Arpaguş: Aile insanlık için en hayati kurumdur
Arpaguş: Aile insanlık için en hayati kurumdur
İçeriği Görüntüle

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz. Filistin'den Lübnan'a, Körfez'den Sudan'a, Somali'den Yemen'e başımızı nereye çevirsek maalesef gözyaşlarıyla karşılaşıyoruz." dedi.

Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen 11. Uluslararası Hafızlık ve Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması Ödül Töreni’nde bir konuşma yaptı.

"Medeni denilen dünyanın üç maymunu oynadığı bu imtihan günlerinde kundaktaki bebekler, savunmasız siviller vahşice katlediliyor. Yıllardır ellerine geçirdikleri her fırsatta kibirli bir tavırla adaletten, eşitlikten, insan hak ve hürriyetlerinden dem vuranların gerçek yüzlerini bugün hep birlikte görüyoruz." ifadelerini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bu imtihanı verebilmek için Kur'an'a ve sünnete, Allah'ın ipine sımsıkı sarılmaktan başka yolumuz yoktur. Bu imtihanı verebilmek için birbirimize inanmaktan, güvenmekten, destek olmaktan başka bir seçeneğimiz yoktur. Müslümanlar olarak tefrikayı, nifak ve husumeti, yersiz ve zamansız tartışmaları bir kenara bırakmak, yekvücut olmak mecburiyetindeyiz."

Enfal Suresi'nin 46'ncı ayetindeki "Birbirinize düşmeyin, sonra gevşersiniz ve gücünüz elden gider" ifadesini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu ayeti kerimedeki ikazı hayatımızın her safhasına tatbik etmek mecburiyetindeyiz. 'Birbirinizle ilgi ve alakayı kesmeyin. Birbirinize sırt çevirmeyin. Birbirinize kin beslemeyin. Birbirinize haset etmeyin. Ey Allah'ın kulları, kardeş olun!' Kılavuzumuz, önderimiz Hatemü'l Enbiya Efendimizin işte bu nasihatini en güçlü şekilde kendimize rehber edinmek mecburiyetindeyiz. Diğer türlü bu sıkıntıların üstesinden gelmemiz, önümüze çıkan engelleri bertaraf etmemiz, bu acılara bir son vermemiz, Allah muhafaza, mümkün olmayacaktır. Sabredeceğiz, ümidimizi kaybetmeyeceğiz. Bir duvarın tuğlaları misali birbirimize sıkıca kenetleneceğiz. Zulmün ve zalimin olmadığı huzurlu bir geleceği inşallah hep birlikte inşa edeceğiz." diye konuştu.

Liva'ül Hamd sancağının altında birleşme yolu

Konuşmasında, dünyanın dört bir yanından gelen hafızlara hitap eden Erdoğan, şunları söyledi: "Kitabullah'a gönül veren hafızlarımız, karilerimiz, tertil ve tilavet üstatlarımız çok hayırlı, bereketli, menzil-i maksud-u ebedi saadet olan fevkalade kıymetli bir yoldadır. Bu yol sabredenlerin yoludur. Bu yol azmini iman ve sebatla teçhiz edenlerin yoludur. Bu yol en nihayetinde, inşallah Liva'ül Hamd sancağının altında birleşme, haşru cem olma yoludur.

Merhum Sezai Karakoç'un ifadesiyle; bu yollar Üveys-i Karani'nin, Cüneyd-i Bağdadi'nin, Bayezid-i Bistami'nin, Hallacı Mansur'un, Abdülkadir Geylani'nin, Ahmed Rıfai'nin, Muhyiddin-i Arabi'nin, Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin, Bahaeddin Nakşibendi'nin, İmam-ı Rabbani'nin, Halid-i Bağdadi'nin, Hacı Bektaş-ı Veli'nin, Akşemseddin'in, Aziz Mahmud Hüdayi'nin, bütün bu hazretlerin, onlara bağlı olanların ve daha nice uluların yoludur. Bu yollar ki sonunda ana yolda birleşir ve tek bir yol olurlar. O yol ki imamların, sahabelerin, peygamberlerin ve son peygamberin yoludur. O yol ki Kur'an yoludur, hakikat yoludur, hakikat uygarlığı olan İslam'ın yoludur. O yol ki Allah yoludur."