TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlandı.
Komisyon, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı.
İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, komisyonda bugün önemli bir kanun teklifini ele alacaklarını, sorunu ve çözüm önerilerini görüşeceklerini ifade ederek, "Sayın Bakan'ın bugün burada olması lazım." diye konuştu.
Yeni Yol Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, "Böyle bir ortamda basit bir etki analiziyle bu kanun teklifini görüşemeyiz. Milletvekillerinin görüşmesi için etki analizi yeterli bilgiye sahip değil. Fonlarda ne kadar para var, hiçbir bilgimiz yok ama SPK'ye yetki vereceğiz. Bilgilendirilmemiz lazım." sözlerini sarf etti.
Komisyon Başkanı Muş, kanun teklifinin sahiplerinin, kurum başkanlarının, ilgili bakan yardımcılarının da görüşmede hazır bulunduğuna işaret ederek, "Biz komisyon davetini resmi olarak olarak iletiyoruz. Hazine ve Maliye Bakanlığına da yaptık. Sayın Bakan takdir ederse gelebilir." dedi.
Alt komisyon kurulmasına yönelik taleplere değinen Muş, komisyonun gündemine hakim olduğunu söyledi.
"Hazine kaynağı veya bütçe imkanı kesinlikle kullanılmayacak"
Teklifin ilk imza sahiplerinden AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu, düzenlemeyle ilgili bilgiler paylaştı.
Şu anda fon piyasalarında 2 bini aşkın yatırım fonu bulunduğunu belirten Aksu, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından tasfiyesine karar verilen fon sayısının 131 olduğunu söyledi.
Aksu, "Tasfiye halindeki bu 131 fon, piyasadaki toplam fon sayısının 4,6'sını, toplam porföy değeri ise yüzde 7,7'si oluşturmaktadır. Bu fonların toplam porföy değeri, hanehalkının finansal varlıklarının yüzde 2,4'üne karşılık gelmektedir. Dolayısıyla sorun, fon piyasasının çok sınırlı bir bölümünde yaşanmıştır. Sorunu kimsenin hafife alma lüksü olmadığı gibi kimsenin abartarak enfekte etme lüksü de bulunmamaktadır. Finansal sistemimizi olumsuz etkileyecek yapısal veya sistemik risk kesinlikle mevzu bahis değildir." değerlendirmelerinde bulundu.
Fon soruşturmalarını hatırlatan Aksu, bu kapsamda bugüne kadar 84 kişinin tutuklandığını, 282 kişi hakkında işlem yapıldığını, 27 şüpheli hakkında arama kararı çıkarıldığını belirtti. Aksu, "Vatandaşımızın alın terini, emeğini ve geleceğini kendi çıkarı için istismar etmeye çalışan hiç kimseye göz yummayacağız. Parti ayrımı olmaksızın, kimliğine, kişiliğine ve kariyerine bakılmaksızın piyasayı bozan, sahtekarlık, dolandırıcılık yapan herkes hukuk önünde yaptıklarının hesabını verecektir." dedi.
Teklifle, kamu bütçesine mali yük getirilmeyeceğini vurgulayan Aksu, "Tasfiye sürecinde hazine kaynağı veya bütçe imkanı kesinlikle kullanılmayacaktır. Ödemeler, fonların yanlızca kendi mal varlından, hukuka aykırı filleri gerçekleştiren gerçek ve tüzel kişilerden tahsil edilen tutarlardan karşılanacaktır. Fatura aziz milletimize değil zararı oluşturan manipülatörlere ve sorumlulara ödetilecektir." ifadelerini kullandı.
Tasfiye sürecinde yatırımcıların en önemli beklentisinin ödemelerin bir an önce yapılması olduğuna işaret eden Aksu, teklifin 4. maddesi ile adil bir dağıtım ölçütü olarak net yatırım tutarının benimsendiğini söyledi. Aksu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Net yatırım tutarı, sanal değer üzerinden değil fona fiilen koyduğu para girişi ve çıkışlar üzerinden hesaplanacaktır. Üstelik bu tutar, tasfiye tarihine kadar Tüketici Fiyat Endeksi ve Yurtiçi Üretici Fiyat Endeksi değişim oranlarının aritmetik ortalamasıyla güncellenecektir. Fonların tasfiyesi gerçekleştirilirken her bir fonun yatırımcılarının ödemeleri, kendi fon malvarlığı üzerinden yapılacaktır. Fonların tasfiyesinde para çıkışları da 'ilk giren ilk çıkar' yöntemine uygun bir sırayla gerçekleştirilecek. Yatırımcılarımızın nihai tasfiyeyi beklerken mağdur olmamaları için belirlenen net yatırım tutarını aşmamak kaydıyla kişi başına 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılabilmesine teklifimizle imkan sağlanmaktadır. Bu bir ara ödemedir. Net yatırım tutarı 1 milyonun altında olan vatandaşlarımıza tutarın tamamı ödenebilecek, mevcut nakdin yetersiz olması halinde ise net yatırım tutarı en düşük olan, en küçük yatırımcılardan başlanarak ödemeler gerçekleştirilecektir."
Toplantı öncesi Yeni Parti milletvekilleri, Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen mali suçlarla ilgili soruşturma kapsamında, Mahiroğlu'nun ilişkili olduğu tespit edilen şirketlere Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kayyum olarak atanmasını eleştirerek, gözlerine ve ağızlarına siyah bant yapıştırdı.
Gönüllü iade mekanizmasına eleştiri
Aksu'nun konuşmasının ardından komisyonda teklifin tümü üzerindeki görüşmelere geçildi.
Teklifin tümü üzerine söz alan Yeni Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, kanun teklifine ilişkin eleştirilerde bulunarak, "Bu teklif olmasaydı sonuçta ne fark ederdi? Bizim bu olayları çözebilecek mekanizmalarımız vardı. Bu düzenleme sorunu çözen bir kanun teklifi değil." ifadelerini kullandı.
Kanun teklifinin çok hızlı hazırlandığını ve büyük eksiklikleri bulunduğunu öne süren Karabat, düzenlemenin genel gerekçesiyle maddeleri arasında kopukluklar bulunduğunu savundu.
Karabat, "Buraya 'gönüllü iade' diye bir şey koyuyorsunuz. Nedir bu mekanizma? Buradan kim ne anlıyor? Kim ne kadar iade edecek? Kim ne kadar götürdü? Zararın boyutu ne kadar? Hangi kişiler ne kadar haksız kazanç sağlamış biliyor muyuz? Hayır. Buna ilişkin bir raporlama yok. Bu 131 fon ve 7 şirket dışında bu işlemlere aracılık etmiş fon ya da şirket var mıdır? 'Hayır' diyebilir misiniz?" sözlerini sarf etti.
"Şebekenin açığa çıkarılması gerekiyor"
DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç, "sermaye piyasalarında fon vurgunu yapmak için bir şebeke kurulduğunu" ileri sürdü.
"Maalesef bu şebekenin çalışmasına bilerek veya bilmeyerek yardım ve yataklık etmiş olanlar var" diyen Oluç, "Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 'Borsada manipülasyona kesinlikle izin vermeyeceğiz. Bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığının farkındayız' demişti. Çok güzel. Ama Hazine Bakanı'nın sözlerine rağmen işleyen bir şebeke var. Bir kere bu şebekenin açığa çıkarılması gerekiyor." şeklinde konuştu.
Oluç, bahse konu fonlarda 1 milyon liranın altında yatırımı bulunanların mağduriyetinin giderilmesinin önemli olduğunu ancak kanun teklifinde, küçük yatırımcıların bundan sonraki süreçte nasıl korunacağına dair bir düzenleme bulunmadığını söyledi.
"Vatandaşımız devletine her şeye rağmen güveniyor"
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, fon soruşturmalarının, mağdurlar aileleriyle birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık 4,5 milyon kişiyi ilgilendirdiğini söyledi.
Mağdurların kayıplarına dikkati çeken Akay, "Şu anda bir hareket başlatıldı ve sonuna kadar gidildiği takdirde vatandaşlarımızın bir kuruşu dahi kalmaz, hepsi ödenebilir. Vatandaşımız devletine her şeye rağmen güveniyor. Denetim kurumlarına güvenmek istiyor. Somut bir program, alacaklarının nasıl ödeneceğini bekliyor. Yatırımcı büyükmüş, küçükmüş fark etmez. Nitelikli yatırımcıymış, borsaya güvenmiş, yatırım yapmış ve ülke ekonomisinin gelişmesine katkı sağlamış. Güven yeniden tesis edilmeden borsaya da dış kaynağın girmesi mümkün değil." ifadelerini kullandı.
Akay, ekonomiye güvenin tesis edilmesi için fon soruşturmalarına konu olaylardan planlı, organize ve usulsüz bir şekilde para kazananların gerekirse hapisle cezalandırılması gerektiğini belirtti.
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, fon meselesine ilişkin küçük yatırımcıların mağduriyetinin giderilmesini desteklediklerini ancak soruşturmalarda adı geçmeyen büyük yatırımcı ve şirketlere de destek olunması gerektiğini söyledi.
Büyük yatırımcı olmanın suç sayılmayacağını dile getiren Usta, "Suça bulaşmış olanların hepsinin burnundan getirelim. Yedi sülalesinin, çoluğunun çocuğunun burnundan getirelim ama burada, parasını enflasyona karşı korumak için bankanın yönlendirmesiyle yatırım yapan iş adamlarımız da var. 100 milyon lirası batanlar var. Bir çözüm de buraya gerekiyor. Çünkü ciddi olarak reel sektörü etkileyecek boyutu da var." diye konuştu.
Yeni Yol Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, fon soruşturmalarının Türkiye'ye çok büyük yatırım ve itibar kaybı yaşattığını ileri sürdü.
Bu kapsamda usulsüz para kazananların takibi ve paraların tahsili için güçlü bir mekanizma kurulması gerektiğini savunan Kısacık, "İşinin ehli uzmanlardan oluşan bir görev gücü lazım. Gereken yetkileri verelim ve gidip bu hırsızların ciğerini söksünler. Mağdur olan her bir vatandaşımızın tek bir kuruşu kalmayana kadar, hatta süreç uzayacaksa ödemelerin TEFE ve TÜFE oranları gözetilerek mağduriyetlerin giderilmesi lazım." görüşlerini dile getirdi.
"Kamu zararları mutlaka açıklanmalıdır"
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, hukuksuzluk ve usulsüzlükle mücadeleyi milli bir sorumluluk olarak gördüklerini vurguladı.
Parti olarak duruşlarının ve ilkelerinin net olduğunu ifade eden Aksu, "Fon piyasasında, belediyelerde, her nerede olursa olsun, ucu kime kadar gidiyorsa gitsin bunlar mutlaka soruşturulmalı, sorumlular açığa çıkartılmalı, yetim hakkına, kamu malına kim el uzatmışsa mutlaka ondan hesap sorulmalı. Varsa mağdurların hak ve hukuku da korunmalı. Bu genel ilkemizdir. Burada da mutlaka mağdurlar var, suçlular var. Devletimizin yetkili kurumları bunları takip ediyor." diye konuştu.
Finansal piyasalarda ve ekonomide bir güven erozyonu yaratmamak, istikrarın, öngörülebilirliğin ve piyasalara güvenin esas olması mantığıyla hareket edilmesi gerektiğini anlatan Aksu, bunları sabote edecek girişimlerden, istismar ve manipülasyonlardan da mutlaka kaçınılması gerektiğini söyledi.
Aksu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Burada suç işleyen insanlar var. Kuşkusuz insanın düştüğü çukur kendi iradesinin tezahürüdür. Bir kuruma, değere ve inanca, fikre veya zümreye atfedilemez. O kişiler kimse ortaya mutlaka çıkartılmalıdır. Nerede yaşanırsa yaşansın, ahlaksızlık, yolsuzluk, rüşvet perspektifinden değil meseleye hukuk çerçevesinde bakılmalıdır. Yeterli iletişim, bilgilendirme ve kamuoyunu doğru bilgilerle ikna edici şekilde aydınlatmak bu süreçte son derece önemlidir. Kamu zararları mutlaka açıklanmalıdır. Belediyelerde de var, başka alanlarda da var. Altıncıysa altıncı, belediyeciyse belediyeci, foncuysa foncu hiç fark etmez, bunlarla ilgili soruşturmalar yapılsın."
Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Mehmet Muş, teklifin tümü üzerinde milletvekillerinin konuşmalarının ardından soruların cevaplandırılması için salondaki kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerine söz verdi.




