Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el Şara'nın bugün Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği bildirildi.
Resmi SANA ajansının aktardığına göre; iki lider, Suriye topraklarının birliğinin ve bağımsızlığının korunmasının önemini vurgulayarak istikrarın sağlanmasına yönelik tüm çabalara destek verilmesi gerektiğini ifade etti.
Taraflar, Suriye devleti çerçevesi içinde Kürt halkının haklarının güvence altına alınması ve korunmasının gerekliliğinin altını çizdi.
İki lider, DEAŞ ile mücadelede iş birliğinin sürdürülmesi ve örgütün tehditlerinin tamamen ortadan kaldırılması konusunda mutabık kaldı.
Cumhurbaşkanları, bölgesel ve uluslararası zorluklarla baş edebilecek güçlü ve birleşik bir Suriye görme yönündeki ortak beklentilerini dile getirdi.
Görüşmede ayrıca bazı bölgesel dosyalar ele alındı ve Suriye’ye daha iyi bir geleceğe doğru ilerleyebilmesi için yeni bir fırsat tanınmasının önemi vurgulandı.
Trump'a yakın senatörden tehdit
Trump'a yakınlığıyla bilinen şahin Senatör Lindsey Graham ise Suriye'nin askerî güç kullanarak birleştirilemyeceğini öne sürdü.
DEAŞ ile mücadele nedenyle SDG'ye borçlu olduklarını söyleyen Graham, SDG'nin kontrolündeki hapishanelerden DEAŞ tutukluların kaçma ihtimalinin ortaya çıkması üzerine "Suriye hükümetine sesleniyorum: DEAŞ’ın bir hapishane firarı ABD, Suriye ve bölge için bir felakettir; bunu bilerek hareket edin." mesajını paylaştı
Suriye güçlerinin ilerleyişini durdurmasını da isteyen Graham, "Görünüşe göre Suriye’de ne beni ne de diğer ABD’li yetkilileri kimse dinliyor. Bu böyle devam ederse, yalnızca ezici yaptırımlar gelmekle kalmayacak, ABD ile yeni Suriye hükümeti arasındaki ilişkiler kalıcı biçimde zarar görecek. Blöf yaptığımızı düşünüyorsanız, devam edin. İlişkiyi kurtarmak istiyorsanız, durun ve geri dönün." ifadelerini kullandı.
Mazlum Abdi ile görüşmenin olumsuz geçtiği öne sürüldü
Bu arada SDG elebaşı Mazlum Abdi, Cumhurbaşkanı Şara ile Şam'da bir araya geldi. Görüşmeyle ilgili henüz resmi açıklama yapılmadı ancak Rudaw'a konuşan bir SDG yetkilisi "Bize 2011 öncesinin şartları dayatılıyor. Savaş istemiyoruz ama direnmekten başka çaremiz yok." ifadelerini kullandı.




