İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Türkiye, İran savaşına askeri açıdan müdahil olmamalıdır. Taraflarla ilişkisini, yalnızca uluslararası anlaşmaların getirdiği yükümlülükler çerçevesinde yürütmelidir. Ne ideolojik heyecanla savrulmalıdır ne de dış baskılarla istikamet değiştirmelidir." dedi.

ABD ve İsrail'in politikalarını eleştiren Dervişoğlu, iki ülkenin güvenliklerini kendi hudutları ve egemenlik alanları içinde aramak yerine, başka ülkelerin topraklarında, başka devletlerin egemenlik haklarını çiğneyerek aradığını söyledi.

AK Parti ile MHP arasında dış politikada fikir ayrılığı yaşandığını iddia eden Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir tarafta Sayın Erdoğan, Trump yönetimiyle ilişkileri sıcak tutmak adına uçak ve sıvılaştırılmış doğal gaz anlaşmaları yapmaktadır. Diğer tarafta Sayın Bahçeli, Çin ve Rusya ile stratejik işbirliği çağrısı yapmaktadır. Bir yanda Dışişleri Bakanı Sayın Fidan, İran'ın Körfez ülkelerine dönük saldırganlığını kınamaktadır. Öte yanda Sayın Bahçeli, Türkiye ile İran'ın aynı ufka baktığından söz etmektedir. Bütün bunlara bir arada baktığımızda gördüğümüz şudur: İktidar sıkışmıştır, hareket alanı daralmıştır. Hükümet açık, berrak ve tutarlı bir tutum almakta zorlanırken, gerek geleneksel medya, gerek sosyal medya tam anlamıyla bir propaganda ablukasına dönüşmüştür."

İran'da bir iç savaş çıkması halinde ortaya çıkabilecek riskleri anlatan Dervişoğlu, "İran'ın olası bir iç savaşa sürüklenme ihtimali nedir? Böyle bir ihtimal varsa Türkiye bunu önlemek için hangi tedbirleri almaktadır? Türkiye'nin Körfez ülkeleriyle kurduğu dayanışma zemini, Suudi Arabistan'ın ve diğer Körfez ülkelerinin savaşa daha doğrudan dahil olması halinde nasıl etkilenecektir?" diye sordu.

Müsavat Dervişoğlu, böyle bir süreçte Türkiye'nin Körfez ülkeleri ile ticari ilişkilerini sürdürmesi ve bu ülkelerin dahil olacağı bir savaşın içine sürüklenmemesi gerektiğini dile getirdi.

Partisinin, ABD-İsrail ve İran Savaşı karşısındaki tutumunun net olduğunu belirten Dervişoğlu, şunları kaydetti:

Ağır yaralanan polis memuru kalp masajıyla hayata döndü
Ağır yaralanan polis memuru kalp masajıyla hayata döndü
İçeriği Görüntüle

"Günü kurtarma hesabına göre bu pozisyonumuz asla değişmez. Türkiye, İran savaşına askeri açıdan müdahil olmamalıdır. Taraflarla ilişkisini, yalnızca uluslararası anlaşmaların getirdiği yükümlülükler çerçevesinde yürütmelidir. Ne ideolojik heyecanla savrulmalıdır ne de dış baskılarla istikamet değiştirmelidir. İran'ın bir iç savaşa sürüklenmesi mutlaka engellenmelidir, çünkü iç savaşın doğuracağı göç dalgası da terör tehdidi de sınır aşan istikrarsızlık da en fazla Türkiye'ye zarar verecektir. Bu gerçek, bir an olsun akıldan çıkarılmamalıdır."

"Nevruz kutlamalarında gövde gösterisi yapıldı"

Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, Nevruz Bayramı'ndaki bazı kutlamalarda, etnik bir grubun, Türkiye'nin dört bir yanında gövde gösterisi yaptığını, eli kanlı katilleri övdüğünü ve Türk milletini tehdit ettiğini savundu.

TUSAŞ'a saldıran terör örgütü PKK mensuplarının kahraman ilan edildiğini ileri süren Dervişoğlu, "Türkiye'yi yakmaya çalışanlar, emin olun her zaman kendini yakmıştır. Buna teşne olanların haberi olsun. Böyle yapmaya devam ederlerse yine kendilerini yakacaklardır." diye konuştu.

Ramazan ayında Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki illere yaptığı ziyaretleri anımsatan Dervişoğlu, bölgenin güneş ve rüzgar enerji santralleri için uygunluğuna dikkati çekti.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde kadın kooperatifleri aracılığıyla üretimin artırılabileceğini dile getiren Dervişoğlu, "Meslek eğitim programları, genç girişimcilere destek programlarıyla büyük fırsatlar yaratılabilir ama projelere dönüp bakan yok." değerlendirmesinde bulundu.