Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Mescid-i Aksa'ya yapılan saldırıyı lanetledi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, yayımladığı kınama mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Katliamcı Netanyahu çetesinden bir bakanın provokatif bir grupla birlikte Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa’ya düzenlediği alçakça baskını lanetliyorum. Bu hukuk tanımaz saldırganlık, İslam aleminin kutsal değerlerine yönelik kasıtlı bir tahriktir.

Mescid-i Aksa’nın kutsiyetini hedef alan, Kudüs’ün tarihî ve hukukî statüsünü yok sayan bu kural tanımazlık asla kabul edilemez.

Soykırım çetesi Netanyahu hükûmetinin bu pervasız adımı, Filistin topraklarındaki işgal ve ilhak siyasetinin "İnsanlık Cephesi" tarafından artık kesin ve kararlı bir şekilde durdurulması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Netanyahu ve çetesi derhal durdurulmalı, uluslararası toplum sözle yetinmeyerek İsrail’in saldırganlığını önleyecek somut tedbirleri hayata geçirmelidir.

Kudüs ve Mescid-i Aksa sahipsiz değildir. Başkenti Kudüs olan, nehirden denize özgür bir Filistin Devleti kuruluncaya kadar mazlum Filistin halkının yanında kararlılıkla durmaya devam edeceğiz.”

Duran: Uluslararası toplumun ortak sorumluluğu

İletişim Başkanı Burhanettin Duran ise şu mesajı paylaştı:

“İsrailli bir bakanın, beraberindeki aşırılık yanlısı grupla birlikte Mescid-i Aksa’ya gerçekleştirdiği provokatif baskını şiddetle kınıyorum. Mescid-i Aksa’nın kutsiyetini hedef alan hiçbir girişim kabul edilemez.

Soykırımcı Netanyahu hükûmetinin Kudüs’ün tarihî ve hukuki statüsünü aşındırmaya yönelik bu tür tek taraflı adımları, bölgedeki gerilimi daha da artırmakta ve kalıcı barış umutlarına zarar vermektedir.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın her fırsatta ifade ettiği üzere, Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın tarihî statüsünün korunması yalnızca bölgesel değil, uluslararası toplumun ortak sorumluluğudur.

Almanya'nın Çin'e sınır dışı ettiği Uygur genç Türkiye'de
Almanya'nın Çin'e sınır dışı ettiği Uygur genç Türkiye'de
İçeriği Görüntüle

Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye olarak, Filistin halkının meşru haklarını ve Kudüs’ün uluslararası hukuk temelindeki haklarını savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”