MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Orta Doğu'da kutuplaşmayı artırmak için provokasyon zemini kollayarak karanlık emeller peşinde koşanlar bulunduğunu belirtti. Bahçeli, "Kürt kardeşlerimizi sahaya sürmek için hava koklayan ve ortam yoklayan, bu sayede İran'ı içten çökertmenin planını yapan hiçbir mihraka Kürtler paralı askerlik yapmaz, yapmamalıdır." dedi.
Partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşan Devlet Bahçeli, ABD ve İsrail koalisyonun İran'a yönelik başlattığı savaşın 11. gününde bilançonun gittikçe ağırlaştığını, şiddet ve yıkımın günbegün artış kaydettiğini dile getirdi.
İran'da rejim değişikliği hesabından stratejik ve askeri yeteneklerin imha edilmesine kadar sınır ve çerçevesi her seferinde güncellenen operasyonların bölgeyi ateşe attığını belirten Bahçeli, dünyaya, demokrasi, özgürlük, adalet ve insan hakları konularında bilirkişilik taslayan ülke veya ülkelerin hepsinin birden sınıfta kaldığını, bu değerlere esasta ve usulde ne kadar yabancılaştıklarının kanıtlandığını dile getirdi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın "savaşın bitiş zamanına Netanyahu ile karar vereceğiz" demesinin dayatmacı bir dil, üstenci bir bakış, barışçıl arayışları küçümseyen özürlü bir yaklaşım olduğunu vurgulayan Bahçeli, İran'da hiçbir suçu ve günahı olmayan sivil halkın bombaların, füzelerin, diğer ölümcül operasyonların odağında olduğuna işaret etti.
Hiçbir Müslüman bu tuzağa düşmemelidir
MHP Genel Başkanı Bahçeli, Orta Doğu'da Sünni-Şii husumetine çanak tutan, bu kapsamda kamplaşma ve kutuplaşmayı sertleştirmek için provokasyon zemini kollayan karanlık emellere kapalı durmanın "Müslümanım" diyen herkes için hayat memat konusu olduğunu söyledi.
Bahçeli, şöyle devam etti:
"Bu tuzağa hiçbir Müslüman düşemez, düşmemelidir. Böylesi bir vebale hiçbir din kardeşimiz ortak olamaz, olmamalıdır. Şii de Müslüman'dır, Sünni de Müslüman'dır; bozgunculuğun davulunu çalanlar, sanal ihtilafların namlusunu tutanlar alçak kere alçaktır. Kürt kardeşlerimizi sahaya sürmek için hava koklayan ve ortam yoklayan, bu sayede İran'ı içten çökertmenin planını yapan hiçbir mihraka Kürtler paralı askerlik yapmaz, yapmamalıdır.
Kürt kardeşlerim satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir, onun bunun projelerinde piyon olarak da görülemez, gösterilemez. Kürtler onurlu, şerefli, yürekli, soylu ve sağduyulu bir halktır. Türk-Kürt kardeşliği üzerinde cephe açmanın, gedik oluşturmanın hesabıyla İran'ın tarihi Türk kentlerini karıştırmanın, Türklerle Kürtleri çatıştırmanın arayış ve amacını kurgulayanlar, ancak ve ancak düşmanca tutum takınan namertlerdir. Türk, Kürt'ün kardeşi, Kürt, Türk'ün alın yazısı, kader ortağıdır."
İran'a 'aklını başına al' çağrısı
Azerbaycan'ın Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ne İran'dan insansız hava araçlarıyla (İHA) yapılan saldırıları hatırlatan Bahçeli, 4 Mart'ta da İran'dan Türkiye istikametine doğru gelen balistik mühimmatın Türk hava sahasına girmeden NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hale getirildiğini anımsattı.
Devlet Bahçeli, şöyle konuştu:
"Bu tehlike saçan vakalarla ilgili İran İslam Cumhuriyeti'nin yaptığı özür mahiyetindeki açıklamalar, egemenlik haklarımıza gösterilen saygının telaffuz edilmesi elbette tarihi kıymettedir. Ancak 9 Mart 2026 tarihinde, İran'dan ateşlenip Türk hava sahasına giren yeni bir balistik mühimmatın gene NATO unsurlarınca etkisiz hale getirilmesi, bazı mühimmat parçalarının da Gaziantep'te boş arazilere düşmesi kafamızı karıştırmaya başlamıştır. Her ülke aklını başına almalıdır. Türkiye, üzerinde kumar oynanacak bir ülke değildir. Taciz, tahrik veya tertip olup olmadığını netleştirecek ülke İran İslam Cumhuriyeti'dir.
Biz kasti bir tavrın olmadığına inanmak, iyi komşuluk hukukumuzu korumak istiyoruz. Ancak Türkiye'nin de yolgeçen hanı olmadığını, canı sıkılanın, keyfi yetenin füze ateşleyeceği bir ülke olarak görülemeyeceğini de ihtiyatlı ve temkinli bir dille beyan ediyoruz. Elbette Türkiye'yle İran'ı karşı karşıya getirmeye matuf siyonist-emperyalist bir komployu da ihmal veya göz ardı etmiyoruz."