MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarına tepki gösterdi. Bahçeli, "Türk milletinin tarihinde, kültüründe, inancında, imanında ve devlet geleneğinde mahfuz bu topraklara yönelik saldırılara hiçbir şekilde duyarsız kalamayız. Ne gerekiyorsa da onu yaparız. Bu yönde diplomasinin imkânları, yetmiyorsa caydırıcı güç kullanılmalıdır." dedi.
Partisinin grup toplantısında konuşan Devlet Bahçeli, "Kutsal topraklarımız başka bir egemen devletin sınırları içerisinde olsa da kutlu ceddimizin buralardaki mütecaviz eylemleri püskürtmek için başlattığı seferler tarihin hafıza kayıtlarında saklıdır." ifadelerini kullandı.
Mekke İttifakı
Mekke İttifakı kapsamında Türkiye'nin Suudi Arabsitan’ın savunmasına mümkün olan her türlü askeri desteğin vermesi ve uluslararası hukuku da ihlal eden yaklaşımlara karşı hassasiyetle ve kararlılıkla mukabele edilmesine imkân sağlanmasını isteyen Bahçeli, "Ortadoğu'nun içinde bulunduğu bu zor dönemde, bölge ülkeleri arasındaki husumetleri derinleştirecek, yeni çatışma cepheleri açacak ve sivillerin hayatına mal olacak hiçbir eylem mazur görülemeyecektir. Hangi gerekçeyle gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin, sivilleri hedef alan saldırılar hiçbir surette meşru görülemeyecektir." ifadelerini kullandı.
Suudi Arabistan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik tehditler karşısında Türkiye'nin Mekke Ortak Savunma Anlaşması’ndan kaynaklanan taahhütlerine bağlı kalacağını ve İslam âleminin mukaddes beldelerine ev sahipliği yapan bu müttefikle dayanışmasını kararlılıkla sürdüreceğini vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti:
Hatırlatmak isterim ki, Ecdadımız yıllarca “Hâdimü’l-Haremeyn” ile şereflenmiştir. Fahrettin Paşa’nın dillere destan Medine Müdafaası bu şuurun yüksek iradesidir. Öyle ki Peygamber ocağında pişen kahraman Türk askeri, Mehmetçik unvanını bu topraklarda almıştır. Hamdolsun kutsal topraklarımıza dönük inancımız da, imanımız da kararlılığımız da milletimizin kalbinde, devletimizin kurumsallığında ve kudretinde hiç eksilmemiştir ve diridir. Temennimiz, Husilerin saldırılarına derhal son vermesi, Yemen'de kalıcı bir siyasi çözümün tesis edilmesi ve bölgesel ihtilafların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesidir. Bölgedeki herkes itidal içerisinde hareket etmeli, aklıselimden şaşmamalıdır. Daha fazla Müslüman kanı akmamalı, tüm bölgemiz huzur ve güven ortamında yaşayabilmelidir. Mezhep farklılıklarını çatışmanın gerekçesi hâline getiren, Müslüman toplumları birbirine düşüren ve bölgenin kaynaklarını savaşlarda tüketenlere, nifak tohumları ekenlere, kardeş kavgası çıksın diye Tel Aviv’de el ovuşturanlara karşı müşterek bir duruş sergilenmelidir. İslam dünyası bir ve bütün olmalı, kardeş kavgası derhal son bulmalıdır."
Yunanistan'a uyarı
İsrail ile yakınlaşan Yunanistan'ı da uyaran Bahçeli, şunları kaydetti:
"Yunanistan, bölgemizde kalıcı huzur ve barış istiyorsa, bunun yolunun komşularla dostane ilişkiler tesis etmekten geçtiğini unutmamalıdır. Yunanistan, Türkiye’nin haklarını ve Kıbrıs Türk Devleti’nin egemenliğini tanımadıkça, kimle ittifak kurarsa kursun, kiminle ne anlaşma imzalarsa imzalasın ve hangi silahları alırsa alsın kendisini güvende hissedemeyeceğini artık anlamalıdır. Şayet Yunan hükümeti bizden korunmak için silahlanıyorsa, Türk barışına sığınmasını; bizleri korkutmak için silahlanıyorsa, hiçbir gücün bizi korkutamayacağını asla aklından çıkarmamasını kendilerine tavsiye ederiz. Bizim arzumuz ve tercihimiz, Yunan-Rum ekseninin gereksiz şovlardan ve husumetlerden uzaklaşması, diyalog ve diplomasiyle sorunları çözme iradesi sergilemesidir. Atina’daki acemi siyasetçiler, Türkiye’nin besleyeceği saygı ve dostluğun, İsrail’in satacağı silah ve mühimmattan daha güçlü olduğunu artık idrak etmelidir.




