Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, çocukların cezaevlerine 'gir-çık' yaptığı şeklindeki algının doğru olmadığını söyledi.
Enis Yavuz Yıldırım, TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu'nda çocuk adaletinde hapis dışı tedbirlerle ilgili dünya örneklerini anlattı.
Çocuk adalet sisteminde, yeniden suça sürüklenmenin önlenmesini ve çocuğun topluma yeniden uyumunu hedeflediklerini ifade eden Yıldırım, çocuk ceza infaz kurumlarında çocuğun üstün yararı gözetilerek fiziksel altyapının planlandığını dile getirdi.
Çocuk hükümlü ve tutukluların, yetişkin ceza infaz kurumlarından ayrıştırıldığını kaydeden Yıldırım, ülke genelinde 9 Çocuk ve Gençlik Ceza İnfaz Kurumu bulunduğunu bildirdi. Yıldırım, kapasitesi 2 bin 736 olan bu ceza infaz kurumlarında 3 bin 473 çocuk hükümlü ve tutuklunun olduğunu aktardı.
Açık cezaevi olarak nitelendirilen Çocuk Eğitimevi sayısının 5'e yükseltildiğini belirten Yıldırım, şöyle devam etti:
"Cezaevlerinde toplam 4 bin 421 çocuğumuz var. Bu çocuklarımızın 422'si yabancı uyruklu. Ceza infaz kurumlarında hükümlü olarak bulunan çocukların ortalama kalma süresi 404 gün, tutuklu olanların ortalama kalma süresi 109 gündür. Çocukların cezaevlerine 'gir-çık' yaptığı şeklindeki algının doğru olmadığını gösteriyor. Ortak alanlar kamera sistemleri ve çocuk ceza infaz kurumlarına özgü grup liderleri tarafından izlenmektedir. Çocuklar, gündüz saatlerinde eğitim, spor ve mesleki faaliyetlere katılıyor. İki çocuğu bir personel düşecek şekilde personel yapısı kullanıyoruz. Sağlık hizmetleri ve ilaç giderleri ücretsiz karşılanıyor."
Çocuğu olan tutuklu ve hükümlü sayısının 152 bin 875 olarak belirlendiğini, 295 bin 671 çocuğun ebeveynlerinden birisinin ya da her ikisinin de cezaevinde bulunduğunu bildiren Yıldırım, ebeveynleri cezaevinde bulunan çocukların suç için uygun zemini oluşturduğuna dikkati çekti.
"Çocukların suçtan uzaklaşmasını sağlamaya çalışıyoruz"
Adalet Bakanlığı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Daire Başkanı Meral Gökkaya, Çocuk Koruma Kanunu'ndaki düzenlemelere ilişkin bilgi verdi.
Çocukların ifadelerinin, adli görüşme odalarında alındığını dile getiren Gökkaya, 176 adli görüşme odasının hizmet verdiğini belirtti.
Çocuk Adalet Merkezleriyle, çocuklarla ilgili adli işlemlerin yetişkinlerden ayrıştırılarak farklı yerlerde yapılmasının sağlandığını ifade eden Gökkaya, bu merkezlerin ülke genelinde 3 ilde bulunduğunu bildirdi.
Gökkaya, mükerrer suçların önlenmesiyle ilgili de çalışmalar yürüttüklerini belirterek, "Bir çocuk, 'birden fazla suça sürüklenmesin' diye özel bir çalışma içerisindeyiz. Çocuklarla görüşmeler ve vaka takibi yapıyoruz. Çocukların belli yerlere iş anlamında yerleştirilmesini sağlayarak çocukların suçtan uzaklaşmasını sağlamaya çalışıyoruz." şeklinde konuştu.
Kasten yaralama, hırsızlık, hakaret, tehdit, mala zarar verme...
Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürü Günay Albayrak, suça sürüklenen çocuklarla ilgili istatistik bilgilerini paylaştı.
Geçen yıl, suça sürüklenen çocuklarla ilgili yürütülen soruşturmalarda kamu davası açılma oranının yüzde 43,3 olduğunu ifade eden Albayrak, bu davaların en çok kasten yaralama, hırsızlık, hakaret, tehdit, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal, yağma, uyuşturucu, dolandırıcılık, çocukların cinsel istismarı suçlarından açıldığını kaydetti.
Albayrak, "2025 yılında kamu davası açılan suça sürüklenen çocuklarla ilgili dosyalardaki cinsiyet dağılımına bakıldığında, yüzde 85'ini erkek, yüzde 15'ini kız çocukları oluşturmaktadır. Geçen yıl kamu davası açılan suça sürüklenen çocuklardan yüzde 6'sının yabancı uyruklu çocuklar olduğu görülmektedir." ifadelerini kullandı.
"Şüpheli olarak işlem yapılan şahısların yüzde 6,4'ü suça sürüklenen çocuklar"
Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanı Tarıkhan Çetiner, 2020-2025 arasında personellerine çocuğun cinsel istismarı, iletişim teknikleri başlıklarında eğitim verildiğini bildirdi.
Türkiye'de toplam nüfusun yüzde 25'ini çocukların oluşturduğunu ifade eden Çetiner, "2025 için şüpheli olarak işlem yapılan şahısların yüzde 6,4'ü suça sürüklenen çocuklardır." bilgisini paylaştı.
Çetiner, okulların çevresinde tedbirler alındığını, bu bölgelerde eş zamanlı uygulamalar gerçekleştirildiğini anlattı.
Okulların çevresinin, metruk binaların, internet kafelerin kontrol edildiğini dile getiren Çetiner, servis araçlarının da denetlendiğini kaydetti.
Son 3 yılda 9 milyon 876 bin çocuğa, 381 bin okul servisi şoförüne trafik eğitimi verildiğini ifade eden Çetiner, empati eksikliğinin, ekonomik nedenlerin, normal yaşamda ve siber ortamda akran zorbalığının çocukların suça sürüklenmesindeki etkenler arasında bulunduğunu kaydetti.
"Çocuklara kelepçe takmıyoruz"
Milletvekillerinin soruları üzerine söz alan Jandarma Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Hüseyin Kurtoğlu, akademik çalışmalara değer verdiklerini belirtti.
Çocuklara yaklaşımla ilgili bilgiler veren Kurtoğlu, "Sivil kıyafetli, eğitimli jandarma personelimiz tarafından çocuklar karşılanır. İfade alınması gerekiyorsa pedagoglar üzerinden yapılır. İşlemlerin hiçbir safahatında çocuklar, jandarma ya da polisi üniformalı olarak görmez." diye konuştu.
Kelepçe takma yetkisinin devriye komutanında olduğunu anlatan Kurtoğlu, şunları kaydetti:
"Çocuklara kelepçe takmıyoruz ancak zaptedilemeyen, etrafına zarar veren çocuklar var. Bunlara kelepçe takmaktan başka çaremiz yok. Jandarmanın tespitlerinde 'torbacı çocuk' yok. Cezasızlık algısının ortadan kaldırılması lazım. Cezasızlık algısı suç oluşturmaya zemin hazırlıyor. Bugün bütün dizilerimiz mafya üzerine ve çocuklar bu konulardan çok etkileniyor."
Milletvekillerinin kayıp çocuklarla ilgili sorularına da yanıt veren Kurtoğlu, 1973-2025 arasında jandarma kayıtlarına göre 649 çocuğun kayıp göründüğünü bildirdi.





