NATO Parlamenter Zirvesi, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un ev sahipliğinde İstanbul’da başladı.
Dolmabahçe Sarayı’nda gerçekleştirilen Zirve’nin açılışında konuşan Kurtulmuş, dünyada çok kutupluluğun hakim olmaya başladığı bir devreye girildiğini dile getirdi. "Bu evrede çatışmaların, gerilimlerin, savaşların, iç savaşların fevkalade yoğun bir şekilde bizim de içinde bulunduğumuz bölgeyi tehdit ettiği aşikardır." diyen Kurtulmuş, hâlâ dünyanın en önemli güvenlik şemsiyesi olsa da NATO’nun da karşılaştığı, özellikle Avrupa kıtasının karşılaştığı sorunların çözülmesinde sadece askeri kapasitenin yeterli olmadığını vurguladı. Kurtulmuş, "Önümüzdeki dönemde NATO bir taraftan savunma kapasitesini artırırken, üye ülkeler kendi aralarındaki dayanışmayı artırırken aynı zamanda dünyanın bundan sonraki dönemde çatışmalarının nasıl çözülebileceğini, Avrupa kıtası başta olmak üzere çevremizi, bizleri ilgilendiren güvenlik sorunlarını hangi barış perspektifiyle elimine edilebileceğinin üzerinde de yoğunlaşmamız lazım. Öyle görünüyor ki NATO’nun, sadece güvenlik doktrinleri değil, aynı zamanda barış doktrinlerini de geliştiren bir uluslararası kuruluş halinde yerini alması ve fonksiyon icra etmesi kaçınılmazdır.” diye konuştu.
Türkiye'nin Ukrayna Savaşı'nın sona ermesi için gösterdiği çabalara değinen Numan Kurtulmuş, İran müzakereleri konusunda ise şunları söyledi:
“İsviçre'de başlayan müzakerelerin sonuna kadar başarıyla sürdürülmesi ve Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında sadece ateşkesin değil kalıcı, adil bir barışın sağlanmasını temenni ediyoruz. Bu, bizim içinde bulunduğumuz bölge için hayati önemde olduğu gibi dünya barışının temin edilmesi için de fevkalade önemlidir. Ümit ederim ki bu barış cabaları, belli bir merhaleye ulaşmış olan bu olumlu adımlar, bazı provokasyonlarla akamete uğratılmaz. Bunun için uluslararası camianın, NATO üyesi ülkeler başta olmak üzere bu barış perspektifine destek vermesi ve provokasyonların önüne geçilmesi için gayret sarf etmesini temenni ediyoruz.”
“Filistinliler özgür olmadan Orta Doğu'da barış asla sağlanamaz
“Dünyayı küresel barış bakımından tehdit eden en önemli meselelerden birisi de Orta Doğu'da Filistin'deki yaşanan gelişmelerdir.” diyen Kurtulmuş, İsrail'in bütün uluslararası hukuku hiçe sayarak, bütün uluslararası hukuk normlarına göre artık soykırım boyutlarına ulaşmış olan saldırganlıklarına son verilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Mesele sadece Filistinlilerin yaşadığı insanlık dramları değil; mesele, sadece 100 bine yaklaşan sivil kayıplar değil, şehirlerin yakılmış olması, Gazze'nin haritadan silinmiş olması değil; mesele, aynı zamanda insanlığın gelecek umutlarına bomba atılması, insanlığın gelecek umutlarının ortadan kaldırılmasıdır. Ümit ve temenni ediyoruz ki Filistin meselesinin çözümünde de nihai olarak bir sonuca ulaşılsın, başkenti Doğu Kudüs olan, gerçekten bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kuruluşu mümkün olsun, iki devletli çözümden başka bir yolun bulunmadığı bütün dünya tarafından anlaşılsın ve uygulansın. İsrail hükümetinin bu saldırganlıklarının sona ermesi sadece Filistinlilerin huzura kavuşması değil, dünya barışının garanti altına alınması demektir.”
Orta Doğu'da barış olmadan dünyada barış olmayacağını vurgulayan Kurtulmuş, “Filistinliler özgür olmadan Orta Doğu'da barış asla sağlanamaz. Bu barışın sağlanması için NATO üyesi ülkeler olarak gerekli desteğin verilmesini arzu ediyoruz.” dedi.
“Ambargolar tek taraflı, anlamsız ve ittifak ruhuna aykırı"
“Ulusal savunma kapasitelerinin artırılmasının ve NATO üyesi ülkeler arasında savunma alanındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin, üye ülkelerimizin ve ittifakımızın geleceği için çok önemli olduğunun altını çizmek isterim.” diyen Kurtulmuş, Türkiye’nin savunma sanayiinde son yıllarda özellikle çok büyük bir merhaleler katettiğini, büyük yenilikler içerisinde olduğunu, yüksek teknolojileri kullanabilme becerisinde ön plana çıktığını ve savunma alanında çok önemli ürünleri üretebildiğini söyledi.
Kurtulmuş, Türkiye’nin, bu kapasitesini üye ülkelerle paylaşmak ve bu çerçevede Türkiye'nin özellikle Lahey’de anlaşmasına varılan yüzde 5 savunma harcamaları konusundaki kararlılığının da bütün üye ülkeler tarafından benimsenmesini istediklerini belirtti.
Türkiye’nin savunma sanayiindeki bu gelişmelerinin üye ülkelerle de iş birliği içerisinde daha güçlü noktalara geleceğinin altını çizen Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Şunu bir kere daha açıklıkla ifade etmek isteriz ki ittifak üyeliği çerçevesinde bazı üyelerin özellikle savunma sanayii ürünleri konusundaki uygulamaya devam ettikleri ambargoların son derece tek taraflı, anlamsız ve ittifakın ruhuna uygun olmadığı aşikardır. Biz Türkiye olarak bütün üye ülkelerle savunma sanayiinde iş birliğine hazırken aynı davranışın bütün ülkeler tarafından da Türkiye'ye karşı sergilenmesini ümit ederiz.
Bu çerçevede özellikle son zamanlarda Orta Doğu'da artan tehditlere karşı bazı üye ülkelerimizin, başta İspanya olmak üzere Türkiye'nin hava savunma sistemine verdikleri destek dolayısıyla da teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşmasının ardından katılımcı meclis başkanlarına söz verdi.




