İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, bugün dünyanın ihtiyaç duyduğu ölçülerden birinin de aidiyetleri adaletin önüne koymamak olduğunu söyledi.
13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu'nda konuşan Bilal Erdoğan, "Kur'an'ın insana sunduğu mizan, hayatın bütün alanlarını kuşatıyor. İnsanın Rabbi ile ilişkisini, başka insanlarla ilişkisini, servetle, tabiatla, bilgiyle, arzularıyla ve elindeki güçle ilişkisini bir ölçüye bağlıyor." dedi.
İnsanın elindeki gücü ve gelişmişliği ne için ve nasıl kullandığının önemli olduğunu vurgulayan Bilal Erdoğan, adalet ölçüsüne dikkat çekerek "Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adaletli olun." ayetini hatırlattı.
Bilal Erdoğan, "Kur'ani adaletin en güçlü taraflarından biri budur. Adalet, karşımızdakinin kimliğine göre değişmez. Zulmün faili değiştiğinde, zulmün adı değişmez. Mağdurun dini, ırkı, milleti, rengi veya pasaportu insan hayatının anlamını, değerini değiştirmez. İşte bugün dünyanın ihtiyaç duyduğu ölçülerden biri de budur: Aidiyetlerimizi adaletin önüne koymamak." diye konuştu.
Kur'an'ın serveti reddetmediğini ancak "Nasıl kazandın?", "Kimin hakkını gözettin?", "Sahip olduğun imkan, başka insanların hakkına nasıl dokundu?" gibi sorular sorduğunu ifade eden Erdoğan, Kur'an'ın insan hayatına istikamet ve anlam verdiğini kaydetti.
İlim ehline de çağrıda bulunan Bilal Erdoğan, "Farklılıklarımızı çekişmeye dönüştürmemeliyiz. Meselelerimizi, toplumun önünde birbirimizi yıpratacak şekilde tartışmamalıyız. İhtilafımızı edeple, ilmimizi hikmetle, kardeşliğimizi hukukla taşımamız gerekiyor." dedi.
Sempozyumu düzenleyen İstanbul İlim ve Kültür Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Said Yüce ise bugün yaşanan küresel krizlerin ardında manevi istikamet ve anlam krizinin olduğunu dile getirdi. Bugün açlıklara, savaşlara, krizlere, haksızlıklara sebep olan güç merkezli medeniyet algısının yerine hak ve hakikat merkezli bir medeniyet anlayışının ikame edilmesi gerektiğini söyledi.





