Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'yi istismar siyasetinden olduğu gibi salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinden de kurtarmak zorundayız." dedi.

Erdoğan, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesini ziyaret etti
Erdoğan, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesini ziyaret etti
İçeriği Görüntüle

AK Parti Rize İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, merkezinde insan olmayan, dürüstlük olmayan, eser ve hizmet üretme kaygısı olmayan bir siyasetten ne ülkeye ne de millete hayır gelmeyeceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Siyaseti kariyer kapısı, rant kapısı, şahsi ikbal kapısı olarak görenlerin de Türkiye'ye hiçbir faydası dokunmaz. Son dönemde belediyelerde yaşanan yolsuzluk ve ahlaksızlık skandalları bunu çok net biçimde göstermiştir. Kimin milleti ve memleketi düşündüğü, kimin de sadece kesesini, sadece kariyerini, heva ve hevesini düşündüğü ayan beyan ortaya çıkmıştır. Şunun bilinmesini isterim ki, Türkiye'nin artık böyle bir siyaset biçimine tahammülü de toleransı da yoktur. Ülkemize ve milletimize sürekli maliyet üreten bu zihniyetten kurtulmanın vakti çoktan gelmiştir. Türkiye'yi istismar siyasetinden olduğu gibi salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinden de kurtarmak zorundayız. Görüş ayrılıklarını, siyasi farklılıklarını korurken diyalog zeminini güçlendirecek hizmette ve eserde yarışı esas alacak, millî menfaatler söz konusu olduğunda ortaklaşacak, daha kuşatıcı, daha uzlaşmacı bir yaklaşıma ülkemizin ihtiyacı olduğuna inanıyoruz."

Muhalefetin de bu ihtiyacın farkına varmasını temenni ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birbirimize eleştirilerimiz olabilir, doğru bulmadığımız, eksik gördüğümüz, yanlış dediğimiz konular da olabilir. Hatta bazı meselelerde rezervlerimiz, endişelerimiz de olabilir, ama bunların hiçbiri, mesele Türkiye olduğunda, mesele demokrasimiz olduğunda, Türk milletinin ezelî ve ebedî kardeşliği olduğunda bir araya gelmemize engel teşkil etmemelidir" ifadelerini kullandı.

Terörsüz Türkiye süreci

Bir süredir dile getirdikleri "Ankara merkezli" siyaset çağrısının arka planında bu tasavvurun olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Büyük Türkiye Mutabakatı, bunu söylerken kastımız budur. 86 milyonun birliği, beraberliği, kader ortaklığıdır. Aynı idealler etrafında kenetlenmesidir" dedi.

Terörsüz Türkiye sürecinde Cumhur İttifakı olarak bu yolda tarihî bir adım attıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Şurası çok önemli, Meclisimizde 467 oy gibi daha önce görülmedik geniş bir uzlaşıyla bize çok güçlü bir destek çıktı. Milletimiz, terör defterinin bir daha açılmamak üzere tamamen kapanması noktasında kararlı bir duruş sergiledi. Hâl böyleyken, bu konuyu parti çıkarları için polemik malzemesi hâline getirmek, tahrip edici eleştirilerde bulunmak büyük bir sorumsuzluktur. Şehitlerimizin kanı, gazilerimizin fedakârlıkları üzerinden siyaset yapmak büyük bir vicdansızlıktır, tek kelimeyle şuursuzluktur. Herkes aklıselimle hareket etmeli, toplumun sinir uçlarıyla oynamak yerine Türkiye'yi merkeze alan bir siyaset izlemelidir. Özellikle Türkiye'nin tökezlemesinden medet umanlara malzeme verecek eylem ve söylemlerden uzak durulmalıdır.”

"Geri adım atarsak gençler kaybeder"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tekrar söylüyorum, ülkemizin gelecekle ilgili büyük hedeflerini kovalamak dışında bir seçeneği yoktur. Çünkü vazgeçersek ülkemiz altın değerinde yıllarını kaybeder. Çünkü geri adım atarsak Türkiye'nin istikbali olan gençler kaybeder. Türkiye'nin kaybetmesini, patinaj yapmasını isteyenlere rağmen bunu başarmak mecburiyetindeyiz. Unutmayın tarih bizden bunu bekliyor. Millet bizden bunu bekliyor. Türkiye'nin başarısı için dua eden mazlumlar bizden bunu bekliyor. Çok çalışmamız, çok ter dökmemiz gereken bir dönemdeyiz. Bütün teşkilatımdan canla başla çalışmalarını bekliyorum. Omuzlarınızdaki ağır yükü, ağır sorumluluğu hakkıyla taşıyacağınızdan en ufak bir şüphe duymuyorum. Emekleriniz için şimdiden sizlere teşekkür ediyorum. Rabb'im yolumuzu, bahtımızı açık etsin. Tam 25 yıldır dosdoğru yürüdüğümüz zorlu yolculukta bu kardeşinizi asla yalnız bırakmadığımız için hepinize şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden kardeşlerimizi bir kez daha rahmetle yâd ediyorum."