Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda AK Parti'ye katılan belediye başkanlarının rozetlerini taktı.
AK Parti olarak bugün dünyada eşi benzeri bulunmayan teşkilat gücüne sahip olduklarını, 11 milyon 500 bini aşkın üyeyle sadece Türkiye'nin değil dünyanın en büyük, en yaygın siyasi hareketlerinden biri olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şunu bir defa açıkça söylemek isterim: Bizim tasavvurumuzda üyelik, sadece bir kayıt işleminden ibaret değildir. Bizde üye demek, millete hizmet mücadelesine nefer yazılmak demektir. Bu uğurda gerektiğinde yardan ve serden geçmek demektir. Her türlü fedakârlığı göze almak demektir. Bu milletin, bu ümmetin sorumluluğunu yüreğinde taşımak demektir. İdeallerimize gönül vermek, davamıza ömür vermek demektir. AK Parti'nin çelik çekirdeği, kaderini kaderimize, kavlini kavlimize, kalbini kalbimize rapteylemiş 11 milyon 500 bin kardeşimizin hepsi bir demektir. Bunun için her fırsatta şunu diyoruz: Biz, sadece siyasi bir parti değiliz. Aynı zamanda bir dava hareketiyiz. Biz, aynı ideallere inanan, aynı istikbale yürüyen bir gönül hareketiyiz."
Sosyal medya kapanına siyasetçiler de düşüyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medyanın da tesiriyle "etkileşim avcılığı" denilen bir hastalığın hem toplumda hem kamuda hem de yerel yönetimlerde yayıldığının görüldüğünü söyledi.
Sosyal medyada mahremiyet yok sayılırken özel alan kavramının anlamını yitirdiği, görünür olmanın, gündeme gelmenin, tartışılmanın, insan onuru dâhil her türlü değerin, her türlü hassasiyetin önüne geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ne pahasına olursa olsun, gündem olma ve gündemde kalma kaygısı bir müddet sonra büyük bir kapana dönüşmektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse bu kapana siyasetçiler de düşmektedir. Maalesef kendi arkadaşlarımızın bir kısmının da bilerek veya bilmeden bu ters akıntıya kapıldıklarına şahit oluyoruz" ifadelerini kullandı.
Ne siyaseten ne de iletişim boyutuyla kendilerine herhangi bir faydası olmayan, tam tersine AK Parti'ye zarar veren bu tür yanlışlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Vatandaşın kalbini kıran, esnafa hoyrat davranan, icraat peşinde değil şov peşinde koşan bir yaklaşım belki muhalefetin siyaset tarzı olabilir ama bunu bizim tasvip etmemiz asla mümkün değildir. Görevi, unvanı, makamı ne olursa olsun hiçbir arkadaşım, şunu unutmasın, hepimiz bulunduğumuz koltuklara milletin takdiriyle, tensibiyle geldik. Milletimiz emaneti bizlere kendisine hizmet etmemiz, eser üretmemiz, refahını artırmamız için tevdi etti. Millete hizmet yerleri gösteri alanı değil, sorumluluk makamlarıdır. Vatandaşımızın karşısına çıktığımızda, esnafımızın kapısını çaldığımızda da görevimiz gereği, kamu gücünü kullandığımızda da taşıdığımız emanetin ağırlığıyla mütenasip hareket etmek zorundayız.
Her zaman söylediğim gibi, mesele kalp kazanmak, gönülleri fethetmektir. Ruberu iletişimin, yüz yüze etkileşimin, sıcak ve seviyeli bir hasbihalin yerini hiçbir dijital platform, hiçbir uygulama alamaz. Eğer öyle olsaydı bugün siyasette durum çok farklı olur. Eğer öyle olsaydı, bu millet her seçim öncesinde bize siyasi ömür biçen o çokbilmişleri ters köşe yapmazdı. Eğer öyle olsaydı, siyaset ve toplum mühendisleri amaçlarına ulaşmış olurdu. Eğer sosyal medya rüzgârıyla seçim kazanılsaydı, bugün iktidarda da, cumhurbaşkanlığında da başkaları olurdu. Elbette yeni medya araçlarını, teknolojinin sağladığı asimetrik imkânları göz ardı etmeyeceğiz. Yaptıklarımızı, hizmetlerimizi, icraatlarımızı en güzel şekilde bu mecraları da kullanarak halkımızla bilhassa da yeni kuşaklarla paylaşacağız. Ama sosyal medyadaki yankı odalarına da hapsolmayacağız."




