Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "İşsizlik Sigortası Fonu'nun, tasfiye edilen fonlarla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır." dedi.
İşsizlik Sigortası Fonu'nun tasfiye edilen fonlarla bağlantısının olup olmadığı yönündeki sorulara da değinen Işıkhan, şunları kaydetti:
"İşsizlik Sigortası Fonu'nun, tasfiye edilen fonlarla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. İşsizlik Sigortası Fonu, Kamu Haznedarlığı Yönetmeliği hükümlerine göre değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda fon kaynakları yönetmelikte açıkça belirtilen Devlet İçi Borçlanma Senetlerinde, kamu mevduat bankaları ile kamu katılım bankalarında Takasbank'ta değerlendirilmektedir. Fon kaynaklarının bu enstrümanların dışında başka bir alanda değerlendirilmesi veya spekülatif işlemlerde kullanılması hukuken de teknik olarak da mümkün değildir. İşsizlik Sigortası Fonu'nun Takasbank'ta işlem yapmasına ilişkin yetki 19 Ocak 2022'de yapılan yönetmelik değişikliğiyle verilmiş olup, fon kaynaklarıyla bu tarihten sonra Takasbank üzerinden borç verilmeye başlanmıştır. Her işlem gününde Takasbank'taki faiz oranları mevduat faiz oranlarıyla karşılaştırılmakta. Takasbank faiz oranları avantajlı ise borç verme işlemi gerçekleştirilmektedir. Bunun yanı sıra İşsizlik Sigortası Fonu'nda tüm bankacılık işlemleri Halk Bankası tarafından yapılmaktadır. Takasbank işlemlerinde de aracı kurumumuz Halk Yatırım'dır. Takasbank'ın işleyiş gereği alıcılar ve satıcılar birbirini görememektedir. Yapılan her işlem Takasbank'ın teminatı altındadır. Dolayısıyla bu işlemlerle ilgili muhatabımız bir kamu kuruluşu niteliği taşıyan Takasbank'tır."
Bakan Işıkhan, İşsizlik Sigortası Fonu'nun hem Sayıştay tarafından hem de bağımsız denetim kuruluşları tarafından düzenli periyotlarla denetlendiğine dikkati çekerek, "Bu denetim sonuçları yapılan mali işlemlerin detaylı tabloları ve kaynakların nerelerde nasıl değerlendirildiği kamuoyuyla düzenli bir şekilde paylaşılmaktadır. Açıklanan bu mali tablolar ve raporlar incelendiğinde de görülecektir ki İşsizlik Sigortası Fonu'nun söz konusu fon yönetim şirketleriyle bir işlemi bulunmamaktadır. Şunu dikkatinize çekmek istiyorum. İşsizlik Sigortası Fonu işçilerimizin alın teridir, işçilerimizin hakkıdır. Biz emekçimizin, işçimizin bir kuruş hakkını dahi kimseye yedirmedik ve yedirmeyiz." ifadelerini kullandı.
Bakan Işıkhan'ın açıklamalarının ardından, Komisyonda yapılan oylamada, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Mesleki Yeterlilik Kurumunun (MYK) bütçe, kesin hesap ve Sayıştay raporları ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve İŞKUR'un Sayıştay raporları kabul edildi.
"3 bin 274 iş yerine 800 milyon lira ceza uyguladık"
İş kazaları ve meslek hastalıklarıyla ilgili sorulara da yanıt veren Işıkhan, şu bilgileri verdi:
"Bakanlığımız Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı, iş teftişi faaliyetlerini çalışanların haklarının korunması, iş sağlığı ve güvenliği şartlarının geliştirilmesi, çalışma hayatında mevzuata uyumun kalıcı hale getirilmesi ve çalışma barışının güçlendirilmesi hedefleri doğrultusunda yürütmektedir. Bu kapsamda yalnızca mevzuata aykırılıkların tespit edilmesini değil, söz konusu aykırılıkların teftiş süresi içerisinde giderilmesini ve iş yerlerinde sürdürülebilir bir uyum kültürünün oluşturulmasını esas alan rehberlik ve bilinçlendirme yaklaşımını ön planda tutuyoruz.
2026 yılında işin yürütümü yönünden 4 bin 179, iş sağlığı ve güvenliği yönünden 6 bin 860 olmak üzere toplam 11 bin 39 teftiş gerçekleştirilmiştir. 190 iş yerinde hayati tehlike tespit edilmesi nedeniyle işin durdurulmasına karar verdik. Söz konusu dönemde 3 bin 274 iş yerine yaklaşık 800 milyon lira idari para cezası uyguladık. Ayrıca, işçilere yaklaşık 890 milyon lira tutarında bireysel alacakları ödettirilmiş, 338 milyon lira tutarında kamu alacağının tahsili de gerçekleşmiştir."
Yıl sonunda teftiş edilen iş yeri sayısının 18 bini bulmasının hedeflendiğini bildiren Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sadece 2026 yılında maden iş yerlerinde gerçekleştirilen teftişlere ilişkin olarak 61 ilde toplam 665 maden iş yerinin teftişi yapılmıştır. Bu iş yerlerinin 147 yer altı, 518'in de ise yer üstü madenciliği faaliyetleri yürütülmektedir. Teftişler sonucunda 129 milyon lira idari para cezası uygulanmıştır. İşin durdurulması kararı verilen yer altı maden iş yeri sayısı 7, yer üstü maden iş yeri sayısı ise 36'dır. Geçen yıla göre 2026 yılında teftiş sayılarını 4 binin üzerinde arttırdık. Bu bakımdan ulaşılan işçi sayısı da yükselmiş oldu. Ancak bununla birlikte vurgulamak gerekir ki iş kazası ve meslek hastalıkların önlenmesi sadece denetimle mümkün değildir. Devlet, işveren ve işçi üçlü sac ayağının kültürel ve farkındalık seviyesinin artırılarak birlikte karar alma ve birlikte hareket etme iradesiyle hedeflenen seviyelere ulaşılacağını da unutmamamız gerekir."
"Ev işçilerinin kayıtlı çalışması için istişarelerimizi sürdürüyoruz"
Ev işçilerinin haklarını ve çalışma koşullarının iyileştirilmesine önem verdiklerini vurgulayan Işıkhan, şunları kaydetti:
"Sosyal diyalog içinde ev işçilerini örgütleme faaliyetlerinde bulunan sendika ve bağlı olduğu konfederasyon temsilcileriyle ilk olarak mayıs 2024'te sorunları ve çözüm önerilerini değerlendirdik. 27 Mayıs 2025'te gerçekleştirdiğimiz istişare toplantısında sosyal güvenlik, kayıt dışılık, örgütlenme ve iş sağlığı ve güvenliği başlıklarını değerlendirdik. Ocak 2026'da Antalya'da düzenlenen ev işçileri panel ve çalıştayına katılarak ev işçilerimizin sorunlarıyla doğrudan ilgilendik. Somut çalışmalarımızın kapsamında ev işçiliğinin eğitim altyapısını geliştirmek üzere 11 Mart 2026'da ÇAŞGEM ile HAK-İŞ arasında eğitim, araştırma ve işbirliği protokolü imzaladık. Ayrıca, EK-9 Sigortalılığı ve Kolay İşverenlik Uygulamasıyla ev hizmetlerinde sigortalı çalıştırma işlemleri kolaylaştırıyoruz. Ev işçilerinin kayıtlı ve insana yakışır koşullarda çalışması için sosyal taraflarla istişarelerimizi sürdürüyoruz."
Yapay zekanın meslekler üzerindeki etkisine de değinen Işıkhan, "Bu dönüşümün ülkemiz iş gücü piyasasındaki etkilerini daha somut bir şekilde ortaya koymak amacıyla İşgücü Piyasası Yapay Zeka Maruziyeti çalışmasını tamamladık. Çalışmamızla mesleklerin yapay zeka ve robotik çalışmaları otomasyon maruziyet düzeylerini görev ve beceri gereksinimleri üzerinden analiz ettik. Bu çalışmaları da iş gücü piyasasının sürekli dönüşümü ve dinamizmi sebebiyle düzenli olarak tekrar ediyoruz." diye konuştu.




