Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir okulda silahlı saldırı düzenlenmesinin 1 gün sonra bu kez benzer bir olay Kahramanmaraş'ta meydana geldi.

Ayser Çalık Ortaokulu'na giren bir öğrenci, babasına ait bir silahla 2 sınıftaki öğretmen ve öğrencilere kurşun yağdırdı. Saldırıda 8'i öğrenci ve 1'i öğretmen olmak üzere 9 kişi hayatını kaybetti. Yaralanan 13 kişiden 6'sının yoğun bakımda, 3'ünün de durumlarının kritik olduğu açıklandı.

Kahramanmaraş'ta açıklama yapan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Öğrencimiz evden getirdiği silahlarla okulumuzun bir sınıfına girmek suretiyle, rastgelen ateş etmek suretiyle katliam yaptı." dedi.

Bakan Çiftçi, Maraş'ta eğitime 2 gün ara verildiğini açıkladı.

Saldırgan öğrencinin daha sonra intihar ettiği öne sürüldü.

Kahramanmaraş Valiliği'nden yapılan açıklamada, "Olayın, ilk belirlemelere göre, bir 8. sınıf öğrencisinin rastgele ateş açması sonucu gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Olayı gerçekleştiren şüphelinin öldüğü tespit edilmiştir." denildi.

Hayatını kaybedenlerin isimleri açıklandı

Olayda kendini öğrencilerine siper eden okulun matematik öğretmeni Ayla Kara, öğrenciler Furkan Bala, Bayram Nabi Şişik, Belinay Poryaz, Zeynep Kılıç, Şuranur Sevgi Kazıcı, Kerem Erdem Gürgör, Adnan Göktürk Yeşil hayatını kaybetti. Olayda saldırgan İsa Aras Mersinli de öldü.

Saldırıda, Z.Ç, S.B, Y.T.G, O.T.B, Z.S.T, A.A, A.G. ağır yaralanırken M.B.E, İ.E.K, G.G, F.İ.Ç, C.E.K, Z.D.A.K , S.Ş.Ç., M.A ve M.B yaralandı

Yayın yasağı geldi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Başsavcımız ve görevlendirilen Cumhuriyet savcılarımız olay yerinde incelemelerini sürdürmektedir. Soruşturmanın selameti açısından yayın yasağı kararı alınmış olup, basın kuruluşlarımızın soruşturmanın gizliliğine hassasiyetle riayet etmesi önem arz etmektedir." açıklamasını yaptı.

Siverek'te dün düzenlenen saldırıda 16 kişi yaralanmış ve okulun eski öğrencisi olan saldırgan daha sonra intihar etmişti.

Milli Eğitim Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Kahramanmaraş ili Onikişubat ilçesinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulunda bugün öğle saatlerinde meydana gelen menfur saldırı, maarif camiamız başta olmak üzere milletimizi derinden sarsarak yasa boğmuştur. Edinilen ilk bilgilere göre, adı geçen okulumuzun bir öğrencisi tarafından okul içinde silahlı saldırı gerçekleştirilmiştir." denildi.

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve beraberindeki yetkililer, olayı haber alır almaz bölgeye hareket etti. Ayrıca dört Bakanlık başmüfettişi, olayı tüm yönleriyle incelemek üzere görevlendirilerek Kahramanmaraş'a yönlendirildi.

İletişim Başkanı Duran: Travmatik etkileri artırabilecek ifadelerden kaçınılmalı

İletişim Başkanı Burhanettin Duran ise "Bu tür olaylar karşısında toplumumuzun sağduyu ile hareket etmesi, paniğe kapılmaması büyük önem arz etmektedir. Olayın doğrudan çocuklarımızı ve ailelerimizi ilgilendiren bir boyutu bulunması nedeniyle, başta geleneksel ve dijital medya mecralarında olmak üzere, kullanılan dil ve söylemlerde azami özen gösterilmelidir. Travmatik etkileri artırabilecek, korku ve kaygıyı derinleştirebilecek ifadelerden kaçınılması; çocuklarımızın psikolojik güvenliğinin korunması açısından kritik bir sorumluluktur." açıklamasını yaptı.

İletişim Başkanlığı: Özendirici etkiden kaçınılmalı

İletişm Başkanlığı medya kuruluşlarını yayın politikalarında azami sorumluluk bilinciyle hareket etmeye çağırdı.

Başkanlıktan yapılan açıklamada, "Şiddet eylemlerinin ayrıntılı tasvir edilmesi, maktullerin ve faillerin kimliklerinin öne çıkarılması, olayların dramatize edilerek sürekli gündemde tutulması; benzer eylemlere özendirici etki oluşturabileceği gibi, toplumda korku ve panik iklimini de derinleştirebilecektir." denildi.

Açıklamada, "Resmî kurum ve yetkililer tarafından yapılan açıklamalar dışında dolaşıma giren doğrulanmamış bilgi ve içeriklere itibar edilmemesi gerekmektedir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına tüm vatandaşlarımızın yalnızca resmî kaynakları takip etmeleri büyük önem taşımaktadır. Toplum huzurunun korunması, çocuklarımızın güvenliği ve kamu düzeninin sürdürülebilirliği için tüm kurumlarımız eş güdüm içerisinde çalışmalarını sürdürmektedir." ifadelerine yer verildi.

Özgür Özel: En acil gündemlerden biri okul güvenliği olmalı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, okullardaki şiddetin artık münferit olaylarla açıklanamayacağını belirterek, "Bu mesele, büyüyen ve derinleşen bir güvenlik zaafiyetine dönüşmüştür. Çocuklarımızın, öğretmenlerimizin, eğitim emekçilerimizin can güvenliğini sağlamak devletin en temel görevidir. Türkiye’nin en acil gündemlerinden biri artık okul güvenliği olmalıdır. Okullarda giriş çıkış denetimlerinin eksiksiz sağlanması, güvenlik personeli sayısının artırılması, kamera sistemlerinin güçlendirilmesi, okul çevrelerinde kolluk devriyelerinin sıklaştırılması ve acil kriz planlarının hazırda tutulması artık zorunluluktur." dedi.

Bakan Tekin: Okullarda güvenlik önlemleri güncelleniyor
Bakan Tekin: Okullarda güvenlik önlemleri güncelleniyor
İçeriği Görüntüle

Özgür Özel, ataması yapılmamış uzman çavuşlar arasından 65 bin güvenlik görevlisinin derhal okullara atanmasını istedi ve "Okulların güvenliği devletimize emanettir. Bu konuda artık hiçbir ihmal, hiçbir eksiklik mazur görülemez." ifadelerini kullandı.

Davutoğlu: Mafyatik dizilere karşı kesin tedbirler alınmalı

Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, "Çeteleşme ve şiddet kültürü önce sokaklara inmiş; sonra sokaklardan okullara sızmışsa bir pandemi halini almış demektir!" dedi.

Buna karşı radikal tedbirlerin alınmasını isteyen Davutoğlu; bireysel silahlanmanın yaygınlaşmasının acilen engellenmesi; başta okullar olmak üzere kamu alanlarında güvenlik tedbirlerinin artırılması çağrısında bulundu.

Okullarda belli bir takvim içinde psikolojik ve psikiyatrik taramalar yapılması ve rehberlik çalışmalarının yoğunlaştırılması gerektiğini belirten Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Okulların etrafına çöreklenerek gençleri tuzaklarına çeken sokak çetelerine karşı amansız bir mücadele başlatılmalıdır!

Mafyatik şiddet kültürünü umutsuz gençlere bir kariyer alanı gibi gösteren dizilere karşı kesin tedbirler alınmalıdır; şiddet kültürünün yaygınlaştırılması asla sanat alanı ve düşünce özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilemez!"