Suça sürüklenen çocuklarda toplum örneklemlerine kıyasla anlamlı derecede daha fazla psikopatoloji olduğu belirtildi.
TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği (ÇOGEPDER) ile Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı temsilcilerini dinledi.
ÇOGEPDER Çocuk Ergen Psikiyatrisi Yataklı Servisleri Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Selma Tural Hesapçıoğlu, olguların yüzde 92,6'sına psikiyatrik tanı koyduklarını belirterek, "Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu yüzde 61,1'le birinci sırada. Davranış bozukluğu yüzde 50'sinde vardı ve zihinsel yetersizlik yüzde 42,6'sında. Tanı sayısı çoğunda birden fazlaydı." dedi.
Suça sürüklenmede, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun bir risk oluşturduğunu vurgulayan Hesapçıoğlu, "Kişinin dikkatini bozduğu için öğrenmeyi, akademik başarıyı bozuyor. Okula karşı o ilginin, sevginin azalmasına yol açabiliyor. Eğer doğru yönlendirilmezse, tedavi edilmezse, bazen o dürtüsel davranışlar nedeniyle akran reddine yol açabiliyor ve antisosyal akran gruplarına daha fazla girilmesine sebep oluyor. İkinci en sık gördüğümüz tıbbi bozukluk, psikiyatrik bozukluk ise davranım bozukluğuydu." ifadelerini kullandı.
Hesapçıoğlu, konuya ilişkin ilgili kurumlar arasında koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizerek, "Benim önerim şudur, çocuk ve ergen ruh sağlığı merkezi koordinasyon biriminin kurulması. Çok paydaş bir yapının eşgüdüm içerisinde çalışması gerektiğini düşünüyorum. Merkez teşkilatı olacak ama illerde de bu merkezi koordinasyon birimlerinin bulunması." dedi.
Tutuklu çocuklar eğitimevine gönderilmiyor
Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı Başkanı Selmin Cansu Demir ise Vakfın çalışmaları konusunda komisyona bilgi verdi.
Demir, bir çocuğun tutukluysa kapalı ceza infaz kurumunda kaldığını, eğer hükümlüyse eğitimevine gittiğini anlatarak, "Eğitimevleri uluslararası standartların bize gösterdiği, gerçekten Kanun'da çok iyi düşünülmüş ve bu standartlara en çok yaklaşan, nispeten daha toplumla bütünleşmenin sağlanabildiği yerler fakat sadece 435 çocuğun eğitimevinde kaldığını görüyoruz. Bunun bazı nedenleri var. Birincisi, yargılamalar çok uzun sürüyor. Çocuklara adli sisteme girdikten sonra hükümleri kesinleşene kadar zaten yaşları büyümüş oluyor ve eğitimevinden hiç faydalanamıyorlar çünkü tutuklu olsalar bile bu eğitimevine gidemiyorlar." sözlerini sarf etti.




