Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, üniversitelere gönderdiği yazıda; mesai, ders ve sınav saatlerinin dini vecibeleri aksatmayacak şekilde düzenlenmesini istedi.
2016 yılında yayımlanan Başbakanlık Genelgesinde Anayasa ve ilgili mevzuatla güvence altına alınan din ve vicdan hürriyetinin bir gereği olarak; cuma namazı saatinin mesai saatlerine denk gelmesi halinde kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan isteyenlere mesai kaybına neden olmaksızın izin verileceğine yönelik düzenlemenin hatırlatıldığı yazıda, YÖK'ün de 2018'de“Yükseköğretim Kurumlarında mesai, ders, sınav ve uygulama saatlerinin cuma namazı saatleri ile çakışması halinde eğitim ve öğretim faaliyetlerinde bir aksaklığa meydan vermeden gerekli tedbirler alınarak isteyen akademik ve idari personel ile öğrencilere gerekli kolaylığın sağlanması; mesai saatleri ve/veya ders çizelgeleri, uygulama ve sınav saatlerinin bu doğrultuda düzenlenmesi” hususunu bildirildiğine dikkat çekildi.
Din ve vicdan hürriyeti
Yazıda şu ifadelere yer verildi: "Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 24’üncü maddesi ile güvence altına alınan din ve vicdan hürriyeti; yalnızca bireyin inancını açıklama veya açıklama serbestisini değil, bu inancın doğal ve zorunlu sonucu olan ibadetlerin fiilen ve serbestçe yerine getirilebilmesini de kapsayan temel bir anayasal haktır. Anayasa’nın 42’nci maddesinde güvence altına alınan eğitim ve öğretim hakkı ise, bireyin eğitim faaliyetlerine erişiminin ve bu faaliyetlerden yararlanmasının kesintisiz biçimde sağlanmasını amaçlamaktadır. Bu iki temel hakkın birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, din ve vicdan hürriyetinin kullanımını engelleyen veya fiilen imkânsız hale getiren uygulamalar kadar, eğitim ve öğretim hakkını zedeleyen düzenlemelerden de kaçınılması; her iki hakkın özüne dokunmaksızın, birlikte ve dengeli biçimde kullanılmasını teminen gerekli tedbirlerin alınması, Anayasa’nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesinin idare bakımından doğal bir sonucudur. "
Dini vecibeleri aksatmayacak şekilde düzenlensin
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında yükseköğretim kurumlarının yıllık eğitim-öğretim programı ve akademik takvimin belirlenmesi ile ders saatleri ve sınavlarına ilişkin düzenlemeler yükseköğretim kurumunun yetkili kurullarının yetkisi. Ancak YÖK, söz konusu yetkinin kullanımı Anayasa ile güvence altına alınmış temel hak ve özgürlükleri sınırlayıcı veya ortadan kaldırıcı biçimde yorumlanmamasına gerektiğini vurguladı.
Üniversitelere gönderilen yazıda şu ifadelere yer verildi: "Yükseköğretim kurumlarında cuma namazı vakitleri ile çakışan mesai, ders, sınav ve uygulama düzenlemeleri bakımından, akademik ve idari personel ile öğrencilerin din ve vicdan hürriyetlerini fiilen kullanabilmelerini teminen gerekli kolaylıkların sağlanması, Anayasa’nın 24’üncü maddesinde güvence altına alınan din ve vicdan hürriyeti ile 42’nci maddesinde düzenlenen eğitim ve öğretim hakkının birlikte korunmasının doğal bir sonucudur. Bu çerçevede, yükseköğretim kurumlarında cuma namazı vakitleri ile çakışabilecek nitelikteki mesai, ders, sınav ve uygulamalara ilişkin düzenlemelerin, din ve vicdan hürriyetinin fiili kullanımını ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin sürekliliğini birlikte gözeten bir yaklaşımla yeniden değerlendirilmesi; söz konusu faaliyetlerin dinî vecibelerin yerine getirilmesini aksatmayacak şekilde planlanması ve gerekli idari tedbirlerin alınması hususunda gereğini rica ederim."




