DEM Parti, terör örgütü PKK'nın elebaşı ve kurucu lideri Abdullah Öcalan'ın yakalanmasını 'uluslararası komplo' olarak niteledi ve kınadı. DEM Parti, İmralı'da Öcalan'a özgür çalışma ve iletişim imkanlarının sağlanmasını ve umut hakkının verilmesini de istedi.
DEM Parti Yürütme Kurulu'ndan yapılan açıklamada, "15 Şubat 1999 tarihinde Sayın Abdullah Öcalan'a yönelik gerçekleştirilen uluslararası komplonun 27. yıl dönümündeyiz. Bu uluslararası komployu kınıyor ve lanetliyoruz. Bu komplo, Türkiye'de etnik çatışma ve ayrışma üretmek, Ortadoğu'da kaos ve karmaşayı büyütmek isteyen emperyalist güçlerin Sayın Öcalan şahsında tüm ülkeye dayattığı karanlık bir senaryoydu." ifadelerine yer verildi.
Abdullah Öcalan'ın 1993 yılından beri Türkiye barışı için irade gösterdiği iddia edilen açıklamada, "Sayın Öcalan'ın fizikî, fikrî ve ideolojik-politik olarak teslim alınması hedeflenmişti. Çok açık şekilde ifade etmek gerekir ki, bugün bile 15 Şubat Uluslararası Komplosunun nedenleri ve hedefleri tüm boyutlarıyla açığa çıkmış değil." denildi.
Bu senaryonun, Öcalan'ın "etnik çatışma ve ayrışmayı reddeden, demokratik ortak yaşamda ısrar eden tutumuyla" boşa düşürüldüğünü savunan DEM Parti, "27 Şubat Asrın Çağrısı ile birlikte etnik çatışma ve ayrışma ile bölgesel emperyalist dizayn hamlelerine karşı Türkiye ve Ortadoğu halklarının ortak ve demokratik iradeleriyle yaşamasının imkân ve potansiyeli ortaya çıkarıldı." açıklamasını yaptı.
"İmralı tecrit sistemine son verilsin, umut hakkı verilsin"
Açıklamada şöyle denildi: "Bu uluslararası komplonun tarihten silinmesi ve barış iradesinin güçlenmesi için komplonun parçası olan İmralı tecrit sistemine son verilmesi ve Sayın Abdullah Öcalan'ın özgür çalışma ve özgür iletişim koşullarının sağlanması gerekmektedir. Sayın Öcalan'a özgür çalışma ve özgür iletişim koşullarını sağlayacak olan umut hakkının verilmesi, yalnızca sürecin bir gerekliliği değil, aynı zamanda halklara kurulan karanlık komplonun tamamıyla ortadan kaldırılmasının da zorunlu bir unsurudur."




