COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Trabzon’da düzenlenen Mavi Diyalog Programı’nda 17 ülkeden yabancı basın mensuplarıyla bir araya geldi.
“Doğanın sınırları yok, denizlerin pasaportu yok, okyanusların gümrük kapısı yok” ifadesini kullanan Bakan Kurum, “Trabzon'dan dünyaya vereceğimiz mesaj çok açık; Denizleri birlikte korumadan ortak geleceğimizi koruyamayız. Yeryüzünün yüzde 70'inden fazlasını okyanuslar ve denizler kaplıyor. Milyarlarca insan geçimini denizden sağlıyor. Okyanuslar aynı zamanda küresel karbondioksit emisyonlarının yaklaşık yüzde 29'unu absorbe ediyor. Denizler iklim eyleminin kenarında kalamaz, çözümün tam merkezinde yer almaktadır. İşte Trabzon'da Mavi Diyalog Programı bu anlayışla doğdu. Hükümetleri, uluslararası kuruluşları, akademiyi, özel sektörü, finans dünyasını ve sivil toplumu aynı masa etrafında topluyoruz.” dedi.
Programda önce açılış konuşması yapan COP31 Başkanı Kurum, “Paris Anlaşması dünyaya ortak bir istikamet çizdi. Sonraki yıllarda çok önemli kararlar alındı. Şimdi önümüzdeki temel soru şu; aldığımız kararları ne kadar hızlı hayata geçirebiliriz? İnsanlar artık konferans salonlarında kurulan cümlelerin kendi şehirlerine, işlerine, sofralarına ve geleceklerine nasıl yansıdığını görmek istiyor. COP31 yaklaşımımız da buradan başlıyor: Diyalog, uzlaşı, aksiyon. Önce dinleyeceğiz, ortak zemini kuracağız, ardından ortak iradeyi sahaya yansıtacağız. Antalya'yı; sözlerin projeye, projelerin yatırıma, yatırımların insanların hayatına dokunan sonuçlara dönüştüğü bir ‘Uygulama COP'u haline geçirmek istiyoruz. Bugün konuştuğumuz denizler meselesi bu büyük tablonun tam merkezinde bulunuyor.” dedi.
NEPAL İÇİN KAYIP ZARAR FONUNDAN DESTEK ÇAĞRISI
Bakan Kurum oturumda Kayıp Zarar Fonu’ndan Nepal’e desteklerin artması çağrısı da yaptı: "Nepal'de bir şehir yerle bir oldu, yok oldu. Orada büyük bir tahribat var. Kayıp zarar fonundan destek olunması bizi memnun eder. Kayıp zarar fonundan, buraya taahhütleri olan ülkelerden de beklentimiz Nepal'e bu yardımın ulaştırılmasıdır."
“FOSİL YAKITIN KARŞISINA ELEKTRİFİKASYONDA 2035'E KADAR YÜZDE 35 HEDEFİ KOYDUK”
Bakan Kurum, “Türkiye fosil yakıtlardan kademeli olarak vazgeçmede öncü olabilir mi?” sorusunu şöyle yanıtladı: "Yani fosil yakıtlarla ilgili doğrudan eylem gündeminde bir belki madde göremezsiniz ama dolaylı aslında fosil yakıtların kullanımını azaltacak birçok madde ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Yani bunlardan bir tanesi elektrifikasyon. Elektrifikasyonda 2035'e kadar yüzde 35 hedefi koyduk. Bu hedef aslında fosil yakıtların kullanımını azaltacak, temiz enerjiye, temiz dönüşüme katkı sağlayacak en önemli somut adımdır. Yani iyi niyet temennilerinin ötesine geçmiş somut bir adımdır. O yüzden ne istediğiniz değil ne yaptığınız önemli. Biz ne istiyoruz? Emisyonu azaltmak istiyoruz. Azaltmak için de temiz enerjiye geçiş yapmamız lazım. Bunun için de elektrifikasyonu yaygınlaştırmamız gerekiyor. Elektrifikasyonu yaygınlaştırdığınızda da fosil yakıt azalmış olacak. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 455 bin konutu yaptık. Belki bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki bir alandan bahsediyoruz. Ve burada baktık ki enerji kullanım yoğunluğu yüzde 39 azaldı. Yani tedbir alırsanız neticede alıyorsunuz. Biz açıkçası ilerleme kaydedebileceğimiz hedefleri ve somut sonuçlar ve çıktılar alacağımız hedefleri ortaya koyduk."
MAVİ FİNANSMAN NEDİR?
Sorular üzerine ‘Mavi Finansman’ başlığını açan Bakan Kurum şu bilgileri verdi: "Mavi Proje aslında bizim Uygulama Köprüsü dediğimiz, finans köprüsü mekanizması dediğimiz konuyla ilintili. UNDP ile böyle bir projeyi çalışıyoruz. Burada projeleri hazırlayalım. Yani örnek verecek olursak bugün Trabzon'un atık su arıtma tesisiyle ilgili bir proje paylaştık. Vatandaşımıza müjdeledik ve proje hızlı bir şekilde hazırlanıyor ve finansmanla buluşturuyoruz. Şimdi proje olmazsa finansmanınız olsa bile bir şey ifade etmiyor. Burada verimliliği esas alacağız. Bu fonlarla aslında projeleri bir araya getireceğiz. Bunu yapabilmeniz için de bu köprüyü kurmanız gerekiyor. Mavi Finansman bu. Bugüne kadar Mavi Finansman başlığında çok fazla kredi ve destek imkanı yoktu. Veya istediğimiz seviyede değil. Mavi Finansman miktarını arttırmak zorundayız. Çünkü aldığımız nefesin yarısı buradan geliyor. Nefesimizi kesmek istemiyorsak oraya da finansmanı daha fazla ayırmak zorundayız."
“AVUSTRALYA İLE BUGÜNE KADAR HİÇBİR SORUN YAŞAMADIK”
Bakan Kurum bir gazetecinin “Türkiye COP31 sürecinde Avustralya ile eş başkanlığı nasıl yönetecek?” sorusuna, “Türkiye Avustralya eş başkan değil. Türkiye COP31 Başkanı, Avustralya da müzakereler başkanı ve müzakereleri yaparken de COP31 Başkanlığı ile istişare içerisinde yürütecek ve neticede son karar COP31 Başkanlığının. Ancak bizim böyle bir sorunumuz yok. Yani Avustralya ile dostlarımızla gerçekten bir uyum halinde, bütün bir bakış çerçevesinde süreci yürütüyoruz. Bugüne kadar hiçbir sorun yaşamadık, bundan sonra da yaşayacağımızı düşünmüyoruz” cevabını verdi.





