Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitimin tüm paydaşların ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı ve velilerin öğretmenlerle güçlü bir iş birliği içinde hareket etmesinin önemine vurgu yaptı.
TRT Haber'e konuşan Tekin, şunları söyledi: "Ben şöyle bir şey de söylüyorum, bazen arkadaşlarımız kızıyorlar: Öğretmenlerimize öğretmenlik öğretmeye kalkmasınlar, ebeveynlik yapsınlar. Öğretmenimiz öğretmenliğini yapacak ama çoğu zaman işte kendi çocuğuna olan güveni sebebiyle, kendi çocuğundan olan beklentileri sebebiyle, okullarda 'Benim çocuğum yapmaz.' diyen çok veli gördüm ama 'Benim çocuğum bunu yapıyor.' diyen hiçbi veli görmedim şu ana kadar. O yüzden öğretmenlerimizin çalışma koşulları açısından, fedakarlıkları açısından verilerimiz öğretmenlerimizle bu anlamda iyi bir diyalog kurarlarsa çok çok daha eğitim öğretim süreçleri başarılı olacaktır."
"PİSA skorlarının açıklanacağı toplantıya özel davet aldık"
Mayıs ayının ortalarında Londra'da Dünya Eğitim Forumu'na katıldığını hatırlatan Bakan Tekin, orada da 8 Eylül'de açıklanacak PISA skorları için PISA Direktörü'nün, "Türkiye'nin olağanüstü sıçrayışı" ifadesini kullandığını anlattı. Tekin, "Tabii, sonuçlar bize henüz resmî olarak gelmedi ama 8 Eylül'de de skorların açıklanacağı toplantıya özel davet aldık. Bu da bizi farklı bir şekilde heyecanlandırıyor." şeklinde konuştu.
Böyle bakıldığında bu eğitim öğretim yılının beceri temelli programların yerleşmesi açısından çok iyi geçtiğini ifade eden Tekin, çok önemsedikleri bir başka konu olduğunu belirtti. Millî Eğitim Bakanlığının asli işlevinin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ülke sevgisi, vatan sevgisi, millet sevgisi gibi değerler etrafında birleşmesini sağlamak; birlik, beraberlik, dayanışma duygularının oluşmasına katkı sunmak olduğunu vurgulayan Bakan Tekin, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu bizim için çok daha önemli bir şey. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin alametifarikası diye tanımlayacağımız ikinci özelliği de burası. Millî ve manevi değerler, bu coğrafyanın, bu toprakların, bu devlet geleneğinin ürettiği birikim, medeniyet birikimi çocuklarımıza kazandırılmaya çalışıldı. Aynı şekilde bizim ülke içindeki toplumsal yapımızda çimento teşkil edecek referans değerlerimiz var, dinî bayramlarımız var, millî bayramlarımız var, millî günlerimiz var, bunların hepsinin bizim tarihimizde ve toplumsal yapımızda doldurduğu önemli boşluklar var.
Okullar ikinci yarıyıla bayrak temasıyla başladılar. Bütün çocuklarımız okullara Türk bayrağı ile gittiler, her taraf kırmızı beyaz oldu, inanılmaz güzel bir görüntü. Sonra ramazan ayı geldiğinde ramazanın Türk toplumu için yeri, ramazan bizim için ne ifade ediyor? Oruç, iftar, ramazan süslemeleri, bunlarla ilgili geçirdik. Çocuklarımız, evet bilimsel anlamda dünyayla rekabet edebilsinler ama bir taraftan da bizi biz yapan değerlere sahip çıksınlar, meramımız, derdimiz bu."
"Güvenli Okul İklimi" için yeni tedbirler
İstanbul, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan olaylara da değinen Bakan Tekin, "Güvenli Okul İklimi" tedbirlerine ilişkin şunları söyledi:
"İnşallah, önümüzdeki yıl ondan sonraki yıllar bir daha böyle tatsız olaylar yaşamayız. Şimdiye kadar dünyanın farklı ülkelerinde görüyorduk, izliyorduk, haberlerden görüyorduk ama şimdi kendi ülkemizde de maalesef yaşadık. Bir kere önce şunu söyleyeyim: Bu okullardaki olayları gerçekleştiren kişilerle ilgili olarak hem İçişleri Bakanlığımız hem Adalet Bakanlığımız gerekli süreçleri yürütüyorlar. En ağır cezayı alacak, bunu yönlendiren mutlaka bulunacak çünkü bize zaten Cumhurbaşkanımızın talimatı. Biz tabii orada alacağımız tedbirleri ve aldığımız tedbirleri şöyle yaptık: İçişleri Bakanlığımızla birlikte oturduk, zaten daha önceki yıllarda da her eğitim öğretim yılının başında ilçelerde kaymakamlar, illerde valilerimizin başkanlığında okullarımızda alınacak güvenlik tedbirleriyle ilgili komisyon toplantıları yapılıyor ve okullarımız kategorize ediliyor. Risk güvenlik açısından risk taşıyan okullarımızda doğrudan bir silahlı polis memurunun bulunması, bazı okullarda belirli aralıklarla polis araçlarının devriye yapması gibi tedbirleri zaten o İçişleri Bakanlığı ile birlikte yaptığımız sınıflandırmaya göre bu tedbirleri alıyorduk. Biz bu yıl İçişleri Bakanlığımızla tekrar aynı toplantıları yaptık ve önümüzdeki yıldan itibaren bu tedbirleri biraz daha sıkılaştıracak adımlar attık. Yine doğrudan polislerin bulunacağı okullar var ama o şeyleri biraz daha emniyetin daha yakın kontrol edebileceği şekle getirdik.
İkincisi, okullarımızdaki kamera sistemini İçişleri Bakanlığı ile birlikte Kent Güvenlik Yönetim Sistemi diye kısalttığımız, yani KGYS kısalttığımız sisteme entegre ediyoruz. Dolayısıyla emniyet birimleri artık bu okullarımızdaki internet erişimli kameralar üzerinden bu olayları izleyebilecek duruma gelecekler, bu da bizim için önemli.
Bizim okullarımızın bir kısmı duvarları yüksek, ama bir kısmı da çocukların rahatlıkla atlayabilecekleri yükseklikte duvarları olan okullarımız var. Şimdi burada alacağınız tedbirler Nasrettin Hoca'nın türbesi gibi olacak, yani kapıya koyacağımız tedbirler. Dolayısıyla her okulun nevişahsına münhasır bir tedbir silsilesi yaz boyunca okul yöneticilerimiz buna çalışacaklar, bu da diğer boyutu. Bir başka boyutu da emniyetle birlikte yine yürüttüğümüz çocukların özellikle sosyal medyada ve oyun sitelerindeki davranışları, oralar üzerinden yürüyecek olan siber güvenlik tedbirleri diyeceğimiz tedbirler var. Bütün bunların bir paket olarak değerlendirdiği, yani bu dijital tedbirlerin, dijital duygu değer temelli, dijital esenlik diye bir paketin içinde ilgili genel müdürlüğümüz buna çalışıyorlar şu anda emniyetle birlikte. Hem biz hem emniyet sosyal medya ve oyun siteleri üzerinden de rehberlik faaliyetine ihtiyaç duyacak çocuklarımıza bu desteği verecek bir mekanizmayı oluşturuyoruz."
Çocukların eğitiminde ailelerin sorumluluğuna vurgu yapan Bakan Tekin, öğrencilerin 12 yıllık zorunlu eğitim sürecinde yaklaşık 160 bin saatlik yaşamlarının yalnızca yaklaşık 10 bin saatini okulda geçirdiklerini belirterek bu durumun ailelerin eğitim sürecindeki sorumluluğunu daha da önemli hâle getirdiğini söyledi.




