Merkez Bankası'nın 2026 yılı sonunda enflasyon tahminini 2 puan yükselterek yüzde 15-21 aralığı olarak açıklamasının ardından bir tahmin de IMF'den geldi. IMF İcra Direktörleri Kurulu'nun tahminine göre; 2026 sonu enflasyonunun yıllık %23 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. İlave politika faizi indirimleri ve artan güvenin etkisiyle 2026 büyümesinin %4,2 olması öngörülüyor.
IMF'den yapılan açıklamaya göre; Türkiye'de mevcut politika bileşimi, dezenflasyon ile istikrarlı büyüme arasındaki dengeyi sürdürüyor. Sıkı para politikası, ılımlı ücret artışları ve genel olarak nötr mali politika, kademeli dezenflasyonu desteklemeye devam edecek. Cari açığın yeterli biçimde finanse edilmesi sürerken, mevduat sahiplerinin güveni ve güçlü altın fiyatları sayesinde rezervlerin IMF yeterlilik metriğinin yaklaşık %80’i düzeyinde kalması bekleniyor.
IMF'ye göre; büyümenin güçlü kalması ve enflasyonun düşmesi beklenmekle birlikte, bu yaklaşım riskler ve maliyetler içeriyor. Küresel ticarette süregelen belirsizlikler ve bölgesel çatışmalar nedeniyle dış riskler yüksek seyrediyor. Enerji fiyatlarında artış veya elverişsiz hava şartları olumsuz bir şokun gerçekleşmesi, halen yüksek seyreden enflasyon dönemini uzatabilir. Ayrıca, kademeli dezenflasyon yaklaşımı, finansal sektör üzerinde baskı oluştururken verimlilik artışını yavaşlatıyor.
İcra Direktörleri Kurulu Değerlendirmesi
İcra Direktörleri, yetkililerin dezenflasyon politikalarındaki önemli başarılarını takdir etmekle birlikte, bu politikaların makroekonomik dengesizlikleri azalttığını, güveni artırdığını ve güçlü büyümeyi koruduğunu belirtti. Enflasyonun hâlen hedeflerin oldukça üzerinde seyrettiğini ve ekonominin şoklara yüksek derecede hassas olduğunu vurgulayan Direktörler, dezenflasyonu kalıcı kılmak, dış tamponları güçlendirmek ve orta vadede kapsayıcı büyümeyi desteklemek amacıyla daha sıkı bir makroekonomik politika bileşimi ile iddialı yapısal reformların birlikte uygulanması gerektiğinin altını çizdi.
"Vergi tabana yayılsın, enerji sübvansiyonları kaldırılsın"
Direktörler, 2025’teki güçlü mali çabayı överken; dezenflasyonu desteklemek için bütçe açığının geçici olarak orta vadeli %3 hedefinin altına indirilmesini sağlayacak ilave sıkılaştırmanın gerekli olduğunu belirtti. Vergi tabanının genişletilmesi ve uyumun artırılmasına yönelik önlemlerin, enerji sübvansiyonlarının kademeli olarak kaldırılması yoluyla harcamaların sadeleştirilmesine yönelik ilave çabalarla birlikte önemini vurguladı. Mali alan genişledikçe, ilave kaynakların sosyal önceliklere yönlendirilebileceğini belirtti.




