İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, fon krizine dair yaptığı açıklamada Cumhuriyet tarihinin en büyük vurgunuyla karşı karşıya olduklarını iddia etti.

Partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, yaşananları "münferit bir piyasa vakası değil, kamu gözetiminde yapılan organize bir soygun" olarak değerlendiren Dervişoğlu, "Bu işi bir magazin haberi edasıyla konuşamayız. Bu mesele, sadece kimin ne çaldığının, kimin kime ne fırsatlar yarattığının dedikodusuyla geçiştirilecek bir konu değildir. O yüzden işin magaziniyle değil, sistemin kendisiyle ilgileniyoruz. Bu yüzden sadece kelle değil, hesap verilsin istiyoruz. Görevini yapmayanların, yapılanlara göz yumanların, olaya bizzat iştirak edenlerin görevden bir an önce el çektirilmesi gerekiyor." diye konuştu

Dervişoğlu, bu süreçte Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik'in emeklilik dilekçesini verdiğini, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Mahmut Sütçü'nün sağlık sorunları nedeniyle istifa ettiğini, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül'ün görevden alındığını anımsattı. Dervişoğlu, şunları söyledi:

"Şimdi biz ne yapacağız? Bu beylerden gerekçe mi dinleyeceğiz? Yoksa devletin tepesinde ne olup bittiğini mi soracağız? Tutuklu bulunan 85 kişiden 17'sinin haksız kazançla elde ettiği, halk tabiriyle soyduğu paraları iade ettiğine dair haberler çıkıyor. Oysa kanun metni açıktır, 'bahse konu olan miktarın 2 katı iade edilir' diyor. Hırsıza 'gönlünden ne koparsa' diyecek bir devlet yoktur. Varsa, onun adı zaten devlet değildir. Milleti soydukları fonun ardından şimdi de tövbe fonu kurdular. Güleriz ağlanacak halimize. Parayı çalıyor, sonra yakalanıyor, 'getir parayı yerine koy' diyorlar ve her şey bunların anlayışına göre temize çıkıyor."

Dervişoğlu, fon soruşturmaları sürecinin dürüst ve samimi bir şekilde yürümemesi durumunda vatandaşın piyasaya, yatırımcının kurala, sanayicinin yarınına, sermayenin hukuka güvenmeyeceğini, sorunların üretimin tüm damarlarına yayılacağını savundu.

Kamunun yemek ihalelerinde danışıklı dövüş iddiası
Kamunun yemek ihalelerinde danışıklı dövüş iddiası
İçeriği Görüntüle

Türkiye'nin gelişmekte olan piyasalar kategorisinden çıkartılması tehlikesi ile karşı karşıya kalabileceğini söyleyen Dervişoğlu, şöyle konuştu:

"İçeride mülkiyet rejimini, hukuk güvenliğini yok edip, otel toplantılarıyla yatırımcı avına çıkarak bir yere varamazsınız. Bu alt lige düşme tehlikesi ne demektir? İlk elde yabancı yatırımcının kaçması demektir. Ancak konu sadece bu da değildir. Ülkemizde doğru ve dürüst yabancı yatırımcı da uzun zamandır pek yok. Piyasalardaki yüzde 35 civarındaki yabancının yarısı, borsa deyimiyle, bıyıklı yabancıdır. Yani, vergiden kaçma peşindeki yabancı görünümlü yerli kurnazlardır. Alt lige düşmek demek, finansman ve kredi olanaklarının tüm sektörler için daha da zorlaşmasıdır. Üretimin azalması, ithalata bağımlılığın artması demektir. Zam demektir, iflaslar ve işten çıkarmalar demektir."