve gizli bir ajandamız yok. Tek bir ajandamız var, o da demokratik bir Türkiye'dir. Tek bir ajandamız var, o da barış ve demokratik toplumdur." ifadelerini kullandı.





