Başta doğu illeri olmak üzere Türkiye genelinde faaliyet gösteren Alimler ve Medreseler Birliği (İttihadul Ulema), 11. Alimler Buluşmasını Diyarbakır'da düzenledi.
"Davette Yöntem ve Yeni Arayışlar" temasıyla düzenlenen toplantıda yayımlanan sonuç bildirgesinde, dijital bağımlılıkla mücadele, teknolojiden ölçülü şekilde yararlanılması, tebliğ metodu, ümmetin birliği gibi konulara vurgu yapıldı. Bildirgede şu ifadelere yer verildi:
1- Dijital bağımlılık; bireyin öz denetimini yitirmesine, günlük ve dinî sorumluluklarını aksatmasına, fiziksel, ruhsal ve sosyal boyutta yıkıcı zararlara yol açmaktadır. Bağımlılıkla mücadele sadece yasaklamalarla değil; uzman desteğindeki ebeveynlerin rehberliğinde aile içi iletişimin güçlendirilmesi ve zararlı alışkanlıkların faydalı aktivitelere dönüştürülmesi ile mümkündür.
2- İslam hukuku teknolojinin kullanılmasında zamanın korunması, sağlığın gözetilmesi, israfa kaçmaması ve ailevi sorumlulukların ihlal edilmemesi ilkelerini esas alır. Dengeli ve şeri ilkelere dayalı olarak teknolojinin kullanılmasında sakınca gōrmez.
3- Peygamberlerin ortak mirası, tevhid bilincinin nesillere sağlam bir şekilde aktarılmasıdır. Günümüzde ancak ulema rehberliğinde yeni neslin dünyasına inerek tevhit mesajının davetçisi bir nesil yetiştirmek mümkün olacaktır.
4- İfrat ve tefritten uzak ve parlak olan hakiki yūzü ile İslam'ı tebliğ etmek; toplumun huzurunu, güvenliğini ve kardeşlik hukukunu tehdit eden aşırılıkçı düşünceler, terör ve her türlü sapkın akımla mücadele etmek zaruridir.
5- Fikrî ayrılıkların kişisel düşmanlığa ve bölünmeye dönüşmesini engellemek için hüsn-ü zan ve nezaketli bir diyalog diline dayanan ihtilaf ahlakına riayet edilmeli, ümmetin kardeşlik hukuku her türlü durumda korunmalıdır.
6- Ümmetin fertleri arasında güven ve muhabbet köprülerini yeniden inşa etmek için tali meseleler bir kenara bırakılmalıdır. "Dostlarıyla uğraşanlar, düşmanlarıyla savaşamazlar" ilkesince ulema, iç ihtilafları bir tarafa bırakmalı, ortak hayati konularda iş birliği yapmalı ve diyaloğu sürdürmelidir.
Medreseler toplumdan kopuk olmamalı
7- Geçmişin birikiminden beslenen medreselerimiz; ilim ile ameli, teori ile pratiği birleştirerek günümüz insanına rehberlik edecek ålim, arif ve mütefekkir şahsiyetler yetiştirmelidir.
8- Davet ve irşat faaliyetlerinde basiret, hikmet, kolaylaştırıcı dil ve merhamet esas alınmalıdır. Medreseler toplumdan kopuk olmamalı, gençlerin, ailelerin ve esnafın sorunlarına birebir temas etmeli, zihni ve manevi arayışlarına sahih çözümler sunmalıdır.
9- Karmaşık ilişkilere sahip bu çağda medreseler; vakıflar, STK'lar ve akademiler ile iş birliği içerisinde irşat faaliyetlerini sürdürmelidir. Dijital mecraların sunduğu imkânlar etkin bir şekilde kullanılarak güvenilir, denetlenmiş ve özgün içeriklerle dijital irşad faaliyetleri yürütülmelidir.
Devlet ricaline karşı mesafeli olunmalı
10- Mevlāna Hlid-i Şehrezuri ilim ile tasavvufu bir araya getirerek medreselerde yetişen nitelikli âlim kadroların geniş halk kitlelerine öncülük etmesini sağlamış ve bizler için gūzel bir örneklik ortaya koymuştur.
11- Davet ve irşad faaliyetlerinde "istikamet" esas alınmalıdır. Hâlidilik geleneğinde olduğu gibi ulema, devlet ricaline karşı bağımsızlık ve mesafeli duruşunu korurken toplumsal sorumluluk bilinciyle insanları irşat vazifesini de üstlenmelidir.
12- Gençlikte ümmet şuurunun ihyası, "bireyin toplumuna umut olması" prensibine dayanır. Müsluman gençlik duygusallık ve bağımlılıklarla anılan değil; adaletsizlik, yoksulluk ve eşitsizlikler karşısında çare üreten kurumsal bir ōzneye dönüștūrülmelidir.
13- Ümmet bilincinin teknoloji çağı gençlerindeki ihyası; veri altyapısı, yapay zekâ, dijital medya, siber güvenlik gibi yeni güç alanlarından bağımsız düşünülemez. Gençlik, yalnızca sorunları hisseden değil; bilgi ve stratejide kurumsallaşabilen yetkin bir nesil olarak yetiştirilmelidir.
14- Kudüs'ün ve mazlum coğrafyaların özgürlüğüne kavuşması Müslümanların vahdetine bağlıdır. Bu bağlamda ulema iç ihtilafları bir kenara bırakarak gayrimüslimleri iman hakikatlerine, Müslumanları da takva ve vahdete davet eden iki kanatlı küresel bir davet seferberliği başlatmalıdır.




