Uluslararası Mevlid-i Nebi Sempozyumu’nun açılışında konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Hz. Peygamberin (s.a.s.) sünneti, yaşantısı ve manevi mirası, hem insanlığın bireysel iç huzurunu temin edecek, hem de toplumsal adaleti ve küresel barışı tesis edecek en önemli referanstır.” dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Mevlid-i Nebi Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen ‘‘Doğumunun 1500. Yılında Alemlere Rahmet Hz. Muhammed (s.a.v)’’ temalı Uluslararası Mevlid-i Nebi Sempozyumu’na katıldı.
İstanbul 29 Mayıs Üniversitesinde gerçekleştirilen sempozyumun açılışında konuşan Başkan Arpaguş, yeryüzünde rahmet ve merhamete ihtiyacın en fazla hissedildiği bir dönemde, “‘Doğumunun 1500. Yılında Âlemlere Rahmet Hz. Muhammed” temasıyla gerçekleştirilen sempozyumu son derece anlamlı ve değerli bulduğunu belirterek, “İnşallah, üç gün sürecek sempozyumumuzda, ‘bir şahit, müjdeci, davetçi ve uyarıcı olarak gönderilen’ Hazreti Risalet-penah Efendimizin (s.a.s.) kutlu çağrısını yeniden tefekkür edeceğiz. Huzur ve güven bunalımlarının girdabına düçar olmuş insanlığın felahı adına O’nun (s.a.s.) evrensel örnekliğini yeniden müzakere edeceğiz. Çağın karmaşık sorunlarına sünnet-i seniyyeden kalıcı çözümler arayacağız.” ifadelerini kullandı.
İnsanoğlunun, tarih boyunca daima barış, huzur ve güven arayışı içinde olduğunu hatırlatan Başkan Arpaguş, “İnsanoğlunun varlık sahnesine çıkışıyla yaşıt olan bu arzu, hep var olagelmiştir. Ancak, içinde bulunduğumuz çağ, öyle sanıyorum ki bu anlamda tarihin en kesif arayışlarının yaşandığı bir döneme tekabül etmektedir. Zira insanlığın bilim, teknoloji ve maddi imkânlar bakımından doruğa ulaştığı modern çağ, ne yazık ki bireysel bunalımların, toplumsal ayrışmaların ve küresel krizlerin en derin şekilde hissedildiği bir dönem olarak karşımıza çıkmaktadır.” şeklinde konuştu.
İçinde yaşadığımız çağı “yalnızlık ve bunalım çağı” şeklinde tanımlamanın doğru bir ifade olacağını aktaran Başkan Arpaguş, “Bireyselliğin, bencilliğin ve ölçüsüz tüketimin alabildiğine özendirildiği günümüzde maalesef insan, günbegün kendinden ve değerlerinden uzaklaşarak yalnızlaşmakta ve hayatı bir yarış alanına dönüştüren anlayışların yoğun baskısı altında adeta ezilmektedir.” ifadesini kullandı.
Modern zamanların en büyük paradokslarından birinin, maddi konfor artarken insanların iç huzurunun hızla yitirilmesi olduğunu söyleyen Başkan Arpaguş, “Bu durum, aslında insanlığın ciddi bir anlam, ahlak ve medeniyet krizi yaşadığını göstermektedir. Bu sebeple modern insanın karşı karşıya kaldığı varoluşsal, sosyal ve küresel krizlerin çözümüne yönelik yapılacak her çalışmanın önemli ve değerli olduğunu düşünüyorum.” dedi.
Başkan Arpaguş, “Bu anlayışla gerçekleştirdiğimiz sempozyumun temel gayesi, söz konusu meselelere dair Hz. Peygamberin evrensel rehberliğinde çözüm önerileri sunabilmektir. Zira Hz. Peygamberin (s.a.s.) sünneti, yaşantısı ve manevi mirası, hem insanlığın bireysel iç huzurunu temin edecek, hem de toplumsal adaleti ve küresel barışı tesis edecek en önemli referanstır. Rasul-i Ekrem, her üç alanda da insanlığın öncüsü ve rehberidir.” diye konuştu.
Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in bizlere ruh ile beden, madde ile mana, dünya ile ahiret dengesini esas alan, insanı her boyutuyla kavrayan bütüncül bir hayat modeli sunduğuna dikkati çeken Başkan Arpaguş, “Rasulllah’ın varlığa ve hayata dair ilkeli, tutarlı ve dengeli yaklaşımı ve onun şahsında tecessüm eden sabır, şükür, tevekkül, merhamet, affedicilik gibi ahlaki değerler, modern insanın ruhsal kırılmalarına karşı en etkili manevi reçeteyi oluşturmaktadır. Dolayısıyla insanın kendiyle barışık olması, varoluşun anlam ve gayesini idrak etmesi ve yaşadığı sorunların üstesinden gelebilmesi noktasında Hz. Peygamberin örnekliği bizler için eşsiz bir imkândır.” ifadelerini kullandı.
“Rahmet elçisinin evrensel örnekliğini tüm insanlığa tanıtmalıyız”
Efendimiz (s.a.s.)’in savaş hukukuna getirdiği ‘kadınlara, çocuklara, yaşlılara ve din adamlarına dokunulmaması, tabiata zarar verilmemesi’ gibi ahlakî sınırlar ve ‘Kıyamet kopuyor olsa da müminlere elindeki fidanı dikmeyi’ öğütleyen nebevî yaklaşımlara dikkati çeken Başkan Arpaguş, “Savaşların ve iklim krizlerinin küresel bir tehdide dönüştüğü günümüz dünyası için çağlar öncesinden çıkış yolu göstermektedir. Dolayısıyla O’nun (s.a.s.) ‘âlemlere rahmet oluşu’nun odağında, insanı değersizleştiren her türlü ayrımcılığa karşı insan onurunu, zulme karşı adaleti, çatışmaya karşı barışı, bencilliğe karşı dayanışmayı ve karamsarlığa karşı umudu yeniden inşa etmek vardır. Bu sebeple rahmet elçisinin evrensel örnekliğini iyi tanımalı, doğru anlamalı ve tüm insanlığa güzel bir şekilde tanıtmalıyız.” ifadelerini kullandı.
Sempozyumun açılışında, Diyanet İşleri Başkan Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet İshak Demir, Dr. Hüseyin Hazırlar, Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Haçkalı, Diyanet İşleri Başkanlığının üst düzey yöneticileri, eski Diyanet İşleri Başkanları Dr. Tayyar Altıkulaç ve Prof. Dr. Ali Erbaş, İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Sinanoğlu, İstanbul İl Müftüsü Doç. Dr. Emrullah Tuncel ile yurt içi ve dışından çok sayıda akademisyenle araştırmacı hazır bulundu.




