Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Erbil’de düzenlenen uluslararası MERI Forumu 2026’da soruları cevapladı.
Rudaw'ın haberine göre.i Türkiye ile PKK arasında yürütülen süreci yakından takip ettiklerini belirten Neçirvan Barzani, hem Ankara hem de İmralı cephesindeki ciddiyete dikkat çekti: "Son iki yılda Cumhurbaşkanı Erdoğan’da gördüğüm kadarıyla bu süreç ciddi bir süreçtir. Haberdar olduğum kadarıyla Başkan Abdullah Öcalan cephesinde de, onun tarafında da bu durum son derece ciddidir. Süreç belki yavaş ilerliyor olabilir; ancak hiçbir şey yapılmamış olsa bile en azından iki yıldır Türkiye'de annelerin yüreği yanmadı, çatışma yaşanmadı. Bu bile kendi başına büyük bir kazanımdır."
Sürecin yavaş ilerlediğine yönelik eleştirilere yanıt veren Barzani, 40 yıllık çatışma ve inkâr hafızasının bir günde silinemeyeceğini hatırlatarak sabır çağrısında bulundu: "Süreç yavaş ancak doğru ve isabetli bir istikamette ilerliyor. Kırk yıllık çatışmanın, birbirini yok saymanın ve bir millete 'sen yoksun' denilen kırk yıllık inkârın tüm yükünü bir gecede çözmeyi bekleyemezsiniz. Bu süreç büyük bir sabır ve metanet gerektirir. Sürecin başarıya ulaşması Türkiye’yi bambaşka bir aşamaya taşıyacak, tüm ülkenin yararına olacaktır."
Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile geçmişte yaptığı bir görüşmeyi ilk kez kamuoyuyla paylaşan Barzani, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin rahatsızlığı döneminde yaşanan diyaloğu aktardı: "Bahçeli hastanedeyken Cumhurbaşkanı Erdoğan’a dedim ki: 'Dünya çok değişti; artık Kürtler Bahçeli iyileşsin diye dua ediyor.' İşte bu, değişimin ve bizim meseleye verdiğimiz ciddiyetin açık bir göstergesidir. Türkiye’de Kürt meselesini çözen kişi Nobel Barış Ödülü’nü hak eder; bu da birinci derecede Erdoğan için geçerlidir."
"Süreci sabote etmek isteyen ellere fırsat vermemeliyiz"
Barış sürecinin korunması gerektiğinin altını çizen Başkan Neçirvan Barzani, hem Erbil hem de Süleymaniye olarak üzerlerine düşen tüm kolaylaştırıcı adımları attıklarını vurguladı: "Erbil ve Süleymaniye olarak barış sürecine gereken desteği verdik; Ankara ve Kandil ile ne gerekiyorsa yaptık. Şimdi yapılması gereken; hem Kürtlerin hem de Türkiye’nin ortak hasımları olan ve bu sürecin başarıya ulaşmasını istemeyen o odaklara, o ellere asla fırsat vermemektir."




